Coğrafyamız
Davalardan vazgeçilmeyecek
Mavi Marmara davasında bugün altıncı duruşma görülüyor. İHH İnsani Yardım Vakfı Başkanı Bülent Yıldırım, İsrail ile anlaşma sağlansa dahi davalardan asla vazgeçilmeyeceğini söyledi.
Mavi Marmara Davası'nın altıncı duruşması bugün Çağlayan Adliyesi'ndeki 1. Ağır Ceza Mahkemesi duruşma salonunda yapılıyor. İHH İnsani Yardım Vakfı Başkanı Bülent Yıldırım da olaydan mağdur olanlarla birlikte ifade veriyor.
Basın açıklaması yapan Bülent Yıldırım, İsrail ile ilişki kurulmasını istemediklerini belirtti. “İsrail le anlaşılması bazı bürokratların işi. Bizim işimiz değil. Bize göre İsrail ile en iyi ilişki, sıfır ilişkidir. Konya semalarında bundan sonra hiçbir İsrail uçağı uçmayacak, bunu herkes bilsin.” dedi.
İsrail ile yapılan anlaşmaların davalardan vazgeçilmesine yol açmayacağını söyleyen Yıldırım, “Bu anlaşmalardan bizim haberimiz yok. Bizim sayın başbakanın duruşundan haberimiz var. İsrail basını Türkiye’nin davalardan vazgeçtiğini söylüyor. Asla davalardan vazgeçilmeyecek. Şu anda hâlâ yakalama kararı çıkmamasını, siyasi baskılara bağlıyorlar. Bugün artık yakalama kararı çıkmalı.” diye konuştu.
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç yaklaşık iki ay önce yaptığı açıklamada, İsrail ile Mavi Marmara konusundaki tazminat müzakerelerinde son aşamaya gelindiğini, seçimden sonra anlaşmanın imzalanma ihtimalinin büyük olduğunu söylemişti.
'Hep paralel yapı dedik'
Yıldırım, Fethullah Gülen hakkında sorulan soruya, “Bugüne kadar duruşmalar uzadı. Hep paralel yapı dedik. Şimdi paralel yapı tasfiye edildi. Asıl şimdi göreceğiz başka bir şey de var mı?” cevabını verdi.
Yıldırım'ın ifadesi
İHH Başkanı Bülent Yıldırım, 2010 yılında Gazze’ye insani yardım götüren Mavi Marmara gemisine yapılan İsrail baskınında ağır yaralandıktan sonra 23 Mayıs 2014’te ölen Uğur Süleyman Söylemez'i anarak ifadesine başladı.
‘İsrail karasularına hiç çıkmadık’
Bülent Yıldırım ifadesinde olayın yaşandığı geceyi anlattı:
“Geminin her köşesini takip eden kamera sistemi kurduk. İki yüzün üzerinde medya organı ile iletişim kurduk. İsrail televizyonunun canlı yayınına iki, üç kere katıldım. İsrail'i tanıdığımız için onların işgal ettiği karasularına hiç çıkmadık. Biz hep 70 milin üzerindeydik ve yönümüz Mısır'a doğruydu. Tam yedi saat dünya televizyonlarında çağrıda bulunduk. İçimizde İsrail Parlamentosu’ndan milletvekilleri vardı. Onlar konuştu. Etrafta NATO'nun gemileri var, müdahale etsinler diye. Bütün dünya sessizdi, bizi uluslararası sularda yalnız bıraktılar.”
Olayla ilgili pişman olduğu durumlar da olduğunu söyleyen Yıldırım, “Kaptan bana ‘Gemideki bazı aktivistler, geminin demirlerini kestiler’ dedi. Ben o demirleri toplattım. Üzülerek söylüyorum ki şimdi pişmanım. Etrafımızda zodyaklar var diye diğer gemilerden bize haber geldi. Biz orada bütün dünyanın gözü önünde bize orantısız güç kullanacaklarını düşünmedik.” diye konuştu.
Bülent Yıldırım gemiye yapılacak müdahaleye sert cevap vermeme kararı alındığını söyledi:
“Geminin etrafına yanlışlıkla da olsa bir İsrail askeri ölmesin diye Türk nöbetçiler koyduk. Bütün arkadaşlara şunu söylemiştim: Ölseniz de öldürmeyeceksiniz. Askerden düşen silahı ve bombaları denize attım. Başına bir şey gelmesin diye İsrail askeri bir arkadaşımıza teslim ettim.”
‘Türkiyeli Yahudiler de vardı’
Yıldırım kendilerine yönelik operasyona katılanlar arasında Türkiyeli Yahudilerin de olduğunu söyledi. “O gemide bize silah sıkan Yahudilerin de tespit edilip hapse atılması lazım. Tam dokuz kere sorguya alındım. Benim sorguda yer alan İzmirli bir Yahudi vardı.” dedi.
BM raporunun İsrail'i yüzde yüz haksız gördüğünü söyleyen Yıldırım, “İsrail davalardan vazgeçilirse tazminatları vereceklermiş. Dünyada bu kadar şahitliği olan başka bir dava var mı? Biz burada artık adaletin var olup olmadığını sorguluyoruz.” ifadesini kullandı.


Henüz yorum yapılmamış.