Sosyal Medya

Yaşam

1 milyon mayın ölüm saçıyor

Bugün Mayın Bilinci Geliştirme Günü. 2014'e kadar mayınlarını temizlemeyi taahhüt eden Türkiye'de, 1 milyon 3 bin 944 mayın hala toprağa gömülü. Türkiye, 8 yıllık ek süre talep ederken, mayınlar ve patlayıcı maddeler ölüm saçmaya devam ediyor.



Binlerce insanın canına, sakat kalmasına neden oldular. Her biri görünmez ölümcül silah. Her an ölüm saçabilirler. Mayınlar… Bugün 4 Nisan Mayın Bilincini Geliştirme Günü. Türkiye’de, 28 yılda 1269 kişi mayına basarak hayatını kaybetti, 5091 kişi mayın mağduru oldu. Mayın temizleme süreci ise, oldukça yavaş işliyor. 

Türkiye'nin Birleşmiş Milletler Cenevre Daimi Temsilciliği'nin "Kara Mayınları Temizleme 2013 Raporu'na göre, 14 yılda sadece 26 bin 21 mayın imha edildi. Sınır ve iç kesimlerde toplam 1 milyon 3 bin 944 mayın hala toprağa gömülü. Mayın temizleme sürecinin bir an önce başlatılmasını isteyen Aydın Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Merkezi (AFAM) Müdürü Yrd. Doç. Dr. Kubilay Kaptan’a göre yapılması gereken, mayınlarla ilgili çalışma komitesinin oluşturulması. Mayınsız Türkiye Girişimi Koordinatörü Muteber Öğreten ise, "Birçok yerde uyarı levhaları yok, araziler çitlerle çevrili değil, halk bu konuda bilinçlendirilmiyor" diyor. 

Dünyanın mayın sorunu Batı ülkeleriyle Sovyet Rusya arasında yaşanan Soğuk Savaş’la başladı. Birçok ülke, komşu ülke ile sınırları boyunca zırhlı askeri araçlara karşı anti-tank ve askerlere karşı anti-personel mayın döşedi. Amaç, ek güvenlik tedbirleri almaktı. Bunu yapan ülkelerden biri de Türkiye’ydi. Mayın döşeme ilk olarak 1955’te Suriye, Irak, İran ve Ermenistan sınırında başladı. Soğuk Savaş dönemi 1990’da kapandı ama Türkiye’de 1984’te başlayan yeni bir süreç vardı.

PKK’ya karşı mayınlı mücadele

Devlete karşı silahlı mücadele başlatan PKK, çatışmaları Doğu ve Güneydoğu’nun her yerine yaymıştı. Her gün karakol baskınları, ölüm haberleri geliyordu. Bunun üzerine sınırlardaki mayınlara “terörle mücadele” adı altında yenileri eklendi. Ülkenin iç bölgelerindeki askeri üslerin etrafına mayınlar döşendi, bu bölgeler “yasaklı bölge” ilan edildi. Mayın döşeme 1995 yılına kadar sürdü. PKK da askeri araçlar ve operasyona çıkan güvenlik güçlerine karşı mayın döşedi. Örgüt, özellikle son yıllarda mayınlı saldırılarını artırdı. Her iki tarafın döşediği mayınların yanısıra, çatışmalı yıllardan kalma bölgelerde bırakılan patlamamış patlayıcı maddeler tehlike saçmayı sürdürüyor.

 

Türkiye'nin mayın haritası

“Kara mayınları İzleme 2013 Raporu”na göre Türkiye’nin sadece Yunanistan ve Bulgaristan ile olan batı sınırları ve Gürcistan ile olan sınırı mayınsız. En fazla mayın Suriye sınırında bulunuyor. Anti-personel mayın sayısı 450 bin 622, anti tank sayısı 164 bin 797 bin. En az mayın ise 2 bin 994 mayınla Azerbaycan sınırında var. Bu sayı, İran sınırında 198 bin 574, Irak sınırda 69 bin 46, Ermenistan sınırında ise 20 bin 434.

Türkiye’de 214 kilometrelik 3174 mayınlı alan bulunuyor. Buna ek olarak 346 alan da incelenmeli. İncelenmesi gereken alanlarla birlikte toprağa döşeli mayın sayısı 1 milyon 3 bin 943. Tesbit edilen sayı ise 977 bin 922. Bunlardan 97. 446’sı iç bölgelerde. 1998-2012 yılları arasında sadece 26 bin 21 mayın temizlendi. Bunların maliyeti 54 milyon 791 bin 747 TL. Tek bir mayının temizlik maliyeti 4 bin 678 TL. Türkiye, 2012’ye kadar temizlenen arazi miktarı toplam 1 milyon 150 bin 297 metrekare. Mayınlı arazilerin toplamı 214 milyon 732 bin 307 metrekare.

1984-2012 yılları arasında 1269 kişi yaşamını yitirdi, 5 bin 91 kişi yaralandı. 2012’de ölenlerin sayısı 24. 2004 ile 2012 yılları arasında mayından dolayı hayatını kaybeden güvenlik güçlerin sayısı 260, yaralananların sayısı ise, 622. 

Stoklar temizlendi topraktakiler kaldı

Türkiye’nin mayın temizleme süreci, dünyadaki tüm mayınların temizlenmesini hedefleyen Ottawa Sözleşmesi’ne 2003’te taraf olmasıyla başladı. Sözleşmeyi imzalayan Türkiye, taraf devletlere, 1 Mart 2008’e kadar stoklarındaki mayınları imha edip, 2014 yılına kadar da toprağa döşeli mayınları temizlemeyi taahhüt etti. Stoklardakiler imha edildi ama toprağa gömülü olanlarla ilgili ciddi bir yol alınamadı.

8 yıllık ek süre

Mayınlarla ilgili son toplantı Birleşmiş Milletler (BM) Cenevre Ofisi’nde 2-5 Aralık 2013’te yapıldı. Türkiye için bu toplantı önemliydi. Çünkü toprağa gömülü tüm mayınların temizlenmesi gereken tarih doluyordu. Ancak bu konuda bir gelişme yaşanmamıştı. 1998 ile 2012 yılları arasında toprağa gömülü sadece 26 bin 21 mayın imha edilmişti. Türkiye, bundan dolayı 8 yıllık ek süre talebinde bulundu. 2022’ye kadar tüm mayınlarını temizleyeceği sözünü verdi.

Mart 2022’e kadar temizlik bitecek

Türkiye temizleme süreciyle ilgili de bir harita sundu. Buna göre, Doğu sınırlarındaki temizleme işi, üç farklı aşamada gerçekleşecek. İlk aşama bu yıl içinde öngörülen ihale sözleşmesinin imzalanması. Sınır bölgeleri dışında kalan alanlar için, Ulusal Mayın Eylemi Otoritesi (UMEO) ve Mayın Eylemi Merkezi (MEM) kurulması için çalışma başlatılacak, ardından ihale süreci. Bu aşamanın bu yılın sonunda bitirilmesi planlanıyor. Bu çalışmalarla paralel olarak da iç bölgelerdeki mayınlar için temizleme 2015’te başlayacak, 2022’de bitmiş olacak.

“Öncelik iç bölgelere verilmeli”

Türkiye’de mayınlarla ilgili çalışmalar yürüten Mayınsız Türkiye Girişimi Koordinatörü Muteber Öğreten, sunulan rapora tepkili. Öğreten’e göre, istenilen 8 yıllık ek sürede, kara mayınlarının temizlenmesi için detaylı bir takvim ve program yok. Türkiye’nin son 10 yıllık süreçte yapabildiği tek şeyin stoklardaki mayınların imhası olduğunu hatırlatan Öğreten, şunları söylüyor: “Türkiye’nin sunduğu raporda, sınırlardaki mayınlarla ilgili takvim sunuluyor, o da muğlak. İç bölgelere ilişkin herhangi bir takvim yok. Çalışmanın nasıl yapılacağı, hangi tarihlerde nelerin gerçekleşeceği için bir tahmin yok. Mayın Eylem Merkezi’nden bahsediliyor. Tasarı Meclis’e gidecek, kabul edilecek ardından merkez kurulacak. 2015’ten önce mayın temizliği başlatılmıyor." 

Öğreten, önceliğin iç bölgelere verilmesi, takvim ve programın buna göre değiştirilmesini istiyor:

“Her şey ileriye yönelik söyleniyor. Ama bu söylemler hayata nasıl geçirilecek, bilmiyoruz. Bu da gerçekten kaygı verici bir durum.” 

Devlet ve PKK’ya çağrı

Muteber Öğreten’in “iç kesimler” dediği, Doğu ve Güneydoğu’da çatışmaların yaşandığı bölgeler. Temizlenmesini istediği ise, hem Türk Silahlı Kuvvetleri’nin hem de PKK’nın “güvenlik” gerekçesiyle döşediği mayınlar. Öğreten’e göre, 90’lı yıllardaki köy ve mezralarda kurulan geçici karakolların etrafları mayınlandı. Bu karakollar buradan kaldırıldı ama mayınlar kaldı. Mayınlar işaretlenmedi, etrafı çevrilmedi. Muteber Öğreten, bu mayınların temizliği için taraflara çağrıda bulunuyor:

Bu mayınların, haritaların ortaya çıkması gerekiyor. Girişim olarak, kim döşüyor ise artık bu mayınları döşememeleri, kullanıyorsa kullanmamaları doğrultusunda çağrı yapıyoruz. Devlet ve devlet dışı silahlı aktörlerin, mayınların temizliği konusunda ellerinde bulunan bilgi ve belgeleri açıklamalarını istiyoruz.”

Mayınsız Türkiye Girişimi broşüründe yer alan talepler

“Yazla birlikte vakalar artar”

Doç. Dr. Kubilay Kaptan ise başka bir gerçeğe dikkat çekiyor. Sınır boylarındaki mayınların nerede olduğunun belli olduğunu ama hem TSK hem de PKK’nın döşediği iç bölgelerdeki mayınların nerelerde olduğunun belli olmadığını söylüyor. Kaptan’a göre, Türkiye bunlarla ilgili hala bir tespitte bulunmadı. Günümüz teknolojisiyle bu mayınlar rahatlıkla tespit edilebilir. Kubilay Kaptan uyarıda bulunuyor:

Yazla beraber terörün boşalttığı yerlerde insanlarımız ya gezmek için ya da tarım için o bölgelere gitmeye başlayınca, hayvanlarını otlatmak için daha önce olan rakamlardan çok daha fazla haberler alacağız.”

“Çalışma komitesi kurulmalı”

Kaptan'ın, bunun yaşanmaması için önerisi ise şu: 

Bu mayınların acilen tespit edilerek, etrafının çevrilmesi lazım. Ondan sonra mayınları kontrollü olarak imha etmek için bir danışma yapılmalı. Tam olarak hala bu konu bir yasayla sabitlenmiş değil, nasıl yapılması gerektiğiyle ilgili teknik bir çalışma yok. Mayınla ilgili çalışma komitesi kurulmalıdır. AB’den fonlar alarak rahatlıkla bu işte uzmanlaşılabilir. Bu süreç çabuk bitecek bir süreç değil elbette ama bir an önce bu çalışma yapılmalıdır.

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.