Sosyal Medya

Dünya

Batı'nın gözü Orta Doğu'da olacak

Orta Doğu'da meydana gelen neredeyse hemen her olay petrol, doğal gaz gibi kaynakların fiyatlarını da etkilediği için 2014 yılında enerji kaynakları üzerinde söz sahibi ülkelerin bölgeye yönelik izleyeceği politikalar da önem kazandı.



Orta Doğu, savaşlar, darbeler, ülke içi karışıklıklar ve uzlaşıların tarihe geçtiği oldukça karışık bir yılı geride bıraktı. Bölgede meydana gelen neredeyse hemen her olay petrol, doğal gaz gibi kaynakların fiyatlarını da etkilediği için 2014 yılında enerji kaynakları üzerinde söz sahibi ülkelerin bölgeye yönelik izleyeceği politikalar da önem kazandı. 

Rusya'nın enerji alanında çizeceği yol, batılı devletlerce dikkatle izlenirken, başta ABD olmak üzere batılı ülkelerin İran'a uyguladığı ambargonun hafifletilmesiyle birlikte İsrail için sorun olacak yeni ülkenin ise İran olacağı tahmin ediliyor.

İran ile BM Güvenlik Konseyi’nin 5 daimi üyesi ve Almanya (5+1) arasındaki, İran’ın nükleer programına ilişkin müzakerelerde 6 aylık geçici anlaşmaya varılmış ve İran, ekonomik yaptırımların gevşetilmesi karşılığında çeşitli nükleer tesislerini uluslararası denetçilere açmayı kabul ederken, nükleer faaliyetlerinin bir kısımını da durdurmayı taahhüt etmişti.

İran parlamentosunda 100 milletvekilinin imzasıyla sunulan ve yaptırımların sürdürülmesi halinde hükümete uranyum zenginleştirme oranını yüzde 60’a çıkarma görevi veren tasarı, 200’den fazla milletvekilinin imzasıyla ikinci defa meclis başkanına sunulmuştu. İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin, ülkesi ile 5+1 ülkeleri arasında devam eden nükleer müzakerelerin 2 ya da 3 ay içerisinde sonuçlanacağını açıklamıştı.

Bu şartlar altında Rusya'nın 2014 yılında enerji konusunda nasıl bir strateji izleyeceği merak edilirken, AA muhabirine konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Bilim Kurulu Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Kamer Kasım, Rusya için önemli konunun, enerji politikasında "güvenilir alıcı" ülkeleri elinde tutmak olduğunu belirterek, bunların Avrupa ülkeleri olduğunu söyledi.

Kasım, bu sebeple Rusya'nın Avrupa'ya gaz satışında mümkün olduğu kadar tekel olmak istediğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Rusya, bunu o kadar ilginç stratejilerle yürütmeye çalışıyor ki hiç ihtiyacı olmadığı halde başka ülkelerden gaz alıp bunu Avrupa'ya satıyor. Bu sebeple, Avrupa gaz ulaştıracak olan Hazar geçişli boru hattı projesini engellemeye çalışıyor. Çin ile Türkmenistan arasında 2006 yılında çok önemli bir anlaşma yapıldı. 2009'dan itibaren de Türkmenistan-Çin Halk Cumhuriyeti boru hattı, Kazakistan üzerinden devreye girdi. Bu çok önemliydi çünkü Türkmenistan'ın Rusya'ya olan bağımlılığını ortadan kaldırdı. Artık Türkmenistan önemli miktarda gazını, Kazakistan üzerinden Çin'e satıyor. Çin de Kazakistan'dan da benzer şekilde gaz alımı için girişimlerde bulunuyor. Türkmenistan-Afganistan-Pakistan-Hindistan Doğalgaz Boru Hattı (TAPI) projesini gerçekleştirmeye çalışıyor." 

Rusya'nın bu hat üzerinde de avantajını kaybetmemek için Çin ile işbirliğine girme taktiği içerisinde olduğunu ifade eden Kasım, asıl olarak Rusya'nın Avrupa pazarını kaybetmeyi istemediğini hem de NABUCCO'nun ya tamamen engellenmesi ya da mümkün olduğu kadar geciktirilmesini istediğini, zaten söz konusu projeye dair neredeyse hiç bir çalışma yapılmadığını aktardı.

Kamer Kasım, İsrail'in izleyeceği politikalar hakkında ise İsrail'in en fazla tehdidi İran'dan algıladığına değinerek, yeni Ruhani yönetiminin Batı ile ilişkilerini düzgün tutarak yaptırımları hafifletmeye çalıştığını, bunun için de Almanya ve BM Güvenlik Konseyi daimi üyelerinden ABD, Fransa, Çin, Rusya, İngiltere (5+1) görüşmelerinde daha uzlaşmacı bir tavır ortaya koyduğunu söyledi.

- "İran, İsrail için sorun olacak"

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Enerji Enstitüsü Nükleer Araştırmalar Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Beril Tuğrul, Rusya'nın, eski Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nin etkinliğini yakalamak istediğini belirterek, "Bunun için Rusya, öncelikle kendini çevreleyen bölgelerden başlayarak dünyanın farklı bölgelerine, sahip olduğu enerji kaynağı ve teknolojiler çerçevesinde ulaşmaya çalışıyor. Bu bağlamda, teknolojisi ve üretimi ile İran’ı ve Suriye’yi desteklediği söylenebilir" dedi.

Tuğrul, Rusya'nın Avrupa Birliği, Çin ve Türkiye’ye sattığı doğalgazla, doğalgaz arz güvenliği bağlamında, bu ülkeler ve bölgeler nezdinde öneminin arttığını dile getirerek, Rusya'nın 2014 yılında da aynı stratejiyi sürdürmesini beklendiğini söyledi.

İsrail içinse artık Filistin'in değil de İran'ın sorun olup olmayacağına ilişkin görüşlerini paylaşan Tuğrul, ambargo baskısından kurtulan ve Batı ile ilişkilerini düzeltmiş bir İran’ın, geliştirdiği nükleer teknoloji ve bunun uzantısındaki uzay teknolojisiyle Orta Doğu’da söz sahibi olmasının mümkün olduğunu ifade etti.

Beril Tuğrul, bunun da İsrail için sorun teşkil edeceğine dikkati çekerek, "İran’ın tarihsel geçmişi ve sahip olduğu devlet geleneği önemlidir. Filistin, İran için sayılan bu argümanlardan yoksundur. Bu bakımdan, İsrail için daha önemli bir sorun olacaktır. Cenevre-2 Anlaşması devam ederse İran için saydığımız argümanlar ve sahip olduğu petrol ve doğalgaz rezervleriyle birlikte bölgede etkinliğini arttırmaya çalışması muhtemel bir beklentidir" değerlendirmesini yaptı.

 

AA

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.

Tasarım ve Kodlama BEYRİBEY BİLİŞİM