M. Ali Akbulut: Tebriz’den Zencan’a... Yola devam…
Minab Bisiklet Kervanı yoluna devam ediyor.Kapıköy-Razi Sınır Kapısı'ndan İran'a giren, Hoy, Salmas, Urumiye'ye uğrayan, ardından Tebriz'e geçen bisiklet kervanı, Tebriz'de Sedrud bölgesinde bir okulda düzenlenen anlamlı törenle karşılandı. Şehit Kilidi İlkokulu da saldırıya maruz kalmış. Beş kişi şehit olmuş. Şehit Kilidi İlkokulu'nda yapılan programda, okul öğrencilerinin şiirleri, yaptıkları resimleri ve hazırladıkları hediyeleri kervan üyelerine teslim ederek, "Bunları Minab'lı kardeşlerimize ulaştırın" diyerek emanet etmeleri çok güzel bir tablo oluşturdu. Öğrencilerin yanı sıra veliler, velilerin yanı sıra bölgenin Spor Genel Müdürü, Eğitim Müdürü gibi yetkililerin de gelmiş olması çok güzel bir iletişim köprüsü görüntüsü veriyordu. Bu yüzden "tablo" ya da "görüntü" ifadeleri, dostluk ve kardeşlik duygularının canlılığı karşısında yetersiz kaldığını da söylemek gerekiyor.
Tebrizli okul müdürünün "bacı ve gardaşlarım" diyerek bizleri bağrına basmış olması, şehit annelerin gelip orada kervandaki bayan arkadaşlara sarılıp birlikte ağlamaları, insanın boğazında düğümlenip söyleyecek söz bırakmamış olmasını anlatmak mümkün değil.
Tebriz'e girişte, bisiklet federasyonu üyesi bisikletçilerin eşliğinde bisiklet kervanımız, motokros federasyonu üyesi motorcuların eskortluğunda şehrin ana caddelerinden ikamet edeceğimiz yere götürüldük. Tebriz'den çıkışımız da bisiklet federasyonu üyesi bisikletçilerin katılımıyla motokros federasyonu motorcuların eskortluğunda gerçekleşti. Şehir çıkışına kadar devam eden bu birliktelik, şehir çıkışında yaşanan vedalaşma, "Birbirimizi yeniden görmeyi uzun zamana yaymayalım, en kısa zamanda yeniden bir araya gelelim" temennileriyle gerçekleşti.
Tebriz'in girişi kolaydı, yukarıdan aşağıya doğru rahat bir sürüş yaşadık. Fakat şehir çıkışı rampa ve yorucu bir sürüştü, bunu belirtmek gerekiyor. Tebriz'in çıkışında yaşanan bu kısa ve zorlu tempomuz, Zencan otobanına girince daha bir rahatladı. Düz, temiz ve bakımlı bir yolda tek sıra hâlinde pedal çevirmemiz, yolda giden araçların da dikkatini çekiyor. Korna sesleriyle verilen tepkiler, olumlu havanın da dışa vurumu oluyor. Otobanda aynı yönden gelen araçlar kadar karşı yönden geçen araçların kornalarındaki sesler bizi daha bir heyecanlandırıyor. Bazı araçların yavaşlayarak "Merhaba, merhaba", "Yaşasın Türkiye", "Var olun, sağ olun", "Hoş gelipsiniz" gibi kısa ve sevgiyi, yakınlaşmayı ifade eden tepki cümleleri, yolumuzun doğruluğunu gösteriyor.
Kervanımız, Tebriz'in yönetim merkezi olduğu Doğu Azerbaycan eyaletinin sınırlarını aşarak komşu Zencan eyaletinin sınırlarına girdiği zaman grupta ayrı bir heyecan oluyor. Zencan il sınırları içinde ilk durağımız Haşrud ilçesi oluyor. İlçenin girişinde, hem yerel bisikletçilerin bize katılarak kervanımıza rehberlik etmeleri, hem şehrin merkezine giden merkezde patenci öğrencilerin gösterisi, hem okul öğrencilerinin okudukları şiirler, hem de öğrenci velileriyle bazı yöneticilerin oluşturduğu kalabalık bir grubun karşılaması... Ardından, ABD Başkanı Trump'ın İran'ın altyapılarına yönelik saldırılarının örneğini oluşturan Tebriz-Zencan otobanı üzerindeki Bayat Köprüsü'nden geçişimiz de çok anlamlı bir pedal çevirme oldu. Bayat Köprüsü, Tebriz'le Zencan'ı birbirine bağlamakla kalmıyor, Asya'yı Avrupa'ya bağlayan önemli bir ulaşım köprüsü. Buraya yapılan saldırılar sırasında Hataylı bir hemşerimizin de hayatını kaybettiğini öğreniyoruz. Rahmet dilekleri ve dualarımızla Bayat Köprüsü'nden geçtikten sonra Zencan il merkezine doğru yola revan oluyoruz.
Aslına bakılırsa, Türkiye'den Hoy, Urumiye, Tebriz'de konuşulan dillerin lehçeleri bizim Anadolu Türkçemize yakın olduğunu hissederken, Zencan'a doğru ilerlediğimizde lehçelerin daha farklı olduğunu ve anlaşma oranımızın daha bir düştüğünü hissedebiliyoruz. Zencan, tarihî İpek Yolu üzerinde kurulu, köklü bir geçmişe sahip bir Azeri şehri. Şehir girişinde karşılayan ekip, İran millî bisiklet takımı eski antrenörü Sururi Bey tarafından organize edilmiş. Zencan'da ikametimiz sırasında ve Zencan'da şehir turumuzda Sururi Bey ve ekibi bizi yalnız bırakmadı. Hatta, sabah kahvaltısını Zencanlı hayırseverlerin oluşturduğu "kanserle tedavi merkezi ve konaklama tesisleri"nde kısa bir kahvaltı ve tanıtım programı da bizi etkiledi.
Zencanlı hayırseverlerin kurduğu kanserle tedavi merkezi tanıtımı sırasında bir beyefendi araya girerek, "Ben Senendeç'ten buraya geldim. Kürdüm ve Sünniyim. Burada tedavi gördüm ve tedavim de devam ediyor. Merkezdeki hizmetler ne Kürt, ne Türk, ne Şii ne Sünni hiç ayrım yapmadan ve ücretsiz olarak yapılıyor" diyerek tedavi merkezinin faaliyetlerini ve yardımseverlerin gönüllerindeki insani duyguları, bisiklet kervanımızın masum çocukların sesi olma yolundaki gayretimizi övmesi çok anlamlıydı. Bisiklet kervanı üyesi arkadaşların kısa sürede kendi aralarında küçük rakamlarla da olsa bir yardım toplayıp bağışta bulunmaları, belki de günün en güzel hareketi oldu.
Ve grubumuz, merkezin önünde yaptığı anlamlı sembolik yoklama ile hem kervan üyelerinin hem de Minablı şehit öğrencilerin isimlerini okuyarak gerçekleşti. Yoklamadan sonra kervanımız yola revan oldu. Bir sonraki durağımız Kazvin diyerek yola revan oluyoruz.
Dostluk, sevgi, kardeşlik yolu üzerinden muhabbetle kucaklaşmaya doğru umut olsun.
M. Ali AKBULUT

Henüz yorum yapılmamış.