Güncel
İsrail’in Gazze’de kasıtlı olarak soykırım amaçlı katliamlar yaptığına dair rapor

Filistin İnsan Hakları Merkezi, 28 Ağustos Perşembe günü, “Soykırımdan Sesler” başlıklı bir rapor yayımladı. Rapor, Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’ndeki sivillere karşı işlenen ağır İsrail ihlallerine ışık tutuyor ve bu ihlallerin tamamının uluslararası hukuk hükümleri uyarınca soykırım suçu kapsamına girdiğini vurguluyor.
Merkez, raporun bu suçları münferit vakalar olarak sunmadığını, aksine bunları tarihsel ve siyasal bağlamı içinde, İsrail işgal devletinin Filistin’de 75 yılı aşkın süredir uyguladığı yerleşimci sömürgecilik sisteminin bir uzantısı olarak ele aldığını belirtti. Bu sistemin, başta Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkı olmak üzere devredilemez haklarını sistematik şekilde inkâr eden ve halkı topraklarından kopararak ulusal varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan sürekli bir politika olduğu ifade edildi.
Filistin İnsan Hakları Merkezi Direktörü Raci es-Surani, Gazze halkına karşı işlenen soykırım suçlarını şu sözlerle tanımladı:
“Gazze’ye yönelik saldırının ilk anından itibaren, biz insan hakları savunucuları ve tanıklar olarak bunun bir soykırım olduğunu açıkça gördük.”
Surani, sivil yerleşim bölgelerine ve hayati öneme sahip sivil tesislere yönelik hava saldırılarının, geniş çaplı öldürme, yıkım, zorla yerinden etme ve sivillerin aç bırakılmasının, işgalci siyasi ve askeri liderlerin ilk açıklamalarıyla birlikte, Gazze’nin tümünü hedef alan bir soykırım kampanyası çerçevesinde gerçekleştiğini söyledi.
Ayrıca, Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılmasına Dair Sözleşme’nin temel felsefesinin, bu tür bir suç işlenmeden önce derhal müdahaleyi öngördüğünü hatırlatarak, “uygar dünyanın bu suçu engelleme konusunda aciz, suç ortağı ya da işgale destek veren bir pozisyonda olması utanç vericidir” dedi.
Raporda, 1200’den fazla mağdur ve hayatta kalan kişiden doğrudan alınan ifadeler ile güvenilir açık kaynaklardan (yerel ve uluslararası kurum raporları, medya yayınları, sosyal medya paylaşımları dâhil) elde edilen kapsamlı bir bilgi temeline dayanıldığı belirtildi.
Belgeleme sürecinin, altyapının neredeyse tamamen çökmesi, iletişim ağlarının sık sık kesilmesi ve son derece tehlikeli güvenlik koşulları nedeniyle büyük zorluklarla karşılaştığı ifade edildi. Ayrıca, sivilleri hedef alan geniş çaplı ve rastgele bombardımanlar sonucunda, Filistin İnsan Hakları Merkezi’nin üç çalışanı ve aile üyeleri hayatını kaybetti.
Rapor, İsrailli yetkililer tarafından yapılan en önemli resmî açıklamalar ile alınan siyasi ve askerî kararları da belgeliyor ve bunların, Gazze’deki Filistin halkına karşı soykırım suçu işleme niyetini açıkça yansıttığını ortaya koyuyor.
Raporun hukuki analizi, 1948 tarihli Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılmasına Dair Sözleşme hükümlerine, özellikle de 2. maddenin (a), (b), (c) ve (d) fıkralarına dayanmaktadır.
Bu analiz, uluslararası suçların belgelenmesi ve hukuki nitelendirilmesi konusunda geniş deneyime sahip Filistinli ve yabancı hukuk uzmanlarından oluşan özel bir ekip tarafından yapılmıştır. Ekip, İsrail işgal güçlerinin Gazze’deki uygulamalarını dikkatle inceleyerek, bu eylemlerin soykırım düzeyine ulaşıp ulaşmadığını ve kasten işlenip işlenmediğini değerlendirmiştir.
Rapor, İsrail’in resmî kurumları aracılığıyla, ya da kontrolü veya etkisi altındaki kişi ve kurumlar üzerinden yürüttüğü eylemlerin, Gazze’deki Filistin halkına karşı soykırım suçu teşkil ettiği sonucuna varmaktadır.
Son on beş ay içinde, İsrail işgal güçlerinin 1948 Sözleşmesi’nin 2. maddesinin (a), (b), (c) ve (d) fıkralarında yasaklanan şu eylemleri işlediği belirtilmiştir:
Kasten öldürme
Ciddi bedensel veya ruhsal zarar verme
Topluluğun tümüyle veya kısmen fiziksel olarak yok edilmesine yol açacak yaşam koşulları dayatma
Topluluk içinde doğumları engellemeye yönelik önlemler alma
Bu eylemler, Filistin halkını korunan bir grup olarak ortadan kaldırmayı hedefleyen özel bir niyetle gerçekleştirilmiştir.
Merkez, belgelenen bu suçların cezasız kalmaması ve Filistinli sivillerin sürekli hedef alınmaktan korunması için, uluslararası yargı mercilerine acil sevk de dâhil olmak üzere acil bir uluslararası müdahale çağrısında bulundu.
Ayrıca, uluslararası hukukî hesap verebilirlik mekanizmalarının güçlendirilmesi, ihlallerin ciddiyetine ilişkin küresel farkındalığın artırılması ve Gazze halkına karşı kimlik temelli imha niyeti taşıyan bu kesintisiz suçların derhal durdurulması gerektiğinin altını çizdi.
Filistin Enformasyon Merkezi
Henüz yorum yapılmamış.