Sosyal Medya

Güncel

Dertsizlerin Dertsizliği veya Dert Ehli

Ali Haydar Haksal / Milli Gazete



Her durum ve her koşulda insanın muhatabı insan. İlişkileri bağlamında birbirinden sorumludurlar. Birbirlerine karşı mutlak surette. Birbirilerine bakışları, seslenişleri, gereksinimleri olsun ya da olmasın varlıkları bile yeter nedenlerdendir.İnsanlar birbirleriyle muhatap olduklarından sevgileri ve kavgaları, çekişmeleri ve yardımlaşmaları kaçınılmazdır. Aynı havadan soluyor ve sularını içiyorlar doğanın.

Sorumluluk duygusu olmaya başladığı andan itibaren içten içe her insan bir anlamda dert sahibidir. Bu da sorumluluğunu artırır. Umarsızlık ve sorumsuzluk insanın başının belâsı. Çünkü kaçış kendisinedir böylesi bir durumda. Düşmez kalkmaz bir Allah. Sorumluluğu gereği insanlar insana yardım olsun diye koştururlar. Medeniyetimizin özünde var olan bir durum. İnsanlık gereği de bu böyledir, olması gereken.

Her toplum kendi değerleriyle var olur ve ona göre bir yaşama tarzı ortaya koyar. Müslümanların sorumluluklarından biri tebliğidir. İyiyi, güzeli, hakkı anlatmadır. Bu, ister sözlü isterse hâl diliyle olsun fark etmiyor. Tebliğ tebliğdir. İnsanlık dert yüklüdür. En varlıklı olanlar bile. Çünkü onlar açıklarını ya paralarıyla ya da güçleriyle giderirler. Ama her şey maddî değil. İnsanın kimi sınırları ve ilişkileri var ki bunu aşar. Sevgi, merhamet ve tebessüm insanın sevgi ve sevimli yüzüdür. Ekşi yüz, asık surat, hırçın bakışlar ise insanın karanlık tarafını ve sevgisizliğini oluşturur.

Düşüncemizde sevgi ve tebessümün sadaka olarak tanımlanması sevimli ve güzel yüzü oluşturur. Bir milletin ve topluluğun bu ruh hâli içinde olması birbirine yakınlaştırmayı, güvenli olmayı sağlar. İnsanın uçurumu sevgisizliktir bu da ister istemez nefret ve öfkeye neden olur zamanla. İlgisizlik bile buna neden. Çünkü kayıtsız kalmak ve uzaklaşmak insanı uçuruma itmedir. İnsan insandan sorumlu olduğundan bunun vebali veya sorumluluğu ağır olur. Varlıklı ve güçlü olmak bir yere kadar. İnsanın en zayıf tarafını oluşturan da sevgi ve merhamet yanı.Soylu ve karakterli topluluklar, daha doğrusu insanlar her durumda birbirlerini ilgileri olsun ya da olmasın gözetlerler, kollarlar. İnsanın en çıkarsız yanını oluşturur bu tür hâlleri. İnsanların yakınlaşmalarına neden olur.

Kimi insanlar var ki hayata karşı gamsız, dertsiz, kedersiz gibi görünürler. Ne yaparsanız yapın tınmazlar. Onlarla uğraşmak kimi zaman kaybına neden olur. Bir de kimi şey ve durumları zihinlerinde putlaştıranlar en yaklaşılamayanlardır. Onlar ne olursa olsun belli bir noktaya veya duruma odaklıdırlar. Sevgi de, merhamet de, güzel bakış da, tebessüm de kâr etmez. O kimseler öylesine kayıtsız ve uzaktırlar ki, her davranışınız ya batar ya da tınmazlar. İnsan, zamanı en kıymetli olan varlık. Boş ânı olmaması gerekir. Fiili ve bedeni çalışmalarının yanında yapılması gereken başka şeyleri de var. Düşünme de bir ibadettir, çünkü bu Allah buyruğu. Zaman ve mekân üzerine düşünme, eşya ve sözler üzerine düşünme. Her şeyin bir doğası ve tartısı var. Bunların orta yeri insan için en sağlıklı olanı. İnsanın gücü yetiyorsa uçlardaki kimi durumları olumluya ve lehe dönüştürme gücüne sahipse eylemde bulunabilir. Kendisini uçuruma itmeden ama temkinle. İnsan dikkati insanı daha sağlıklı olmaya götürür.

Kaotik ortamın insanı birbirine yer gibi bakıyor. Öfke ve nefret dili birbirlerinin zehri. Umarsız ve kayıtsız olununca bu ortamın dışında olunmuyor. Bundan herkes nasibini alıyor. Aşkı, sevgi, merhamet dili insanlığın tek çıkış yolu. Bunun ne çevreyle, ne yaşla, ne ortamla ilgisi var. Her insanın birbirine gereksinimi var. Her ne kadar yazının başlığı olumsuzluk içeriyorsa da bunun kışkırtıcı bir yanı var. Olması gerekene bir göndermedir. Merhametsizlik sevgisizlik ve aşksızlıktır, dertsizliktir.

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.