Sosyal Medya

Taha Kılınç: Nev-i Şahsına münhasır ülke: Lübnan

Ortadoğu’daki hiçbir ülkeye benzemeyen Lübnan’ı yakından izlemek, yaşadığımız bölgenin dinamiklerine, kılcal damarlarına, arka sokaklarına ve karanlık koridorlarına dair çok şeyler öğretiyor, velhasıl. Yürürlükte olan teamül uyarınca, başbakanın Sünnî Müslüman olması şart. Bunun dışında, yeni kabine, Lübnan’ın din ve mezhep mozaiğinin birebir yansıması gibi görünüyor:



Başbakan Saad Hariri’nin 29 Ekim’de istifasından bu yana hükümet kurma çalışmalarının devam ettiği Lübnan’da, yeni kabine nihayet oluşturulabildi. Beyrut Amerikan Üniversitesi Elektrik Mühendisliği profesörlerinden Hasan Diyâb’ın (61) başkanlığındaki kabine, Cumhurbaşkanı Mişel Avn’ın onayından sonra, perşembe akşamı görevine resmen başladı. 20 üyeli yeni hükümette, alanında uzman isimler, danışmanlar ve teknokratların yanısıra, hiçbir siyasî tecrübesi bulunmayan kişiler de yer aldı.
 
1940’lardan bu yana yürürlükte olan teamül uyarınca, başbakanın Sünnî Müslüman olması zaten şart. Bunun dışında, yeni kabine, Lübnan’ın din ve mezhep mozaiğinin birebir yansıması gibi görünüyor:
 
Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Zeyna Akar (Rum Ortodoks Hıristiyan. Herhangi bir siyasî veya askerî tecrübesi bulunmuyor. Arap dünyasının ilk kadın savunma bakanı), Dışişleri Bakanı Nasif Hitti (Mârûnî Katolik Hıristiyan. Diplomat ve akademisyen. Cumhurbaşkanı Avn’ın damadı Cibran Basil’in yerine atandı), İçişleri Bakanı Muhammed Fehmî (Sünnî Müslüman. Emekli general), İletişim Bakanı Talal Havet (Sünnî Müslüman. Eğitimini ABD’de tamamladı), Eğitim Bakanı Târık Meczûb (Sünnî Müslüman. Hukukçu ve akademisyen), Çevre Bakanı Damianos Kattar (Mârûnî Katolik Hıristiyan. 2005’te kısa süreli maliye bakanıydı), Enerji Bakanı Raymod Gacar (Rum Ortodoks Hıristiyan. Eğitimini Kanada’da tamamladı, akademisyen), Adalet Bakanı Mary-Claude Necm (Mârûnî Katolik Hıristiyan. Hukukçu ve akademisyen), Maliye Bakanı Raul Nehme (Rum Katolik Hıristiyan. Finans eğitimini Paris’te tamamladı. Bankacı), Göçmen Bakanı Ğâde Şreym (Rum Katolik Hıristiyan. Akademisyen, gazeteci), Çalışma Bakanı Lamia Yemîne Dueyhî (Mârûnî Katolik Hıristiyan. İş kadını), Kamusal İşler Bakanı Mişel Neccâr (Rum Ortodoks Hıristiyan. Mühendislik eğitimini ABD’de tamamladı), Gençlik ve Spor Bakanı Varti Ohanian (Ermeni Hıristiyan, Taşnak. Engelli çocuklara eğitim verilen bir rehabilitasyon merkezi var), Turizm Bakanı Remzi Muşerrafiye (Durzî. Ortopedist), Enformasyon Bakanı Menal Abdussamed (Durzî. Hukuk eğitimini Paris’te tamamladı), Maliye Bakanı Ğâzî Veznî (Şiî Müslüman. Şiî Emel grubuna bağlı. Mecliste finans danışmanlığı yaptı), Kültür Bakanı Abbas Murtezâ (Şiî Müslüman. Şiî Emel grubuna bağlı. Otel işletmecisi ve emlâkçı), Sağlık Bakanı Hamed Hasan (Şiî Müslüman. Hizbullah’a bağlı. Tıp eğitimini Moskova’da tamamladı), Sanayi Bakanı İmâd Hubullah (Şiî Müslüman. Hizbullah’a bağlı. Elektrik mühendisliği eğitimini ABD’de tamamladı).
 
Kabine listesini, Lübnan’ın ne kadar zor ve kırılgan bir ülke olduğu daha iyi anlaşılsın diye, böyle ayrıntılı şekilde verdim. Düşünün: Bir masanın etrafına toplanmış 20 kişi var ve hepsi de ülkedeki bir başka siyasî veya dinî grupla angajman içinde. Üstelik, kâğıt üzerinde görünmeyen ilişkiler de mevcut. Örneğin, Başbakan Hasan Diyâb Sünnî olmasına rağmen, kendisini Mârûnî Katolik Cumhurbaşkanı Avn ve Şiî Hizbullah destekliyor; Diyâb’ın Sünnî kesimden güçlü ve direkt bir desteği bulunmuyor. Yani, listedeki resmî mensubiyetler ve kimlikler, sürpriz ayrışmalar içeriyor. Şiîler ve Hıristiyanlar da kendi içlerinde fraksiyonlara ayrılmış durumda. Böyle bir ülkeyi, “ortak akıl”la yönetmek mümkün mü? İşte Başbakan Hasan Diyâb, bu imkânsız misyonu başarmayı deneyecek.
 
Büyük bir ekonomik krizle karşı karşıya bulunan Lübnan, Arap dünyasında Hıristiyan bir devlet başkanının koltukta oturduğu tek ülke. Tarihin derinliklerinden gelen sebeplerle Fransa’yla çok boyutlu ve sürekli bağları bulunan Lübnan, aynı zamanda Suudi Arabistan ve İran’ın Ortadoğu’daki çatışma alanlarından biri. Hizbullah eliyle ülke siyasetini domine eden İran’a karşı, Suudiler de kesenin ağzını açarak ekonomik yardımlarla safları sıklaştırmaya çalışıyor. İran’ın sınırsızca kullandığı, Şiîlik inancının kitleleri harekete geçirme gücünün muadili Suudilerin elinde bulunmadığından, Suudi Arabistan Lübnan’da adım atmakta zorlanıyor. Buna bir de, yeni Suudi yönetiminin ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın “nevi şahsına münhasır” siyaset üslubunu da eklediğimizde (eski Başbakan Saad Hariri’yi Riyad’a davet edip, elinden cep telefonunu aldıktan sonra tekme-tokat dövmüşler, sonra da tehdit yoluyla televizyona çıkarıp canlı yayında istifa mektubunu okutmuşlardı, hatırlarsınız), manzara hepten kördüğüme dönüşüyor.
 
Ortadoğu’daki hiçbir ülkeye benzemeyen Lübnan’ı yakından izlemek, yaşadığımız bölgenin dinamiklerine, kılcal damarlarına, arka sokaklarına ve karanlık koridorlarına dair çok şeyler öğretiyor, velhasıl.
 
 
Yenişafak

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.

window.dataLayer = window.dataLayer || []; function gtag(){dataLayer.push(arguments);} gtag('js', new Date()); gtag('config', 'UA-57160306-1');
window.dataLayer = window.dataLayer || []; function gtag(){dataLayer.push(arguments);} gtag('js', new Date()); gtag('config', 'UA-57160306-1');