Sosyal Medya

Terörün 100 milyonlarca Dolarlık kara para çarkına darbe indiren Barış Pınarı

Suriye'nin kuzeyindeki terör bölgelerine düzenlenen Barış Pınar Harekatı başlangıcı, operasyon esnası ve sonuçları itibariyle sadece Türkiye'nin değil Orta Doğu'nun tarihine de şimdiden geçti. Barış Pınarı Harekatı ve ABD/Rusya ile imzalanan mutabakatlara örgüt için hayati önem taşıyan uyuşturucu ve kaçakçılık penceresinden bakılınca ne göründüğünü, Terör Ekonomisi Uzmanı Prof. Dr. Haydar Çakmak değerlendirdi. Çakmak, Türkiye'nin teröristlere vurduğu darbenin 'maddi' boyutunu anlattı, YPG-PYD mensuplarının gideceği yerlerdeki muhtemel beklentilerini açıkladı.



Barış Pınarı Harekatı sadece ABD, AB ülkeleri ve deyim yerindeyse '7 düvele' karşı yapılmasıyla değil, sonuçları itibariyle de bölgedeki tüm dinamikleri değiştirdi. Kamuoyu, harekatın 'ateş etmeme emri' ile durakladığı günden ABD heyeti ile yapılan anlaşmaya, Soçi'deki tarihi mutabakattan bu adımların sahadaki askeri/politik yansımalarına kadar geniş bir perspektifte konuyu değerlendirdi.
 
Kritik zirve sonrası açıklamalarda bulunan Erdoğan: Tüm YPG'li teröristler, silahlarıyla beraber bölgenin dışına çıkarılacaktır
 
Tüm bu yaşananların yanı sıra, en büyük gelir kaynağı uyuşturucu, petrol ve insan kaçakçılığı olan terör örgütünün Barış Pınarı Harekatı'ndan nasıl etkilendiği sorusunu gündeme geldi.
 
Terör Ekonomisi konusunda uzman olan Prof. Dr. Haydar Çakmak, sadece Suriye'de değil, genel olarak otoritenin olmadığı her yerde illegal örgütlerin, illegal kazançlar sağladığına vurgu yaptı.
 
Terör Ekonomisi Uzmanı Prof. Dr. Haydar Çakmak.
 
Merkezi otorite eksikliğininin illegal örgütler için yeni bir kazanç kapısı anlamına geldiğine işaret eden Çakmak, "Suriye'de yaşanan savaş döneminde de gelenek bozulmadı. İllegal örgütler için illegal piyasalar hem oluştu hem de birileri tarafından itinayla oluşturuldu" şeklinde konuştu.
 
Bu örgütleri kullanan merkezler işin mali yükünü tek başına çekmek istemiyor
 
İllegal örgütler varlıklarını devam ettirebilmeleri için maddi kaynağa hayati derecede ihtiyaç duyduklarını anlatan Çakmak, şunları söyledi:
 
"Bu tür örgütlerin bir yerden beslenmesi gerekir. Çünkü bu illegal yapıların ortaya çıkmasına vesile olan büyük güçler, işin maddi boyutunu tek başlarına karşılamak istemezler. Dolayısıyla otoritenin kaybolduğu yerlerde yasa dışı işler yaparak örgütün kendine bir kazanç kapısı oluşturmasını desteklerler. Örgütün mali açıdan onlara yükü ne kadar az olursa, bu güçlü yapıların da o kadar işine gelir.
 
ABD, terör örgütü YPG-PYD askerlerine sadece askeri, lojistik, maddi destekler vermekle kalmadı. Aynı zamanda sahada kendi askeri ile teröristleri sıklıkla aynı operasyon için de kullandı.
 
Kaçakçılık ortamı bilerek oluşturuldu
 
Suriye'de de tam da bahsettiğimiz gibi bir ortam oluştu, hatta oluşturuldu. Bölgedeki YPG-PYD unsuru teröristlerin uyuşturucu-petrol-insan kaçakçılığı üçgeninde işler yaptığı herkesin malumu. Türkiye buna izin vermeyeceğine göre bu kaçakçılık nasıl işliyor? Demek ki ABD başta olmak üzere Irak'tan İran'a, Lübnan'dan Ürdün ve İsrail'e kadar farklı ülkelerin bir şekilde 'göz yumduğu' bir durum oluşturulmuş.
 
Türkiye, sınır hattı boyunca çektiği beton bloklar ve sürekli attığı askeri devriyelerde teröristlerin bu bölgede kaçakçılık faaliyetlerine imza atmasını engelledi.
 
Türkiye onların bu düzenine izin verse bize düşman olmazlardı
 
Terör örgütünün bölgede petrol alanlarına hakim olduğunu biliyorduk. Barış Pınarı Harekatı'nın ardından daha güneye çekilen teröristler için ABD Başkanı Trump'ın yaptığı açıklamayı burada hatırlamakta fayda var. 'Petrolü güvence altına aldık' diyor ABD Başkanı. Demek ki petrol alanında teröristler hakim olacak. Çıkarılacak petrolün yasa dışı bir şekilde Suriye'den çıkarılacağı ve buradan elde edilecek kazancın teröristlerin kasasına gireceğinden emin olabilirsiniz.
 
Türkiye, düzenlediği harekatla bölgedeki askeri/politik/stratejik dengeleri değiştirmekle kalmadı. Terör örgütün kaçakçılıkla sağladığı kazanca da çok büyük bir darbe vurdu. En azından kendi hakimiyet sağladığı bölgelerde bu tür faaliyetleri hemen sonlandırdı. Zaten Türkiye örgütün bu konuda boğazını sıkmasa ve yüz milyonlarca dolarlık kaçakçılık çarkına izin verse YPG-PYD bize düşman olmaz, aksine daha da yanaşırdı."
 
 
Terör örgütü PKK/YPG, 2016 yılında Afrin'de sentetik uyuşturucu hap olan 'Captagon' üretim tesisi kurdu. Terör örgütü, İki Adam mevkiinde kurduğu tesiste üretilen hapları kaçakçılar vasıtası ile Türkiye'ye soktuktan sonra Afrika ülkelerine gönderme planları yaptı.nn'Zeytin Dalı Harekâtı'yla, İki Adam bölgesindeki Captagon üretim tesisi Türkiye tarafından kapatıldı.
 
Gittikleri yerde yeniden kaçakçılık düzenini ABD yardımıyla kuracaklar
 
Terör Ekonomisi Uzmanı Çakmak, "PYD-YPG unsurlarının 30 km daha güneye sürülmesi bu döngüyü nasıl etkiler?" sorusuna ise şu yanıtı verdi:
 
"Bir şey değişemeyecek. Gittikleri yerde de aynı şekilde bir düzen kurulacak. Petrol, uyuşturucu ve insan kaçakçılığı hattı 30 km güneyde ABD eliyle kurulacak ve teröristlere bu imkan yeniden sağlanacak. Az önce de vurguladığım gibi; örgütün bu tür işlerle para kazanması onları maşa olarak kullanan tüm dış güçlerin işine geliyor. Bu nedenle bırakın engellemeyi, bir an önce kaçakçılık için iletişim/ulaşım bağlantılarının kurulması için ellerinden geleni yapacaklardır."

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.