Sosyal Medya

Özel / Analiz Haber

İsmet Özel: Türkiye''nin çoğunluğunu kimler teşkil ediyor?

Başlıktaki sözler Enis Behiç Koryürek''in, benim talebeliğimdeki mektep kitaplarında yer alan "Venedikli Korsan Kızı" şiirinin aklımdan çıkmayan mısralarından biridir. Kimlerin, nasıl nidâ ettiklerini o yıllardan beri dikkatimden kaçırmamaya çalışırım. Siz de hayatî durumlarda bağıranın ne diye bağırdığına dikkat edin. O zaman insanlar arasındaki siyasi husumetlerin neyi paylaşamamaktan doğduğunu kolayca anlarsınız.



Türk toplumu çıkar birliği esasına riayet edilerek ve fakat gönülsüzce bir araya gelmiş insanlar topluluğu mudur, yoksa hançerelerinden hepsinin bir millet olduğunu işaret eden bir nidâ sâdır olmakta mıdır? Dost, düşman herkes biliyor ki Türkiye''de hiçbir karmaşaya kapılmadan, hiç yüksünmeden ve şevkle "Allah, Allah!" diye bağıran, bağırabilen bir miktar insan yaşıyor. Bunlar bir miktar insandır. Sanıldığının aksine Türkiye''nin çoğunluğunu bu insanlar teşkil etmez. Ülkenin belli yörelerine yoğunlukla yerleşmiş değildirler. Etnik kökleri müşterek değildir. Aynı sosyal sınıf veya tabaka içinde, benzer veya ilişkili meslek öbeklerinde yer almazlar. Her birinin aldığı eğitimin türü ve düzeyi bir diğerinden çok farklıdır. Bu bir miktar insan eğer "Allah, Allah!" diye bağırmayacak olurlarsa tarihî ve coğrafî koordinatlarını kaybedeceklerini gayet iyi bilen, zamanda ve mekânda varoluş yollarının "Allah, Allah!" diye bağırmaktan geçtiğini kabul eden insanlardır. Türkiye eğer Türkiye ise bu insanlar yüzündendir.
 
Peki, Türkiye''nin çoğunluğunu kimler teşkil ediyor? "İşin aslına bakarsanız benim de şu bağıranlar gibi Allah, Allah! diye bağırmam olağan sayılır; ama bu şartlarda böyle yapmam başıma iş açabilir, sırtıma yük yükleyebilir, selâmet der kenar est; dolayısıyla gelişmeler son kerteye, benim kendimi attığım kenara gelinceye kadar ağzımı açmasam daha iyi" tarzında düşünüp öyle davrananlar. Bu çoğunluk içinde içinden sıkça Allah, Allah! diye bağırmak geçtiği halde kendinden önce Allah, Allah! diye bağıranları şu veya bu sebepten beğenmediği ve onlar gibi algılanmak istemediği için bağırmaktan imtina edenler de var. Sizin anlayacağınız bu çoğunluğun çoğunluğu "Hep içimizden Allah, Allah diyelim, kâfirlere içimizden buğz edelim; ama zinhâr bağırarak böyle kelâm etmeyelim." taktiğine bel bağlamıştır.
 
Sosyal realitemizin tümü bundan ibaret değil. Türk toplumu içinde Allah, Allah! diye bağırıldığı zaman bu nidânın kendi canını yakmaya hazırlanan kişilerin harekete geçtiğine inanan bir miktar insan da yaşıyor. Zaman geliyor ki bu bir miktar insan içinde çıkan bazıları sarahaten "Hurrâ!" diye bağırmasa bile sesini çoğunluğun kıskançlıkla, ihtimamla koruduğu değerler aleyhine yükseltiyor. İşte o zaman Türk toplumunun çoğunluğun içinde ve içinden "Allaah, Allaah! seslerinin yankılanmasına engel olmak hiç kimsenin elinden gelmiyor.
 
Yeni Şafak

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.

Tasarım ve Kodlama BEYRİBEY BİLİŞİM