Sosyal Medya

Özel / Analiz Haber

İsmet Özel: Türkiye'de belli bir siyasi eğilim taşıyıp da işlerini bir türlü yoluna koyamamış herhangi bir kesim yok

Şair İsmet Özel'in 2000 yılında Yeni Şafak için yazdığı yazıyı önemine binaen Düşünce Mektebi okurlarının dikkatine sunuyoruz.



Türkiye''de belli bir siyasi eğilim taşıyıp da işlerini bir türlü yoluna koyamamış herhangi bir kesim yok. Yeni asrın başında sağcısı, solcusu, ortacısı, kenarcısı hepsi işini yoluna koydu. Yarım asırlık çalkalanmadan sonra herkesin işi tıpkı Cumhuriyet ilân edildiği günlerdeki gibi artık yolunda. Ancak hesaba katılır sayıda insan var ki onlar memnuniyetsiz. Onların işi yolunda değil mi? Elbette, onların da işi yolunda; sadece onlar işler yoluna girince kendi pozisyonlarının şimdikinden daha farklı olacağını hayal etmişlerdi. Ya kasalarındaki miktar, yahut oturdukları sandalye şimdiki gibi olmamalıydı. Çıkmadık canda ümit var. Memnuniyetsizler bile nasıl olmuşsa olmuş da bundan böyle yoluna girmiş bulunan işlerin onlara yeni pozisyonlar ayarlayabileceği beklentisini henüz terk etmemişlerdir.
 
İşler yoluna girdi demek devlet katında doğup bir seyir takip eden resmî hal ve gidişin sağ veya sol görüş sahipleri tarafından çekiştirilme ihtimali, yolundan saptırılma tehlikesi ortadan kalktı demektir. Görüntüsü hiç andırmıyor dahi olsa mahiyet itibariyle tek parti siyasetine nihayet tekrar kavuştu Türkiye. Bir daha askeri müdahale olmayacağının müjdesini verenler bunu bilerek konuşuyor.
 
Resmiyetteki hal ve gidiş sağdan ve soldan çekiştirilmeyecek. (Ben her ne kadar gelecek zaman kipi kullanıyorsam da söylediklerim şimdiki zamanı haydi haydi kapsamaktadır). Bu demektir ki sol görüş sahipleri devletin iktisat alanındaki tercihleri konusunda ve sağ görüş sahipleri devletin kültür alanındaki tercihleri konusunda zıt gitmeyecek. Zıt gitmezlerse ne olacak? Devlet önce sağcıların silâh tutan el, tespih tutan el minvalindeki salya sümük şikâyetlerinden kurtulacak. Sonra da solcuları müstahdem mevkilerde (Lütfen dikkat edin: Asla müstahkem mevkilerde değil!) nöbete dikmiş olacak.
 
Böylelikle sağcılarla solcular arasındaki ilişki de tek parti döneminin özelliklerini andıracak. Sol görüş sahipleri kültürel hegemonya hevesine kapılacaklar. Sağ görüş sahipleri yeni şartlara uyarlanma yeteneklerini harekete geçirerek kendilerine bir girişim alanı açmaya çabalayacaklar. Her iki taraftan da yapılanlar beynelmilel büyük sermayenin kâr oranını yükselttiği derecede destek görecek. Her iki taraf da işlerini yoluna koymuş olmanın memnuniyetini hissedecek. Ne zamana kadar? Türkiye dışından dayatılan değişmeleri Türkiye''nin benimsemesi halinde hiçbir kesimin bundan fayda temin edemeyeceği bir sınıra varılıncaya kadar. Ne zaman ki o sınır tefrik edilir duruma gelecek, işte o zaman hangi sebeple İstiklâl Harbi''ne girişildiği sorusu zihinlere takılacak. Şimdilik herkesin işleri yolunda.

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.