Sosyal Medya

Cumhuriyetin İlanı Meselesinde İlk 5'ler Nasıl Ayrı Düştü

Cumhuriyet ilan edildiği günün ertesinde, Türk basınına yansıyan ilk ve en önemli haber doğal olarak cumhuriyetin ilanı gelişmesiydi. Tarihten, 29 Ekim 1923 sayılı ''O Gün'' gazetesi de cumhuriyetin ilanıyla alakalı, ilk 5'ler diye adlandırılan, Milli Mücadele döneminde Mustafa Kemal Atatürk'ün yanında yer alan Ali Fuat Cebesoy, Kazım Karabekir, Refet Bele ve Rauf Orbay paşaların konu hakkındaki değerlendirmelerini haber yapmıştı. Haberimizde siz okurlarımızla bu tarihi röportajın gazeteye haber olan içeriğini paylaşıyoruz.



Milli mücadelenin başlangıcından sonuna kadar bir arada olan ilk beş lider; Mustafa Kemal Paşa, Kazım Karabekir Paşa, Ali Fuat Paşa, Refet Paşa ve Rauf Orbay Bey, cumhuriyet bahsinde ayrı düştüler.
 
İlk 5’ler adı verilen, Kurtuluş Savaşı’nın ilk beş liderinden Ali Fuat Cebesoy, Kazım Karabekir, Refet Bele ve Rauf Orbay Paşalar, milli mücadele boyunca birlikte oldukları Mustafa Kemal Paşa ile cumhuriyetin ilanında ayrıldılar. Cumhuriyetin ilanını; Ali Fuat Paşa, Refet Paşa ve Rauf Paşa İstanbul’da, Kazım Karabekir Paşa ise Trabzon’da öğrendi.
 
Ali Fuat  (Cebesoy) Paşa: Siyasi Hayattan Kesin Surette Çekilirim
 
Gece atılan toplara anlam veremeyip, haberi sabah öğrenen Ali Fuat Paşa, ‘’Siyasi hayattan kesin surette çekilirim. Anayasanın değişikliğinde acele edilmesine lüzum yoktur. Bugünkü hükümet şekli çalışmaya, acil ihtiyaçlarımızı temine kâfidir. Bugünkü mecliste milletvekilleri arasında ayrılık olduğu görülüyor. Buna rağmen yeni parti kurulması eğilimi yoktur. Fakat geleceğin ne olacağı şimdiden görülemez’’ açıklamasını yaptı.
 
 
Kazım Karabekir Paşa: İstiklalimizi Kurtaranlar Hürriyetimizi Bozacak mı?
Kazım Karabekir Paşa cumhuriyet ilan edildiğinde Trabzon’daydı ve Kars’ın kurtuluş yıldönümünü kutlamak için hazırlıklar yapıyordu. Cumhuriyetin ilanını sabah Bahriye Müfreze kumandanından ‘’Şimdi Ankara’dan Müdafaa-i Milliye’den, 29 Ekim tarihli açık bir telgraf geldi. Cumhuriyet ilan olunduğundan, 101 pare top atın’ diyor. Ne emir buyruluyor’’ şeklindeki telefonuyla öğrenen Kazım Paşa, ‘’Ben hem mebus, hem de bir ordu kumandanı olduğum halde, bana da kimse bir şey bildirmedi’’ diyerek tepki gösterdi ve Mustafa Kemal Paşa’nın yeni topladığı muhitle tam diktatörlüğe geçtiği haberleri geliyor. Milli hâkimiyet yerine şahsi hükümranlık kuruldu. İstiklalimizi kurtaranlar hürriyetimizi boğacak mı?’’ açıklamasını yaptı.
 
 
Rauf Orbay Bey: Cumhuriyet Sorumlu Olmayan Zevat Tarafından Tertip edilen Bir Emrivaki Şeklinde Gerçekleşti
Cumhuriyetin ilanına asıl tepki Rauf Bey’den geldi. Cumhuriyetin ilanını İstanbul’da gece 3.00 sularında başlayan 101 pare top atışından anlayan Rauf Bey, böylesine önemli bir oturum için meclise çağrılmamasına içerlediğini, cumhuriyetin sorumlu olmayan zevat tarafından tertip edilen bir emrivaki şeklinde gerçekleştiğini söyledi. 
 
Rauf Bey Tevhidi Efkar Gazetesi başyazarı Velid Ebuzziya ve Vatan Gazetesi Baş yazarı Ahmet Emin (Yalman) Bey’in cumhuriyetin ilanında acele edilip edilmediği başta olmak üzere son gelişmeler hakkındaki sorularını yanıtladı.
 
Heyet-i Vekile’nin (Bakanlar Kurulu) kendisinin Reis-i Sani (İkinci başkan) seçilmesi yüzünden istifa ettiği yolundaki haberlere üzüldüğünü söyleyen Rauf Bey, Mustafa Kemal Paşa’yı saydığını ve ona güvendiğini söyleyerek bu duygularını sarsacak bir olayın olmadığını belirtti. Mutlakıyet ve Hâkimiyet-i Milliye (Ulusal Egemenlik) sistemleri üzerinde uzun uzun açıklamalarda bulunan Rauf Bey, hakimiyet-i milliye sistemi var oldukça isim değişikliğinin, amacı değiştirmeyeceğini vurguladı. Cumhuriyetin ilan ediliş biçimi hakkında sorulan bir soruyu ise şöyle yanıtladı:
 
‘’Cumhuriyet Şeklinin ani suretle takarrür (kararlaştırmak) ve ilan ettirilmesine gelince İcra Vekilleri Riyaseti’nden (hükümet) infikak (ayrılma) tarihine kadar, ki Ankara’nın müfarakatının (ayrılma) tarihidir, bu hususta ciddi bir düşünce ve teşebbüsattan haberdar değilim. Bilahare bazı zevatın mevcut Teşkilat-ı Esasiye (Anayasa) Kanunu’nu ikmalen bir tasarı projesi hazırlamakta olduğunu basından öğrendik.  Ajanslar da bazen böyle bir teşebbüsün mevcudiyetini, bazen de tasavvurda bulunduğunu ve proje vücut bulursa meclise sunulacağını ilan eden, bazen teyit ve bazen de tekzip (yalanlama) suretiyle fikirlerini beyan ettiler.
 
Bilahare bir günde şekl-i cumhuriyetin takararrür (kararlaştırılarak) ettirilerek ilanı halkça gayrimesul zevat tarafından tertip edilen bir şeklin, emrivaki halinde ihdas edildiği fikir ve endişesini hasıl etti. Bu endişe pek tabii görülmelidir. Ve bundan halkımız eski tecrübelerinden ders çıkararak mütenebbih (uyanık) olmalıdır. Ben şahsen memnunum. Bu sıranın elbette hükümetçe zaruri bir sebebi vardır. Herhalde milletin menfaatlerini tehdit eden zararlı durumlara karşı acil karar alması ile tedbir ihtiyacı icap etmiş olacak ki böyle acil bir hareket ihtiyacına mecburiyet hasıl olmuştur. Hiç şüphe etmiyorum ki, Bakanlar Kurulu ve bu ani kararı alanlar, bu meselede en salahiyetli karar mercii olan meclise, istişare ve müzakere ile meseleyi ele alıp millete gerekli izahatı yapmasını sağlama imkânını vermelidirler. Kamuoyunun bunu bilmesi en tabii hakkıdır. Zira hükümet de halkın kendi hükümetidir. 
 
Daha henüz yakın geçmişte, meclis haricinde gayrimesul addedilen Merkezi Umumi (Osmanlı Devleti’nde Ayan Meclisi ve Mebusan Meclisi’nden oluşan kurul) tarafından kararlaştırılarak kabul edilen ve ne halkın ne de meclisin haberi olmaksızın girilen 1.Dünya Savaşı’ndan edinilen tecrübe ile, aynı cihette bir durumun tekrar oluşması tehlikesini halkın hissetmesi hos görülmelidir.
 
Binaenaleyh tekrar ediyorum ki bu isticalin (acele etme) makul ve meşru bir sebebinin olduğunu meclis ve hükümet halka izah ve ispat etmelidirler ve edecektir.’’ değerlendirmelerinde bulundu.
 
Adnan Adivar,  Ali Fuad Cebesoy, Kazim Karabekir, Rauf Orbay, Refet Bele
 

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.

Tasarım ve Kodlama BEYRİBEY BİLİŞİM