Sosyal Medya

Güncel

Sabah yazarından aykırı yazı: İdamın dönüp kimi vuracağı belli olmaz

Sabah gazetesi yazarı Melih Altınok, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Hiç düşünmeden idamı onaylarım" sözlerine değerlendirdi. Altınok, "İdam bumerangdan farksızdır. Dönüp kimi vuracağı belli olmaz." dedi.



Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Emine Bulut cinayeti sonrası TBMM'nin 'idam' kararı vermesi halinde kendisinin kararının net olduğunu söyleyip idamı onaylayacağını dile getirdi. 
 
Sabah gazetesindeki köşesinde "İdam bumerangdır" başlıklı bir yazı kaleme alan Melih Altınok, "Türkiye gibi geçmişinde kötü deneyimleri olan, seçilmiş başbakanını, solcu gençlerini sehpaya göndermiş bir coğrafyada idam bumerangdan farksızdır. Dönüp kimi vuracağı belli olmaz." dedi.
 
ERDOĞAN: HİÇ DÜŞÜNMEDEN İDAMI ONAYLARIM
Dün Ankara'da cuma namazı çıkışı gazetecilerin sorularını cevaplayan Erdoğan, Emine Bulut cinayetine ilişkin soruya, "Bu konuda Adalet Bakanlığımız gerekli çalışmaları zaten yaptı. Parti içi çalışmalarımız da aynı şekilde devam ediyor. Ben çok kesin bir şey söyledim. Eğer parlamentomuz, idam konusunda kararını verirse geleceği yer Cumhurbaşkanlığı. Ben bunu onaylarım, hiç düşünmem. Bu konuda vicdanım da rahat. Çünkü yavrusunun gözleri önünde öldürülen annenin hakkı ağırlaştırılmış müebbetle ödenmez" şeklinde cevap vermişti. 
 
İDAMIN DÖNÜP KİMİ VURACAĞI BELLİ OLMAZ
Sabah yazarı Altınok idama dair, "Hukukun, siyasetin, devletin insanı nasıl öldüreceğini bulması mesele bile değil; zor olan yaşatmaya çalışmanın yollarını aramak" ifadesini kullandı.
 
Altınok yazısının ilgili bölümünde şunları kaydetti:
"Yalnızca Türkiye'de değil, dünyanın her yerinde toplumda travma yaratan vahşetlerin ardından idam tartışması raftan indiriliyor.
Bazı eyaletlerinde uzun bir aradan sonra infazlara izin veren ABD de harıl harıl idamı tartışıyor...
Toplumdan yükselen bu taleplere siyasetin kayıtsız kalması elbette zor.
Dün sosyal medyada, Tarihi Selimiye Camii'nin duvarına spreyle yazılar yazan vandallarla ilgili şahit olduğum şu diyalog sanırım toplumun hissiyatını çok iyi özetliyor:
Bunu yapanlar idam edilmeli!
İdam da nereden çıktı yahu, abartma!
Olsun, biz cezayı üst sınırdan isteyelim de...
***
Benim bu konudaki şahsi görüşüm belli. Pek çoğunuz gibi, ben de bazı olaylar karşısında idamın bile yetmeyeceğini düşünüyorum.
Ancak cezanın amacı intikam değil rehabilitasyondur. Telafisi imkânsız ceza olmaz. Hele ki hukuk sistemlerinin işleyişi ortadayken... FETÖ unsurlarından temizlenip temizlenmediği bile belli olmayan bu ortamda hangimiz hangi mahkeme kararına gönül rahatlığıyla güvenebiliriz?
Dahası, Türkiye gibi geçmişinde kötü deneyimleri olan, seçilmiş başbakanını, solcu gençlerini sehpaya göndermiş bir coğrafyada idam bumerangdan farksızdır. Dönüp kimi vuracağı belli olmaz.
Hepimizi sarsan şiddet sorunsalımıza yapıcı çözümler bulmak istiyorsak yapılacak şey bellidir. Adalet Bakanlığımız ve Parlamentomuz, Türkiye'nin 20 yıl önce geride bıraktığı idamı değil yasalarımızı ve adli pratiklerimizi mercek altına almalılar. Öncelikle, bireyin bedensel mülkiyetini garanti altına alan, bir şiddetle mücadele reformu paketi hazırlayıp Cumhurbaşkanı'nın onayına sunmalılar.
İşe de, Twitter'da küfür edeni içeri atıp sokakta kadına, erkeğe, çocuğa, yaşlıya, engelliye yumruk atanı serbest bırakan hukuk sistemimizin mantığını sorgulayarak işe başlayabilirler.
Hukukun, siyasetin, devletin insanı nasıl öldüreceğini bulması mesele bile değil; zor olan yaşatmaya çalışmanın yollarını aramak.
Bir vatandaş olarak benim sivil siyasetten beklentim budur."

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.

Tasarım ve Kodlama BEYRİBEY BİLİŞİM