Sosyal Medya

Özel / Analiz Haber

Mangan, ingiliz antolojisinde neden türk şairi olarak geçiyor?

Son zamanlarda; "Türkçe şiir, Türkçe edebiyat, Türkiye şiiri" gibi kavramsal olarak dayanaksız ve manasız, niyeti ise hiç de iyi olmayan yeni yeni ifadeler ortaya atılıyor. Aslında bunların sebebinin ne olduğunu, neden ortaya atıldığını en iyi bilenler, yine bu kavramları kullananlar. .



"Türkiye şiiri" dediğimizde Türkiye üzerine yazılmış şiirleri anlarız, Türk şiirini değil. Literatürde de Almanya şiiri, Fransa şiiri gibi ifadeleri bulmak mümkün değildir, genelde Alman şiiri, Fransız şiiri denir. Bütün bunları bir kenara koyup bir İrlandalı olarak dünyaya gelen, yani Türk olmayan James Mangan'ın kendisini nasıl Türk şairi olarak gördüğünü; bu topraklarda doğan, kimliği bizimle aynı olmasına rağmen zihni ve kalbi bu topraklara ait olmayanların karşısında ne derece yüceldiğini görmek istiyoruz. Türkçe yazmasan bile Türk şiiri yazabilirsin ama Türkçe yazdığında da Türk şiiri yazmamış olabilirsin. Mangan bunun en güzel örneklerinden biri. 
 
James Clarence Mangan, 1803 yılında İrlanda'nın başkenti Dublin'de fakir bir ailenin çocuğu olarak doğdu. 1849'da genç yaşta yine aynı şehirde hayatını kaybetti. Ailesine yardım etmek için çeşitli işlerde çalışan Mangan önce avukatlık bürosunda kâtiplik yaptı sonra da bir kütüphanede çalıştı. Bu sırada Latince, Fransızca, İspanyolca ve İtalyanca öğrendi. Ömrünün son dönemlerinde ise Türkçe, Arapça ve Farsça öğrendi.
 
Mangan, İrlanda Milli Marşı'nı yazar ve İrlanda'daki bağımsızlık ve milliyetçilik akımının en önde olan şairlerden biri olur. Bu milliyetçiliği göz önüne alındığında onun Türklere ve Osmanlı'ya nasıl bu denli ilgi duymaya başladığı da şaşırtıcı oluyor. Maalesef elimizde bununla ilgili yeterince kaynak yok.
 
Türkiye'de birkaç makale ve çevrilmiş birkaç şiir dışında Mangan üzerine yapılmış bir çalışma yok. Bu durum tahmin edileceği üzere yine bizim değil de İrlandalıların dikkatini çekiyor. Peter Hird, 1968 yılında Irish Independent gazetesine; "Neden Mangan'ın Türkiye'de Heykeli Yok" başlıklı bir makale yazar.
 
Mangan'a olan ilgisizliğin sadece Türkiye'de olmadığını Amerikan ve İngiliz edebiyat araştırmacılarının da ona hak ettiği ilgiyi göstermediğini söylemek gerekiyor. Bunun sebebi ise sürpriz değil elbette. Mangan, Türkleri ve Orta Doğu'yu överken içinde yaşadığı Avrupa medeniyetini ise eleştirmekte beis görmez. Edgar Allen Poe'nun Mangan'dan oldukça etkilenmesine rağmen bunun hiç konuşulmaması da bu söylenenleri destekler nitelikte.
 
Ulaştığımız enteresan bilgilerden biri de Mangan'ın, Oxford Book of English Verse adlı şiir antolojisinde İrlandalı şairler arasında değil Türk şairler bahsinde geçmesi. Burada yer alan şiiri ise bir gazel. Bu durum onun sadece bizde değil İrlanda'da da ne denli Türkleştiğinin bir göstergesi.
 
"Avrupalılığın bütün eskimiş paçavralarından kurtulmak…" cümlesi aslında Mangan'ın Türklere ilgi ve sevgisinin göstergelerinden biri. Elbette İrlandalı olması ve daima emperyalizmin tasallutunda yaşayan bir milletin mensubu olması da bunun tetikleyicisi gibi görünüyor. Yani o, Orta Doğu'ya ilgisiyle bir bakıma emperyalizme başkaldırıyordu.
 
Mangan, Türkçeden Almancaya çevrilmiş şiirleri İngilizceye çevirmeye başladı. Bu çeviri şiirlerle birlikte kendisinin de Türk şiirine olan ilgisi yoğun bir hal aldı. Türkçe grameri üzerinde çalışmaya başlayan Mangan şunları söyler: "Türk edebiyatını anlamak çok zor. Türkçe gramer okumakla, küçük izahları dinlemekle olacak iş değil bu. O bilgiyle Osmanlıcayı yazıp okuyamazsınız. İşi ciddi tutmak, uzun bir süre için kendi memleketinizi unutmanız gerekiyor. Adeta yeminli bir Müslüman gibi olmalısınız. Osmanlı'yı, Türk şiirini anlamak ancak böyle mümkün. Yani Avrupalılığın bütün eskimiş paçavralarından kurtulmak onları rüzgâra savurmak gerek..."
 
Mangan'ı bu kadar önemli yapan şey sadece Türklere olan sevgisi değil. Onu kıymetli yapan esas nokta, şiirinde Türklere dair kullandığı ifadelerin, şiirinin bir dekorasyonu değil bizatihi kendisi olması. Yani Mangan şiirinde Türklüğe bir Batılı gözüyle değil bilakis Osmanlı coğrafyasında yaşayan bir Türk olarak bakıyor. Hatta divan şairlerinin üslubundan etkilenecek kadar Türk şiirini benimsiyor.
 
Şiirinde tekrir olarak "Lâ ilahe illallah"ı kullanan Türk şairlerin bile sayısı kısıtlıyken bir İrlandalıda bunu görmek elbette çok önemli. O şiirden bir kısımsa şöyle: 
"La ilahe illallah
Kuşlar gibi neşeli uçtuk
Biz: Osman, Emrah ve Perizad
Güldük, şakalaştık ve seyrettik
Şarap, güller... Güldük, türküler söyledik
Bütün unvanlardan vazgeçtik
Altına mücevhere hiç değer vermedik
La İlahe illallah!"
 
Mangan öldüğünde yastığının altında bulunan kitap, onu bütün yönleriyle anlatıyordu aslında: Kitap bir Türk şairinin şiirlerinin Almanca tercümesiydi. Mangan'ın Türkçe şiirlerden oluşan bir divanının olduğu söyleniyor ama buna henüz ulaşılamadı. Kim bilir belki de gizleniyordur.
 
Mangan'a vedayı yine kendi mısralarıyla yapmak gerek sanırım: 
"Nihayet kafesin çöküyor… Demirleri dağılacak yakında.
Elveda gaileli dünya, günahlarla haşır-neşir olan dünya 
Ruhum Allah'ın sakin yurdunda dinlenecek artık"
 
Okunabilecek makaleler
 
Edebî Metinler Işığında Doğu Kültürlerinin Batıya Etkileri ve Batıda Türk İmgesi/Orhan Kemâl Tavukçu.
James Clarence Mangan'ın Seçilmiş Şiirlerinde Orta Doğu Coğrafyasına Ait İmgeler/Arda Arıkan
 
.

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.