Güncel
Şüpheci Devlet
Bireysellik şüpheciliğin en temel başlangıcıdır.
2016 yılı adli sicil istatistiklerine göre 80 milyonluk ülkemizde yaklaşık 6 milyon 900 bine yakın şüpheli vardır” diyen Yargıtay Başkanı İsmail Rüştü Cirit, “Demek ki Türkiye’de nüfusa oranladığımız yüzde 8 civarında kişi şüphelidir, haklarında soruşturma yürütülmektedir.
Buna göre: Türkiye’deki şüpheli sayısı 6 milyon 900 bin imiş, dünyadaki 139 ülkenin nüfusundan daha fazla. Wikipedia’da yer alan bilgiye göre dünyadaki 242 ülkeden 139’unun nüfusu 6 milyon 900 binden az olduğuna göre içimizde şüpheliler ülkesi barındırıyoruz demektir.
Önce bu ne anlama geliyor, ne demektir onu sorgulamadan önce şüpheye dair birkaç tespitte bulunalım:
Bireysellik şüpheciliğin en temel başlangıcıdır. Yaşamınız bireyselliğinizi kışkırtıyorsa yolunuz paranoya ’ya doğru yönelmiş demektir. Bireysellik zihinsel bir kaos nedeniyle kendi içine (üstüne) kapanmaktır. Kendi üstüne kapanırsın çünkü tüm amacın kendini korumaktır.
Her şey şüphenizi artırıyorsa gerçeğe ulaşmanız mümkün değildir. Kendi gerçekliğini her şeyin karşısına koyarsın. Eğer, bir gerçeklik sunabilecek konumdaysanız, çevrenize ve topluma kendi gerçekliğinizi dayatmaya başlarsınız.
Tüm şüpheler bir gün paranoyaya dönüşür. Paranoyanın tanımı, başkalarının size zarar vereceğini ilişkin gerçekçi olmayan inançtır. Paranoyanın temeli güvensizliktir. Gittikçe ağırlaşan bu durum kişide birilerin ona zarar vereceği, kandırılacağı, izlenildiği, denetlemeye / denetlenmeye çalışıldığı vehimlerini şüphelere dönüştürür. Çevresini ve çevredeki her şeyi bu şekilde algılamaya başlar, bütün algılar oraya yönelir, şüpheyi artırır. Böyle bir durumda artık hayat, bunları doğrulayacak kanıtlar aramaya endekslenir. Tabi olarak hatalar çoğalmaya başlar ama olumlu sorgulamadan daha çok savunma başlar ve yaptığı her şeyi savunmaya geçer. En azından kendince gerekçesi vardır.
Şüphecilik paranoya dönüşmeye başladığında ben ve Ötekiler oluşur. Dolayısıyla bu evrede bireysel özgürlüklerin kısıtlanması ve ötekinin yok edilmesi için kurgu dünyası başlar. Yapılan her şey ilahi doğruluktadır, sorgulanmasının tüm yolları herkesi şüpheli yapar. Kendisinin doğruluğundan o kadar emindir ki, gerekirse tüm toplumu şüpheli görür ama kendisini sorgulamaz / sorgulayamaz. Kendi geleceği herkesin geleceğidir ve gelecek kendisinin başarısına bağlıdır.
Devleti halkına karşı bu kadar şüpheli yapan nedir bilmiyorum. Neden bu kadar şüphecidir, bilmiyorum.
Halk bundan rahatsız mıdır onu da bilmiyorum.
Bu kadar şüpheci bir devlette Adalet olur mu onu biliyorum, OLMAZ / OLAMAZ / OLMASI MÜMKÜN DEĞİLDİR.
Eşitlik olur mu? OLMAZ.
Diğerlerine de siz karar verin.

Henüz yorum yapılmamış.