Ekonomi
FITCH'in kararına piyasa nasıl tepki verdi?
Fitchin not düşürme kararı ve S&Pnin görünümü negatife çevirmesi sonrasında Borsa İstanbul, beklentilerin aksine şov yaptı. Ekonomistler, kredi maliyetlerinin 30-40 puan artmasını beklerken, bundan sonrası için yapısal reformların önemine işaret etti.
Fitch Ratings, cuma günü Türkiye’nin kredi notunu ‘yatırım yapılabilir’ seviyesinin altına indirirken S&P ise görünümünü ‘durağan’dan ‘negatife’ indirdi. Not kararları sonrasında ilk işlem gününde korkulan ise olmadı. Fitch’in aldığı karar beklentiler dahilinde olsa da Borsa İstanbul’un bir miktar satıcılı açılacağını düşünen ekonomistlerin aksine piyasalarda bahar havası hakimdi.
Gün içinde yüzde 2’nin üzerinde değer kazanarak 86.200 puanı aşan Borsa İstanbul’un, rallisini kredi derecelendirme kuruluşları da sekteye uğratamadı. Kapitalfx Araştırma Müdür Yardımcısı Enver Erkan, kredi derecelendirme kuruluşlarının kararları sonrasında Borsa İstanbul’da yaşanan yükselişi şöyle özetledi: “Belirsizliğin ortadan kalkmasıyla bir rahatlama havası görülüyor. Mevcut seviyelerde Borsa 18 Nisan 2016 zirvesi olan 86.300 direncini hedeflemektedir. Bu direnç seviyesi yakınlarından kar satışı gelebileceğini düşünüyorum.” Öte yandan Fitch’in not indirimi sonrasında piyasalarda esen bahar havasına rağmen temkinli olmakta fayda gören ekonomistler, önümüzdeki günlerde özel sektör üzerindeki maliyetlerin artacağı görüşünde. İnternet sitesinde Fitch ve S&P’nin Türkiye’ye dair aldığı kararları değerlendiren Ekonomist Mahfi Eğilmez, büyüme ivmesinin kaybedilmesi, işsizliğin yükselmesi, TL’nin hızlı değer yitirmesi, enflasyonun yükselmesi gibi birçok neden dolayı bunların yaşandığını ifade etti. Eğilmez, “Anayasa değişikliğinin getireceği sistem değişikliğinin bir çeşit tek adam yönetimi yaratarak Türkiye’yi Avrupa kültüründen iyice koparacağına ilişkin endişelerin bu konuda ciddi etkisi olduğu özellikle Fitch’in son raporundan açıkça anlaşılabiliyor.
Ekonomi alanında sayısal bozulmaların ötesinde, özellikle de para politikası uygulamasında, atılan karma karışık adımların ve yapılan açıklamaların not düşüşü konusunda ciddi etkisinin olduğunu satır aralarından okumak mümkün” dedi. “Faizi açıkça 1 puan artırıp kuru denetleyebileceğimiz halde bunu yapmayıp gizli faiz artışına gittiğimizde yatırımcı Merkez Bankası’nın elinin serbest olmadığını ve ileride aynı sorunla karşılaştığında aynı dolambaçlı yollara sapacağını düşünüyor ve tereddüde düşüyor” değerlendirmesinde bulunan Eğilmez şöyle devam etti: “O zaman kur daha da yükseliyor. TL bu kadar değer kaybedince yatırımcıları yönlendirenler hesap yapmaya başlıyor. ”
KORUMAKTA ZORLANIYORUZ
Japan Credit Rating (JCR) Eurasia Başkanı Orhan Ökmen yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye’nin şu anda, usulün tekniğin önünde olduğu istisnai bir konjonktürden geçtiğini ifade etti. Ökmen, Türkiye’nin teknik olarak not indirimi zeminine ulaştığı hususunda hiçbir tereddüt bulunmadığını ancak konjonktürün böylesine istisnai dönemlerinde, usulün teknikten önce gelmesi gerektiğinin en açık ve en önemli tarafsızlık kuralı olduğunu kaydetti. Gündem konularının netleşmesini beklemeden not değişikliğine gidilmesinin, gündem konularının bir kısmının sonuçları üzerinde lehte ve aleyhte pozisyon yarattığının bilindiğini ifade eden Ökmen, “Not aksiyonlarının gerekçelerinde teknik olarak herhangi bir faktörel hatanın olmamış olması, usul hatasının varlığını yadsımaz” değerlendirmesinde bulundu.

KREDİ MALİYETLERİ ARTABİLİR
Fitch’in not indirimi piyasalarda fiyatlandığı için Türk varlıklarında negatif bir tablo görülmediğini vurgulayan Işıkfx Başanalisti Gizmen Nalbantlı ise şöyle konuştu: “Bankaların kredi maliyetleri artacak. Fitch’in kararı sonrasında 30-40 baz puanlık artış olabilir.“
DOLARI MB’NİN 2,5 PUANLIK FAİZ ARTIŞI SAKİNLEŞTİRDİ
Donald Trump’ın ABD Başkanı seçilmesi sonrasında küresel piyasalarda dolar karşısında negatif ayrışan Türk Lirası (TL) 3,94’e kadar yükselerek tarihi zirvesini görmüştü. Bu tarihten sonra 2 PPK toplantısında faizlerde ufak artışlar yapan Merkez Bankası, asıl hamlesini 1 hafta vadeli repo ihalesi açmayarak yaptı. Piyasaları yüzde 11 faiz aldığı geç likidite penceresine (GLP) yönlendirerek faizi yüzde 2,5 puan artıran Merkez Bankası, buna rağmen dolarda kalıcı düşüşü sağlayamadı. Bu süre zarfında Fitch Ratings’in not düşürme ihtimalinin de fiyatlanmış olmasının etkisiyle 3,73’e kadar gerileyen dolar tekrar 3,80 seviyesinin üzerine çıkmıştı. Olumsuz hikayeler üzerine TL’deki negatif ayrışmanın önüne geçmek isteyen Merkez Bankası ise fonlama maliyetlerini yükseltti. Başta GLP olmak üzere piyasaya sadece maliyeti yüksek seçenekler sunan kurum, 27 Ocak itibariyle ortalama fonlama maliyetini yüzde 10,27’ye kadar yükseltti. Bu oran 30 Aralık’ta yüzde 8,31, 15 Kasım’da ise yüzde 7,82 seviyesindeydi. Merkez Bankasının dün açtığı döviz ihalesi ise piyasalarda dolara olan açlığın azaldığını gösterdi. 1 milyar dolarlık TL depo karşılığı döviz depo ihalesine 900 milyon dolarlık talep geldi. Talepteki düşüşün de etkisiyle dolar 3,79’un altını gördü.
YAPILMASI GEREKENLER
Kapitalfx Araştırma Müdür Yardımcısı Enver Erkan, bundan sonraki süreçte yatırım yapılabilir notunu tekrar kazanmak için yapılması gerekenleri şöyle özetledi: “En başta Türkiye’nin cari açık veren bir ülke olmasından dolayı dış finansman ihtiyacının neden olduğu bir dışsal şoklara karşı duyarlılık durumu var. Yüksek enflasyon, yüksek cari açık gibi iç kaynaklı kırılganlık artırıcı faktörlerde yapısal reformlar kanalıyla kalıcı iyileşmenin sağlanması gerekiyor. Yapısal reformların birinci sıraya gelebilmesi için ise siyasal ve jeopolitik olumsuzlukları bir an önce halletmek gerekiyor. Ana odak noktamız ekonomimizdeki yapısal reformlar olabilirse, Türkiye atacağı adımlarla yeni bir ekonomik hikaye yazabilir.”
KIRIK NOTUN NEDENİ DÜŞÜK BÜYÜME VE SORGULANAN MERKEZ
Kredi derecelendirme kuruluşlarının aldığı kararları değerlendiren İstanbul Kültür Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi V. Dekanı Prof. Dr. Durmuş Dündar, not düşüşündeki birinci sebebin “2016 büyümesinin 31 Mart günü beklendiğinden düşük açıklanacak olması” şeklinde açıkladı. “İkinci önemli konu ise, Merkez Bankası bağımsızlığı konusunda halen kuşkuların olmasıdır” diye konuşan Dündar, şöyle devam etti: “Bankacılık sistemindeki yavaşlama özellikle özel sektörün döviz borçlarının risk oluşturması notun düşük olmasına neden oldu.
Not kararları çoğu piyasalar tarafından bekleniyordu. Siyasi ve politik riskleri de göz önüne alındığında açıklamalar, pek fazla sürpriz sayılmamalı. Önümüzdeki dönem ekonomide yapısal reformlar gerçekleştirilir ve başkanlık sisteminde de başarılı olursa notların iyileştirilmesi de gündeme gelecektir.” Öte yandan Fitch Ratings’in Türkiye’nin yabancı para cinsinden uzun vadeli kredi notunu BB+’ya indirmesini değerlendiren Morgan Stanley, not indirimi kararında siyasi görünüm ve güvenlik durumunun ekonomik temel göstergelerden daha etkili olduğunu düşündüklerini belirtti. Yatırım yapılabilir seviyede notu kaybeden ülkelerin bu notu geri kazanmalarının ortalama 6,1 yıl sürdüğünü tespit ettiklerini belirten Morgan Stanley, “Türkiye’nin büyüme ve mali disiplin alanında benzerlerinden genellikle daha iyi performans gösterdiği dikkate alındığında, yatırım yapılabilir statüsünü geri kazanması daha az sürebilir” dedi.
1 YILLIK NOT HİKAYESİ
* 27 Şubat 2016: Fitch, Türkiye’nin BBB- kredi notu ve durağan görünümünü teyit etti.
* 9 Nisan: Moody’s, Türkiye’nin ‘yatırım yapılabilir’ kredi notunu ve ‘negatif’ not görünümünü değiştirmedi.
* 6 Mayıs: S&P, Türkiye’nin ‘BB+’ olan kredi notunu teyit etti, not görünümünü ise ‘durağan’a yükseltti.
* 20 Temmuz: S&P, Türkiye’nin kredi notunu BB+’dan BB’ye, görünümünü ise ‘durağan’dan ‘negatif’e indirdi.
* 25 Temmuz: Türkiye’nin kredi notunu ve not görünümünü ‘negatif’ izlemeye alan kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s, 90 gün izleme kararı aldı.
* 19 Ağustos: Fitch, Türkiye’nin kredi notunu ‘BBB-’ ile ‘yatırım yapılabilir’ olarak teyit etti. ‘Durağan’ olan not görünümünü ise negatife çevirdi.
* 24 Eylül: Moody’s Türkiye’nin kredi notunu yatırım yapılabilir seviyenin altına indirdi, görünümünün ise durağan olduğunu kaydetti.
* 27 Ocak 2017: 20 Aralık 2016’da bu yılki takvimini açıklayan Fitch, Türkiye’nin notunu yatırım yapılabilir seviyesinin altına indirdi. S&P ise görünümü sürpriz şekilde ‘durağan’dan ‘negatif’e çevirdi.

Henüz yorum yapılmamış.