Özel / Analiz Haber
İRAN SEÇİMLERİ: Ahmedinejad Ruhani'ye mi karşı?
İran devlet televizyonu İran Başkanı Ruhaninin değil, İran dini lideri Ayatullah Ali Hameney denetimi altında bulunuyor. Maaş Bordrosu Skandalı, Devlet Televizyonu yayınları ve diğer gelişmeler akıllarda şu soruyu getiriyorudu. Tüm bunların arkasında kim vardı?
İran seçimlerine dokuz ay kala Ruhani taraftarları analist ve uzmanlara seçimi bir daha kazanıp kazanamayacağını sormaya başladı.
Halkın ekonomik olanaklarda yaşadığı hayal kırıklığı, yaptırımların kaldırılacağı yönündeki beklentilerinin karşılanamaması, Batı karşıtlığı ile bilinen Mahmud Ahmedinejad’ın popülaritesi ve şansını tekrardan artırdı.
Arya News Ajans’ın yayın yönetmeni Amir Mohebbian, kendisini pragmatist muhafazakâr olarak tanımlıyor, verdiği demeçte: ‘’Nükleer anlaşmasından önce Ruhani bu sorunun çözümü diğer sorunlarımız da çözecektir, dedi. Beklenti çok yüksekti, bu hataydı.’’ İfadelerini kullandı.
Mohebbian, Ruhani’nin ikinci hatasını şöyle açıklıyor: ‘’Ruhani’nin ikinci hatası nükleer anlaşması için bir kazan kazan oyunu benzetmesidir. İnsanların şimdilerde söylediği ABD reaktörlerimize yaklaşarak kazandı, peki İran ne elde etti?’’
NÜKLÜEER ANLAŞMASI RUHANİ’Yİ NASIL SEKTEYE UĞRATTI?
Çoğu İranlı ABD’yi anlaşmanın yükümlülüklerini yerine getirmemek ve Avrupalı müttefiklerini yavaş hareket etmekle suçlarken Ruhani ve destekçilerinin dikkatleri ekonomik kazanımlardan başka noktalara çekiyor. Onlara göre bu anlaşma savaş tehdidini ve yükselen İran düşmanlığını azalttığını savunuyorlar.
Tahran Üniversitesi Dünya Araştırmaları profesörü Foad Izadi: ‘’ Eğer anlaşma koşulları söylendiği gibi kalırsa Ruhani yeniden seçilme konusunda güçlükler yaşayacak. Ruhani 2013’te %51’den az bir oyla kazandı, bu çok ince bir marjdı.’’
Ruhani destekçileri ise ekonomik performansın anlaşma ile beraber geçen üç aylık süreçle değil, Ahmedinejad sonrası geçen üç yıla göre değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor.

Ruhani iktidara geldiğinde %40’lık bir enflasyonu miras aldı. Liberal bir ekonomist olan Saeed Leylaz, MEE’ye yaptığı açıklamada şu an göstergelerin pozitif olduğunu ve İran endüstrisinin yeniden çalışmaya başladığını kaydetti. ‘’Enflasyonu düşürmeye devam ediyoruz ve şu an %8 civarında 1990’lardan bu yana çift rakamın altına inmemişti.’’
Leylaz, bunun yeterli olmadığının farkında olduklarını belirterek, tam bir iyileşme için henüz çok yol kat etmek gerektiklerinin farkında olduklarını söyledi.
SİNYALLER İRAN EKONOMİSİNİN YARA ALDIĞINI GÖSTERİYOR
İran sokaklarının nabzını ölçmek için MEE (Middle East Eyes) Tahran ve Amol’un güneyini dolaştı. Karşılaştıkları manzarada hem satıcı hem alıcıların genel şikâyeti gerkli ürünleri almaları için ellerinden yeterli paranın bulunmadığıydı.
Rey şehrinde kadın kıyafeti satıcılığı yapan 29 yaşındaki Muhammed:’’Ahmedinejad zamanında enflasyon çok yüksekti; ama ekonomi büyük bir durgunluğun içinde değildi.’’ İfadelerini kullandı. Devamında ise Muhammed şunları kaydediyor: ‘’Oyumu iki kez Ahmedinejad’a verdim, 2013’te ise Ruhani’ye verdim. Eğer önümüzdeki seçimlerde aday olursa bu kez oyumu Ahmedinejad’a vereceğim.

Çocuk kıyafetleri satan bir bayan olan Atikeh ise yaptığı açıklamada ‘’Gördüğünüz gibi hiç müşterimiz yok. Nükleer anlaşmadan sonra her şeyin daha iyi olmasını bekledik; ama Ahmedinejad zamanından daha iyi bir halde değiliz.’’
İran piyasasındaki talep azlığı, fabrikalardaki üretimi etkileyen diğer önemli unsurlardan birisi. Şu an üreticiler normal kapasitelerinin ancak yarısını kullanabilmekteler.
GÜÇLÜ SESLER RUHANİ’Yİ UTANDIRTMAK İSTİYOR
İranlı liberaller ekliyor, İran ekonomisi Ahmedinejad’ın sekiz yıllık iktidarının son iki yılına yığılmıştı. Ahmedinejaad’ın 6 yıllık döneminde ise ekonomi Tahran dışına yayılma olanağı bulmuştu.

Ahmedinejad, İran’ı boydan boya geziyor halka ihtiyaçlarının ne olduğunu soruyordu. Tahran dışında bulunan kırsal bölgelere yollar, hastaneler, parklar ve klinikler açıyordu. Halk şu ana nazaran icraatları somut olarak görüyordu, bu durum enflasyonu unutturuyordu. Ahmedinejad da enflasyon için ülkesine yönelik uygulanan uluslararası yaptırımları suçluyordu.
SKANDALLAR BAHARI
Bu bahar, Ruhani’yi oldukça zora sokacak bir gelişme yaşandı. Genel finans ve sigorta sisteminin yöneticilerinin maaş bordrolarının ortaya çıkması Ruhani hükümetini tam bir skandala karşı karşıya bıraktı. İran tarihinin en yüksek maaşları olan bu rakamlar bir İranlı memurun yedi aylık maaşına denk geliyordu.
Daha sonrasında bu şirketlerin yöneticileri istifa etmeye zorlandı; ancak skandalların arkası kesilmedi. Bu durumun devlete ait diğer şirket ve bankalarda da aynı durumda olduğu anlaşıldı. Ruhani maaşların düzenlenmesi için emir verdiyse de bu skandallar en az nükleer anlaşmalar kadar hükümetine zarar verdi.
Ortada net olan bir şey vardı: hem medyada hem hükümette Ruhani hükümetini zor durumda bırakmaya çalışan güçlü bir ses vardı.
Ruhani’ye karşı yürütülen kampanyanın kanıtlarından bir diğeri de devlet TV’sinde sürekli olarak hükümet aleyhinde yayınlar yapılması ve yalnızca kötü öykülere ışık tutulmasıydı.
İran devlet televizyonu İran Başkanı Ruhani’nin değil, İran dini lideri Ayatullah Ali Hameney denetimi altında bulunuyor. Maaş Bordrosu Skandalı, Devlet Televizyonu yayınları ve diğer gelişmeler akıllarda şu soruyu getiriyorudu. Tüm bunların arkasında kim vardı?
AHMEDİNEJAD MEYDANLARA İNİYOR
İşte tüm bu soruların akılları karıştırdığı bir süreçte Mahmud Amedinejaad yeniden İran başkanlığına aday olacağının sinyallerini veriyordu. Ahmedinejaad ülkenin dört bir yannı turluyor bölgesel toplantılarda halkla bir araya gelerek yeniden dönme fikrini yüksek perdeden dillendirmeye başlıyordu.

Ahmedinejaad çalışmalarına başladığında İran'da resmi seçim çalışmalarının start vermesine henüz bir yıldan fazla bir süre vardı ve TV’de görünmüyordu. İran dini liderinin, Ahmedinejaad’ın yeniden seçilme şansının artmasını istmemesi onun önündeki en büyük engellerden biri.
ANKETLER NE SÖYLÜYOR?
Tahran Üniversitesi Kamuoyu Araştırmaları öğretim üyesi İbrahim Muhsini yapılan anketler içinde en güvenilir anketör olarak bilinmekte.
Onun son yaptığı araştırmada, telefonla katılımcılarla yapılan görüşmeden İran halkının %74’nün Nüklüer anlaşması atılan adımlardan memnun olmadığını ortaya çıkarıyor. Ahmedinejaad’ın yükselişine rağmen deneklerin %63’ü yürürlükteki mevcut anlaşmayı onayladıklarını belirtiyor.
Yabancı anketörler ise İran anket sistemini eleştirerek İranlıların yapısı gereği bir yabancıya siyasi görüşlerini açıklama eğilimleri bulunmadığı dolayısıyla bu anketlerin gerçeği yansıtmadığını ifade etti. Zaten Muhsini de İran halkının anket kültürünün zayıf olduğunu belirtti.
AHMEDİNEJAD AVANTAJINI YİTİRDİ Mİ?
Mohseni’ye göre maaş bordroları skandalı Ruhani’nin imajına çok büyük etki ettiği yönündeki yaklaşımlar doğru değil, ancak sorunların bir çoğu söylendiği gibi Ahmedinejad’ın değil, Ruhani zamanında ortaya çıkmış durumda. Ele alınan konular ise büyüklüğüne göre oldukça bölgesel olarak kabul edilebilir.
Mohseni İran’ın 2005 yılında İran’nın karşı karşıya kaldığı yaptırımlar konusunda da oldukça hassas.
İran o yıl bazı tavizler önerdi. Bu tavizleri önerdiğinde uluslararası bir yaptırım yoktu, Avrupa Birliği yine de ekonomik insiyatifler uyguladı. Görüşmeler, G.Bush tarafından uygulanan katı yaptırımların bayatlamasını sağladı.
İran adına geçen yılki görüşmeleri sürdüren Javad Zarif, aynı zamanda BM temsilcisi, uygulanan yaptırımları insani olmadığını belirterek, suçlu olarak gösterilen Ahmedinejaad ile yaptırımların başlama tarihinin paralellik göstermediğini belirtti.
2017 yılında yapılacak İran başkanlık seçimleri işte tüm bu tartışmaların gölgesinde geçiyor. Ruhani, Hamaney ve Ahmedinejaad denklemin baş aktörleri ama seçim yaklaştıkça ortaya nelerin çıkacağı henüz belli değil.
Jonathan Steel
*Düşünce Mektebi için çeviren Mehmed Mazlum Çelik

Henüz yorum yapılmamış.