Sosyal Medya

Güncel

'Yaverleri kuvvet komutanları seçer'

Eski Genelkurmay Başkanı Necdet Özel, darbe girişimi sonrası tutuklanan yaverlerin kuvvet komutanlarınca seçildiğini, bunun ardından Genelkurmay 2. Başkanı, Genelkurmay Başkanı ve Cumhurbaşkanı'nın sırayla seçilenler arasından tercih yaptığını söyledi.



Gülen örgütünce düzenlenen darbe girişiminde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar ve kuvvet komutanlarının neredeyse tamamının yaverleri rol aldıkları şüphesiyle tutuklandı. Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’ın yaveri Yarbay Levent Türkkan, Fetullah Gülen örgütüne mensup olduğunu ve nasıl faaliyet gösterdiğini de itiraf etti. Girişim sonrası en çok merak edilen konu, devletin en üst düzey yöneticilerinin yanı başındaki bu örgüt şüphelilerinin kimler tarafından bu göreve seçildiğiydi. Hürriyet'ten Fikret Bila'ya konuşan Genelkurmay eski Başkanı Akar bu soruya "Kuvvet komutanları seçiyor" yanıtını verdi.

Cumhurbaşkanı yaveri nasıl seçiliyor ?

Necdet Özel bu soruya şu şekilde yanıt verdi:

“Sayın Cumhurbaşkanı’nın bir başyaveri vardır ve Karacıdır. Bir de Kara, Hava, Deniz, Jandarma olmak üzere dört tane de kuvvet yaveri vardır. Süresi dolan yaverin yerine kimin atanacağı konusunda ilgili kuvveti çalışma yapar. Adayları seçer ve geçmişleriyle birlikte Genelkurmay’a sunar. O sıralamayla birlikte Genelkurmay 2. Başkanı’nın onayından geçtikten sonra Genelkurmay Başkanı’na gelir. Genelkurmay Başkanı’na, Cumhurbaşkanı’na sunar ve Sayın Cumhurbaşkanı da içlerinden seçer. En son atamalar da bu şekilde yapılmıştır.

Askeri hakim atamaları

15 Temmuz sonrası askeri yargıya mensup birçok kişi de gözaltına veya açığa alındı.Gülen örgütünün askeri yargıda da örgütlendiği anlaşıldı. Askeri hâkimlerin nasıl atandığına ilişkin işleyişi de Özel şöyle anlattı:

“Askeri hâkim atamalarına Genelkurmay müdahil değildir. Askeri hâkimlik bir sınıftır. Piyade sınıfı, topçu sınıfı gibi. Askeri hâkimler için ayrı bir yasa var. Askeri hâkimler 3’lü kararname ile atanır. Milli Savunma Bakanı, Başbakan ve Cumhurbaşkanı’nın imzasıyla. O nedenle askeri hâkimlerle Genelkurmay’ın bir ilgisi yoktur. Askeri Yargıtay ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesi, Milli Savunma Bakanlığı’na bağlıdır. Askeri hâkimlerin sicillerini de Genelkurmay vermez.”

Ordu'da yeniden yapılanma

15 Temmuz sonrasında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnamelerle TSK’da yeniden yapılanmaya gidildi. Kuvvet komutanları Milli Savunma Bakanı’na bağlandı. Askeri liseler kapatıldı. Milli Savunma Üniversitesi kurulması kararı alındı. Bir Milli Savunma Üniversitesi kurulmasının yararlı olacağı fikrine Necdet Özel de katılıyor. Genelkurmay Başkanı’nın Cumhurbaşkanı’na bağlanması modelinin ise başkanlık sisteminde daha iyi çalışacak bir model olduğunu düşünüyor. Akseri liselerin kapatılması gibi düzenlemelerde ise acele edilmemesi gerektiği kanaatinde. Özel'in bu konuda değerlendirmesi şöyle:

“TSK’nın geleneksel ve kurumsal yapısı ile emir-komuta birliğinin dikkate alınmasının ve konunun daha detaylı bir şekilde incelenmesinde yarar görürüm.”

"Paralelci olduğu iddiasına 'hayır' dedi"

 

Muharrem Köse
 
 

Örgütle bağlantılı olduğu iddiasıyla tutuklanan ve üzerinde en çok konuşulan isimlerden biri de Genelkurmay Adli Müşaviri olarak görev yapan Albay Muharrem Köse oldu. Peki Muharrem Köse nasıl Genelkurmay Adli Müşaviri oldu? Bila'nın araştırmasına göre Köse’nin atanmasına ilişkin süreç şöyle gelişti:

"Necdet Özel, 2011 yılında Genelkurmay Başkanlığı görevini aldığında, Genelkurmay Adil Müşaviri Tümgeneral Hıfzı Çubuklu tutukluydu. Yerine bakan albay da bir süre sonra emekli oldu. Genelkurmay Adli Müşavirliği böylece boş kaldı. Necdet Özel o zaman, Genelkurmay İkinci Başkanı’ndan Genelkurmay’a bir adli müşavir bulunmasını istedi. İkinci Başkan, hukukçu subaylar arasında araştırma yaptırdı. Askeri Yargıtay Üyesi Albay Muharrem Köse’nin adli müşavirlik için uygun olduğu kanaatine varır. Bu tercihin nedenlerinden biri Köse’nin alanında doktora yapmış bir uzman hukukçu olmasıdır. İkinci Başkan, Necdet Özel'e, adli müşavir olarak Muharrem Köse’yi önerir. Necdet Özel, müşavirlikten daha üst bir görev olan Askeri Yargıtay üyeliğinden müşavirliğe atanmanın doğru olup olmayacağını sorar. Köse’nin Askeri Yargıtay üyeliğini bırakıp adli müşavirlik görevini üstlenmeye hazır ve istekli olduğu yanıtını alır ve atama yapılır. Ancak, bir sure sonra Köse’nin, Fetullahçı olduğu iddiaları yayılır. Necdet Paşa, Köse’yi çağırıp sorar, 'Senin hakkında paralelci olduğuna dair iddialar var. Var mı ilişkin, ne diyorsun?' Köse, 'Hayır komutanım' yanıtını verir. Necdet Paşa, Milli Savunma Bakanlığı’na yazı yazarak hakkında soruşturma isteyeceğini, kendisinin bakanlığa başvurmasının yerinde olacağını söyler. Özel Paşa, Bakanlığa yazı yazarak Köse hakkında soruşturma ister. Bunun üzerine Milli Savunma Bakanılığı, bir müfettiş görevlendirir ve inceleme yaptırır. İnceleme sonunda gelen rapor temizdir. Köse görevine böylece devam eder."

"Hakknda suç duyurusunda bulundu"

Tutuklananlar arasında Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’ın yaveri Yarbay Levent Türkkan’ın açıklamaları günlerce konuşuldu. Yarbay Türkkan ifadesinde, Gülen örgütüne üye olduğunu ve hem Necdet Özel’i hem Hulusi Akar’ı makam odasına koyduğu cihazlarla dinlediğini ve bu cihazı da ‘abi’ olarak bilinen örgüt mensubuna düzenli olarak verdiğini belirtti. Yoksul bir ailede büyüdüğünü, subay olmak istediğini ve Fetullahçılarla tanıştığını, onların kendisini yönlendirdiğini, 1989’da girdiği askeri lise sınavının sorularını da verdiklerini itiraf etti. Necdet Özel ile görüşen Bila, Levent Türkkan’ın emir subayı olmasının öyküsü şöyle anlatıyor::

"Necdet Paşa’nın uzun yıllar birlikte çalıştığı ve Paşa emekli olunca emekli olan emir subayı işlerin yoğunluğu nedeniyle bir yardımcı almak istiyor. Kimi alabileceği konusunda Destek Grup Komutanlığı’yla konuşuyor. Destek Grup Komutanı, erken terfisi olan, o dönemde binbaşı rütbesindeki Levent Türkkan’ı öneriyor. Türkkan, emir subayı yardımcısı olarak göreve başlıyor."

"CIA konuşulmadı"

Necdet Özel ile ilgili tartışılan konulardan biri Hasdal Cezaevi’nde tutuklu olan general, amiral ve subaylara yaptığı ziyaret. Bu ziyaretle ilgili birçok iddia ortaya atıldı. Örneğin Ahmet Zeki Üçok, bu ziyarette tutuklu olan Hava Orgeneral Bilgin Balanlı’nın Necdet Paşa’ya, “FETÖ, CIA işidir” dediğini, Necdet Paşa’nın da “Aynı kanaatteyim” dediğini öne sürmüştü.

Necdet Paşa, Balanlıile aralarında böyle bir konuşma geçmediğini belirtti:

“O ziyareti 2011 Ekim ayında yaptım. Daha ortada FETÖ lafı yok. Cemaat var ama terör örgütü nitelemesi yok. O tarihte FETÖ, CIA konuşması niye geçsin ki? O tarihte böyle bir olay yok. 2011’de kim biliyordu bunu? Bunlar asılsız iddialardır.vBen o ziyarette 5-6 kişiyle görüştüm. İddianameyi Genelkurmay Başkanı olunca okuduğumu, dava açıldıktan sonra göreve geldiğimi söyledim. Ben elbette sizleri tanıyorum dedim. Diyalog yoluyla sorunları çözmeye çalışacağımı belirttim ve öyle de yaptım."

"YAŞ Genelkurmay Başkanı’nın tekelinde bir kurul değildir"

Özel'e yöneltilen eleştirilerden biri de Ergenekon, Balyoz davası mağdurlarına sahip çıkmadığı, onları TSK’dan çıkardığı ve yerlerine Gülencilerin getirdiği yolunda. Özel bu iddiaya ise şu yanıtı verdi:

“2011’de göreve gelir gelmez, tutuklu olan arkadaşların görev sürelerinin uzatılmasını Başbakan ve Cumhurbaşkanı’na ilettiğimi ve kabul gördüğünü belirtmiştim. Ondan sonraki yıllarda hâlâ tutuklu olup hüküm giymemiş, rütbe bekleme süresini doldurmayan hiçbir general ve amirali Yüksek Askeri Şûra gündemine almadım. ‘Necdet Paşa bizi tasfiye etti, yerimize FETÖ’cüleri aldı’ diyorlar. Böyle bir şey yok. Sadece emekliliği gelmiş olanlar emekliye sevk edildiler. YAŞ Genelkurmay Başkanı’nın tekelinde bir kurul değildir. 2010 Şûra’sında tutuklu olan üç arkadaşımız bir üst rütbeye yükseltildiler. Ancak Başbakan ve Cumhurbaşkanı onaylamadı. 2014’e kadar beklediler. Ben 2014’te siyasi iradeye teklifte bulundum. Kabul ettiler ve bu arkadaşlara yükseltildikleri rütbeler verildi ve o rütbeden emekli oldular. Ayrıca ben birçok yasal değişiklik teklifi de yaptım ve kabul gördü. Benim arkadaşlarıma destek için ne kadar uğraş verdiğime sayın bakanlar şahittir. Tutuklu olup Yargıtay’ca hükmü onaylanan arkadaşlardan 60 kadar kişiyi ihraç etmedik. Anayasa Mahkemesi’ne yapılan bireysel başvuruların sonuçlarını bekledik. 2014-2015 yıllarında Balyoz mağduru arkadaşlar terfi ettiler. İç hukuk yolları tükenmemiştir diye Anayasa Mahkemesi bireysel başvurularını bekledik.”

"2010 yılından itibaren YAŞ’ta ilişiği kesilen personel bulunmamaktadır"

Necdet Özel, Bila'ya TSK’dan yapılan ihraçlarla ilgili olarak dün verdiği röportajda rakamlar ve tarihlerde bazı hatalar olduğunu belirtti ve doğrularının şöyle olduğunu ifade etti:

“2014 yılı başından itibaren görevimi tamamladığım ana kadar çeşitli kanallardan bize ihbar edilen personel sayısı 1.758’dir. Bu ihbarlardan 1.711’nin incelemesi yapıldı. Ben görevden ayrıldığımda 47’sinin incelemesi devam ediyordu. 1984-2009 yılları arasında Yüksek Askeri Şûra kararıyla FETÖ’ye mensup olduğu anlaşılan 400 askeri personelin TSK ile ilişiği kesilmiştir. 2010 yılından itibaren YAŞ’ta ilişiği kesilen personel bulunmamaktadır. 2012 yılında kabul edilen TSK Disiplin Kanunu ile ihraçlar kuvvet komutanlıklarında ve Genelkurmay’da teşkil edilen Yüksek Disiplin Kurulları'yla oldu. Bize ulaşan ihbar ve iddialarla ilgili anında adli ve idari işlem yapılmıştır.”

Kaynak: Hürriyet

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.

Tasarım ve Kodlama BEYRİBEY BİLİŞİM