Sosyal Medya

Dünya

Unutulan ülke Uganda bizim neyimiz olur?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün Afrika turuna çıktı. Ziyaretin bir ayağında da Uganda var. Cumhuriyet tarihinde Cumhurbaşkanı düzeyinde yapılan bu ilk ziyaret, tarihi önem taşıyor. Ankara'nın geride kalan 93 yılda unuttuğu bu Afrika ülkesi neden önemli? Bizim için ne anlam ifade ediyor? Bir başka ifadeyle "Uganda bizim neyimiz olur?”



Uganda, Orta Afrika’da İslam Konferansı Teşkilatı’na üye olan ülkelerdendir. Denize kıyısı olmayan Uganda’nın sınır komşuları; kuzeyde Güney Sudan, doğuda Kenya, güneyde Tanzanya, güneybatıda Ruanda ve batıda ise Demokratik Kongo Cumhuriyeti’dir. Uganda’nın başkenti ise Kampala’dır.

Uganda’nın içerisinde özerk bir krallık olarak Buganda Krallığı da yer alır. Yaklaşık olarak 36 milyon nüfusa sahip ülkenin yüzde 85’i Hristiyanlık inancına sahip. Hristiyan nüfusun da yüzde 42’si Katolik yüzde 36’sı ise Anglikanizm mezhebine mensuptur. Uganda’da halkının sadece yüzde 12’lik bir kesimi Müslümanlardan oluşuyor. Değişik yerel inanca sahip halk  ise yüzde 3 gibi küçük bir oranı oluşturuyor.

Tropikal iklimin hakim olduğu Uganda’nın büyük bir kısmı yüksek rakımda yer alıyor. Bu nedenle sıcak havanın etkisi çok fazla hissedilmemekte genel olarak serin bir hava hissedilmektedir. Ülkede genel olarak iki dil konuşulmaktadır. Bunlardan ilki sömürge düzeninin bir etkisi olarak İngilizce, ikincisi ise 2005 yılında kabul edilen yeni yasaya göre Swahilice. Bu iki dil, resmi dil statüsündedir. Bu iki dilin haricinde ülkenin içerisinde özerk bir yapıya sahip olan Buganda Krallığı’nın resmi dil olarak kullandığı Bantu dil grubu üyesi Luganda dili kullanılmaktadır.

Uganda’nın Kısa Tarihi

Geçmiş dönemlerden itibaren Uganda’da birçok krallığın kurulduğu ve hakimiyet sürdüğü biliniyor. Özellikle 15. yüzyıldan itibaren ülkenin güney kesimlerinde birçok krallık kuruldu. Bu krallıklar arasında en önemlisi hala da varlığını devam ettiren Buganda Kralllığı’dır. Uganda halkının İslamiyet’le tanışması ise, erken dönemlerde Arap tüccarların ticaret amaçlı bölgeye gelmeleri sayesinde oldu.

19. yüzyılın ikinci yarısı ile birlikte bölgeye Avrupa’dan da seferler düzenlenmeye başlanır. Avrupa’nın yeni yeni başlayan ilgisiyle birlikte Afrika ve özelde Uganda’da yeni bir dönem başlar ve sömürge faaliyetleri hızlanır. Sömürge faaliyetlerinin temelini misyonerlik çalışmaları oluşturur.

Sömürgeci Birleşik Krallık 1890 itibariyle Uganda’nın tamamına hakim olur, ekonomik olarak pamuk ve kahve ekimine önem verir. Demiryolu hattı kurularak diğer Afrika ülkeleri ile ticaret ağı oluşturulmaya çalışır.

20. yüzyılın ikinci yarısına doğru geldiğimizde ise sömürge anlayışından kurtulmanın yollarının arandığı görülür. Partiler kurulur ve meclis oluşturulur. Yerel temsilciliklerde siyahi yerliler söz sahibi olmaya başlar. 1958 yılında gerçekleştirilen ilk meclis seçimlerinde sonucu Uganda halkı milletvekillerini seçmiştir. Uganda, 9 Ekim 1962 yılında Büyük Britanya'dan ayrılarak bağımsızlığını ilan etmiş, o gün kadar Kral Mutesa II. unvanı ile Buganda Krallığı'nı yöneten Edward Mutesa  ülkenin ilk devlet başkanı seçilmiştir. 

Uganda-Osmanlı İlişkisi

Doğu Afrika’nın Büyük Göller bölgesini hâkimiyeti altına almayı planlayan Osmanlı’nın Mısır Valisi Hidiv İsmâil Paşa, 1872’de İngiliz asıllı Sir Samuel Baker kumandasında gönderdiği askerler Ankoli ve Lango’yu ele geçirdikten sonra Buganda topraklarına girdiler. 1874’te Samuel Baker’in istifa edip İngiltere’ye dönmesi üzerine İsmâil Paşa’nın Hartum’a vali tayin ettiği Charles Gordon kaymakam Chaille-Long’u hediyelerle I. Mutasa’ya gönderdi. 20 Haziran 1874 tarihinde I. Mutasa ile görüşmeyi başaran Chaille-Long ertesi gün I. Mutasa’nın sarayının üstünde Osmanlı bayrağının dalgalanmasını sağladı. 16 Ağustos’ta Bunyoro Krallığı’nı ziyaret edip Kral Kabarega’ya Vali Gordon Paşa’nın gönderdiği hediyeleri sundu.

Bu olumlu gelişmeler üzerine Hidiv İsmâil Paşa’nın ertesi yıl Buganda’ya yolladığı Ernest de Bellefonds 12 Nisan 1875’te I. Mutasa ile görüşüp kendisini Osmanlı padişahına tâbi olmaya davet etti. Emin Paşa, Gordon Paşa’nın siyasî memuru sıfatıyla 1877 ve 1878’de Nur Efendi Muhammed kumandasındaki askerlerle birlikte I. Mutasa’nın yaşadığı Rugaba şehrine giderek Gordon Paşa’nın ve Mısır hidivinin hediyelerini kendisine verdi. Yapılan bu seferler sonucunda Osmanlı-Mısır birlikleri I. Mutasa’yı iç işlerinde serbest bırakıp topraklarını Hattıistivâ Müdürlüğü’ne dahil ettiler. Böylece Uganda, Osmanlı toprağı ilân edilip durum İstanbul’a bildirildi. 1880’li yılların başında Hartum’da Mehdî hareketi ortaya çıkınca hidivlikle Uganda arasındaki ticaret kesildi. Emin Paşa, beraberindeki Osmanlı askerleriyle yıllarca Uganda topraklarında kalarak yerli kabileleri Osmanlı Devleti’ne bağlamaya çalıştı.

ğğğğğ
  Afrika Boynuzu, Etiyopya, Somali, Eritre ve Cibuti'yi içine alan ve Afrika'nın doğu bölümünün Arap Yarımadası'nı çevreleyen bölgesine verilen ad.

Emin Paşa Kimdir?

Alman kökenli Emin Paşa, 1840 yılında Prusya'nın Silezya eyaletinde doğar. Asıl adı Edward Schnitzer'dir. Tıp eğitimi görerek doktor olan Schnitzer 1864 yılında Viyana'ya giderek Osmanlı Büyükelçiliği'ne başvurur ve Osmanlı Devleti'nin hizmetine girer. O zaman Osmanlı Devleti'nin sınırları içerisinde bulunan Arnavutluk'ta doktor olarak görev yapan Schnitzer, Türkçe öğrenir, Arnavutluk'ta iken, Vali İsmail Hakkı Paşa'nın takdirini kazandığından, kendisine Yüzbaşı rütbesi verilir.

Schnitzer, bunun üzerine, Mehmet Emin adını alır. Aynı zamanda bir doğa bilgini olan Mehmet Emin'in Arnavutluk'ta iken bitki çeşitlerine ilgi gösterdiği biliniyor. Mehmet Emin daha sonra Osmanlı istihbarat örgütünde görev yapar, Vali İsmail Hakkı Paşa'nın Sultan Aziz tarafından azledilmesi ve Trabzon'a sürülmesi üzerine Mehmet Emin de onunla birlikte Trabzon'a giderek doktorluk yapar. Hakkındaki sürgün kararı kaldırılarak Yanya Valisi olarak atanan İsmail Hakkı Paşa ile birlikte Yanya'ya da giden Mehmet Emin, onun vefatı üzerine Afrika'ya geçer ve Sudan Eyaleti'nin başkenti Hartum'da doktorluk yapar.

O sıralarda Mısır Osmanlı Devleti'nin bir bölümünü oluşturmakla birlikte, ülkeyi Osmanlı Padişahı adına yöneten ve Hidiv adı verilen bir vali ile Mısır'ın ayrı bir de hükümeti mevcuttur. 1864'te tahta çıkan Hidiv İsmail Paşa bir modernizasyon programı uygulamaya başlar ve İngilizlerin baskısı ile İngiltere'den idari ve askeri alanlarda görev yapacak uzmanlar getirtir.

İsmail Paşa, Sudan Eyaleti'nin en güney ucundaki Hattı Üstüva (Ekvator) Vilayeti'nin başına da İngiliz Afrika Araştırmacısı Samuel Baker'i atar. Mısır Hidiv'i 1874'te istifa eden Baker'in yerine de İngiliz Charles Gordon'u (Gordon Paşa) getirir. Dr. Mehmet Emin de 1876'da Hartum'dan ayrılarak Hatt­ı Üstüva Vilayeti'nin merkezi Lado'ya gider ve Gordon Paşa tarafından Başhekimlik görevine atanır.

Dr. Mehmet Emin Lado'da doktorluğun yanı sıra zooloji ve botanik alanında da bilimsel araştırmalar yapar ve yüzlerce bitki ve hayvan türünün tanımlarını yazarak Avrupa bilim çevrelerinde ün kazanır. Gordon Paşa'nın 1878'de Sudan Genel valiliğine getirilmesi üzerine, Dr. Mehmet Emin Paşa Hattı Üstüva valisi olur. Mehmet Emin Paşa Valiliği sırasında, vilayetin topraklarını güneye doğru genişletir ve üs sayısını sekizden elliye çıkartır.

1881 yılında Mehdilik iddiası ile Sudan'da başkaldıran Muhammed Ahmed Sudan'ın bütün Vilayetlerini ele geçirmekle birlikte, Mehmet Emin Paşa uzun süre direnir, ancak 1887'de başkent Lado'yu terk etmek zorunda kalarak, Vilayet'in merkezini daha güneye Albert gölünün kıyısındaki Kibiro'ya nakleder.

...

Emin Paşa Mısır Hidivinin kendisine destek olmayacağını anlar ve Prusya Krallığı'nın hizmetine girer. Alman sömürge topraklarının genişletilmesine yardımcı olur. Esir ticaretine karşı olan Mehmet Emin Paşa'nın 1892'de Kongo'da esir ticareti yapan bir aşiret tarafından öldürüldüğü biliniyor.

Türkiye-Uganda Siyasi İlişkileri

Türkiye, Afrika ortaklık politikası doğrultusunda önemli bir ekonomik potansiyele sahip olan Uganda ile ilişkilerini geliştirmek istiyor. Bunun neticesinde 2010 yılında Kampala’da Türkiye büyükelçiliği açıldı. Devamında 2011 yılında da Uganda Ankara’da büyükelçiliğini faaliyete geçirdi.

Uganda Cumhurbaşkanı  Yoweri Kaguta Museveni, 4-6 Mayıs 2010 tarihinde Cumhurbaşkanı olan Abdullah Gül’ün konuğu olarak Türkiye’ye bir gezi düzenledi. Museveni, ayrıca 31 Mayıs-1 Haziran 2012 tarihlerinde İstanbul’da düzenlenen II. İstanbul Somali Konferansı’na da katıldı.

Türkiye’nin Uganda ile yaptığı ilk ticaret hamlesi ise 2015 yılına dayanıyor. Bu ikili ticaret hacmi 29 milyon dolar civarında gerçekleştirildi. Bunun 22 milyon dolar olan kısmını ise Türkiye’nin ihracatı oluşturuyor. Yapılan ihracatta başlıca kalemler ise; hububat ve mamulleri, elektrikli makine ve cihazlar, kauçuk ve mamullerdir.
 

 

Türkiye’nin Uganda’daki Sivil Toplum Faaliyetleri

Türkiye, Türk İşbirliği ve Kalkınma Ajansı Başkanlığı (TİKA) aracılığıyla Afrika’da çeşitli projeleri hayata geçiriyor. TİKA’nın projeleri Afrika ülkeleri için umut haline geldi. Bu ülkelerden biri de Uganda. İşte TİKA’nın Uganda’da gerçekleştiği faaliyetlerden bazıları:

TİKA heyeti tarafından, küçük-büyük baş hayvancılık, et-süt ürünleri üretim, işleme ve pazarlama konularında inceleme, ihtiyaç analizi ve projelendirme çalışmaları yapmak üzere düzenlenen çalışma ziyaretleri Uganda Meclis Başkanı Rebecca Alitwala Kadaga’nın koordinesinde gerçekleştirildi.

v ....

Uganda Makerere Üniversitesi Din ve Barış Çalışmaları Bölümündeki Barış Çalışmaları Merkezi’nin bilişim altyapısının geliştirilmesi kapsamında ihtiyaç duyulan bilişim ekipmanları ve mobilyalar TİKA tarafından temin edilerek düzenlenen törenle yetkililere teslim edildi.

Uganda’da genel hastane şartlarının yetersiz olduğu Rakai İlçesi ve çevre köylerinde bulunan hastaların en yakın şehir merkezi (80 km) Masaka’da bulunan daha donanımlı hastanelere sevk edilebilmesi için TİKA tarafından bir donanımlı ambulans Rakai İlçesi yetkili sağlık birimine teslim edildi.

TİKA tarafından Uganda’da Jinja Bölgesi Devlet Hayvancılık Araştırma ve Damızlık Üretim Merkezi’ne 100 ton kapasiteli su deposu yapıldı. Yine TİKA, Uganda’nın başkenti Kampala’dan 230 km uzaklıkta kuzeydoğu şehri Mbale’de yer alan Masaba FM ve Yumbe şehrinde yeni kurulacak radyo için teknik ekipman desteğinde bulundu.

TİKA tarafından Uganda’da yayın yapan Müslümanlara ait 5 radyodan 7 personelin Türkiye’de Profesyonel Radyoculuk eğitimine başlandı. Uganda'nın Rakai ilçesi yetkili sağlık birimlerine, çevre köylerdeki hastaların daha donanımlı hastanelere sahip olan Masaka şehrine sevki için bir ambulans hibe etti.

Sadece TİKA değil diğer sivili toplum kuruluşlarımızda Uganda'da çalışmalarını sürdürüyor. İHH, Deniz Feneri ve Yeryüzü Doktorları gibi sivil toplum kuruluşları projeleri sayesinde Uganda’yla Türkiye arasında köprü kurmaya devam ediyorlar.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Gezisinin Anlamı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 31 Mayıs-3 Haziran tarihleri arasında çıkacağı gezide Doğu Afrika ülkelerinden Uganda ve Kenya’yı ziyaret ediyor. Bu geziyi diğerlerinden farklı kılanlardan biri de Uganda’ya ilk kez Cumhurbaşkanı düzeyinde bir gezi düzenleniyor olması.

Son dönemde geliştirilmeye çalışılan Uganda ile ilişkiler artık daha ciddi bir sürece girmiş oluyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile birlikte Türkiye’den geniş bir heyetin katıldığı geziye, Emin Paşa’dan sonra kopan bağların güçlendirilmesi adına son derece tarihi bir misyon yüklenmiş oluyor. 

Haber10 / Cengiz YALÇINKAYA

Kaynak: haber10.com

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.

Tasarım ve Kodlama BEYRİBEY BİLİŞİM