Güncel
İki yıl önce bugün Soma'da solan umutlar
Soma'da 301 madencinin feci şekilde can verdiği olayın üzerinden tam 2 yıl geçti. Facia unutulmaya yüz tutsa da Soma için aynı şeyi söylemek mümkün değil. Evin babası, sabah helallik alıp gittiği maden ocağında kara elmasa kazma sallarken de korkuyorlardı, bugün de korkuyorlar. Dün var olan geçim derdi bugün daha da ağır. Bir dizi ihmalin sonrası facia oldu, çocuklar yetim, eşler dul kaldı. Somalıların unutmaya çalıştığı o günlerde bakın neler olmuştu...
İki yıl önce bugün, Soma Kömür İşletmeleri Anonim Şirketi’nin işlettiği Eynez Maden Ocağı’nda çıkan yangında 301 işçi yaşamını yitirmiş, 162’si yaralanmıştı. Facia, Cumhuriyet döneminin en büyük maden kazası olarak kayıtlara geçti.
Manisa-Soma'nın Eynez bölgesindeki Soma Kömür İşletmeleri A.Ş'de 13 Mayıs 2014 sabaha önceki günlerden farklı değildi. Madenciler her sabah olduğu gibi mesailerine gelmiş, yerin metrelerce altında kazma sallamışlardı. Kara elması yer üstüne çıkarmak için girdikleri madenden bu kez kömür yerine onların cansız bedenleri çıktı. Elektrik panosundaki patlamanın ardından çıkan yangın, zaten kızışmış olan kömürü alevlendirdi, 301 işçi feci şekilde can verdi.
Bu elim olayın ardından yine "Facia geliyorum dedi", "Kaçış odası olsaydı bu ölümler olmazdı", "ihmal araştırılsın" haberleri yapıldı. Bir dizi ihmaller zincirinin bu faicaya yol açtığı yolunda maden çalışanlarının ifadeleri basına yansıdı. Kontrollerin olması gerektiği gibi yapılmadığını sonradan öğrendik. Ancak bunların hiçbirisi yiten 301 canı geri getirmeyeceğı gibi yetim kalan çocuklar, dul kalan eşler için de çok fazla bir anlam ifade etmiyor. Soma'da umutlar soldu, çocuklar yetim, eşler dul kaldı...
SAAT SAAT SOMA FACİASI
Saat 15.10 Soma Holding’e ait Soma Kömür İşletmeleri A.Ş madeninde elektrik panosunda meydana gelen patlama nedeniyle yangın çıktı. Çıkışa yakın olan işçiler, dışarı çıkmayı başardı. Geride kalan 300 işçi ise mahsur kaldı. Maden ocağındaki galeriler dumanla dolmaya başladı. İçeriye oksijen verildi ancak dumandan zehirlenme tehlikesiyle karşı karşıya kalan işçiler için zaman daralıyordu. Elektrikler kesilince madendeki asansörler de durdu.

Her geçen saat umutları tüketiyor, kara haberler gelmeye başlıyordu. Maden İşçileri Sendikası Genel Başkanı Nurettin Akçul, saat 18.30 itibarıyla kendilerine gelen bilginin 5 işçinin öldüğü yönünde olduğunu açıkladı. Akçul, kazanın vardiya değişimi sırasında meydana geldiğini söyledi.
Saat 20.30 Soma Kömür İşletmeleri A.Ş.'den yapılan yazılı açıklamada, “Kazanın nasıl gerçekleştiğine dair inceleme ve araştırmalar başlatılmıştır. Birinci önceliğimiz içerideki çalışanlarımızın bir an önce sağ salim kurtarılmasıdır" denildi.
Saat 23.00 Manisa Belediye Başkanı Cengiz Ergün ölü sayısını 157 olarak açıkladı. Gece yarısı dönemin Enerji Bakanı Taner Yıldız, "201 işçi kardeşimizi kaybettik. Rakamların yükselmesinden endişe duyuyoruz" dedi.
Facianın büyüklüğünün ortaya çıkmasıyla, AFAD, Kızılay gibi kurumlarını yanı sıra çeşitli illerin belediyelerinden, kurtarma ekipleri de bölgeye sevk edilmeye başlandı. Ancak bu gecikmiş bir yardım hamlesiydi.
14 Mayıs saat 10.00’da Başbakanlık, faciadan dolayı 3 günlük yas ilan etti. Kırkağaç'taki soğuk hava deposunda bulunan 146 madencinin cenazesi aile yakınlarına teslim edilmeye başladı.

Saat 14.00 O dönem Başbakan olan Recep Tayyip Erdoğan, Soma’ya gelerek facianın yaşandığı yeri inceledi.
Saat 18.30 Facia sürecinin en aktif ismi olarak öne çıkan ve Taner Yıldız, vefat eden kişi sayısının 282’ye çıktığını açıkladı.
![]() |
MADEN KAZALARI 3 BİNDEN FAZLA CAN ALDI
|
![]() |
YAŞAM ODASI’ İHMÂLİ NİCE YAŞAMA MÂL OLDU
Faciadan 2 gün sonra basın toplantısı düzenleyen Soma Holding Patronu Alp Gürkan, madenin ‘yaşam odası’ ve kaçış yollarındaki yetersizliğine dair sorulara geçiştirici cevaplar verdi.
Alp Gürkan, yeni yaşam odalarının hazırlandığını söylemişti ama yeni odalar hazırlanana kadar diğer yaşam odaları kapalı olduğu için yaşanan kaza sonrası işçilerin bu yaşam odalarına sığınamadığı ve bu nedenle can kaybının artışına neden olduğu ortaya çıkmıştı.
Facianın gerçekleştiği günden 4 gün sonra 17 Mayıs’ta, hayatını kaybeden tüm madencilerin cesetleri çıkartıldı. Vefat eden kişi sayısı 301 olarak açıklandı.
18 Mayıs’ta, Soma savcılığının başlattığı soruşturma dâhilinde Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan ve kazadan sorumlu olduğu iddia edilen 30 kişi gözaltına alındı. 1 gün sonra Can Gürkan, Genel Müdür Ramazan Doğru ve şirketin mühendislerinden 7 kişi tutuklandı.
6 Haziran’da ölen madenci Mustafa Kocabaş'ın ailesi adına Avukat Hakan Kahraman'ın açtığı tazminat davasından ötürü, Soma Kömür İşletmeleri A.Ş.'nin mallarına tedbir konuldu.
DAVA SÜRECİ
Olayın ardından dava önce Soma Cumhuriyet Savcılığı, ardından Akhisar Ağır Ceza Mahkemesince yürütülmeye başlandı. Adli soruşturmada, 'olası kastla öldürme', 'bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümü ile birlikte birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma', 'neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama'suçlarından Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan, Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Genel Müdürü Ramazan Doğru, İşletme Müdürü Akın Çelik'in de aralarında bulunduğu toplam 46 sanık yargılanmaya başladı.
301 madencinin hayatını kaybetmesi sonucu 11 ay sonra Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinde başlayan ilk duruşmada hâkim erteleme kararı verdi.

301 madencinin yaşamını yitirmesine neden olan facianın ceza davası Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye devam ediliyor. 15 Nisan 2016’da gerçekleştirilen 7.duruşmada, davanın 14 Haziran 2016’ya ertelenmesine ve Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan da dâhil 6 tutuklu sanığın tutukluluk hallerinin devamına karar verildi. Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi'nin talimatıyla, ifadesi alınan şirketin patronu Alp Gürkan hakkında yürütülen soruşturma ise devam ediyor.
SOMA'DA FAALİYET DURDURULDU
Soma’da facianın gerçekleştiği Eynez Kömür Madeni’nin faaliyeti durduruldu. Manisa Valisi Erdoğan Bektaş, Soma Şirketi’nin faaliyeti devam eden diğer maden ocağı olan Işıklar Maden Ocağı’nı 2015’teki ziyareti sırasında, Eynez Kömür Madeni’nin yeniden açılabileceğini söyledi ancak maden henüz açılmadı.
Çalışma ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, devletin, kaza mağdurlarına vaat ettiği ‘maddi yardım’ı yerine getirmediği iddialarına cevap verdi. Bakanlık yaptığı yazılı açıklamada, facia sonrasında madendeki işçilere, hayatını kaybedenlerin ailelerine ve hak sahiplerine toplamda 24 milyon 64 bin 770 TL ödendiğini ve SGK borçlarının silindiğini açıkladı.
“İÇERİSİ CEHENNEM GİBİYDİ”

Faciadan kurtulduktan sonra yaşananları anlatan maden işçileri, kazanın ‘geliyorum dediğini’ söyledi. İşte o işçilerden bazılarının ifadeleri:
Bayram Çakan: Yer altında olup sağ çıkarılan çok az kişiyiz. Kurtulanlar listesinin çoğu yer üstü ekibinden. Ama biz yaşarken öldük. Duman arasında sıkışıp kaldığımızda gözümün önünde arkadaşlarım patır patır yere düştü, boğularak can verdiler.
Nefes alamadıkları için can havliyle çırpınıyor, sağa solu tekmeliyor, yakalarını çekiştiriyorlardı. En şanslıları gazın etkisiyle bir anda etkilenip gözlerini kapatarak yere yığılanlardı. Kimi eşinin, kimi çocuklarının adını haykırıyordu.Arkadaşlarım acı çeke çeke öldüler, ben nasıl öleceğim acaba derken bir baktım kurtulmuşum. Kömür hep sıcaktı ancak hiç bu son dönemlerde olduğu kadar sıcak olduğuna tanık olmadım. İçerisi her zaman basık ve cehennem gibiydi. Biz bu durumu amirlerimize de ilettik.
Hasan Çelik: Maden 2006'da Park Teknik'ten Soma Kömür A.Ş.'ye geçti. Bu geçişten önce de zaten maden devletten alınmıştı. Bu geçişlerin hepsinin yangınlarla baş edemedikleri için olduğunu biliyorum. Bundan dolayı Soma A.Ş. de çözümü baca açmakta aradı. Özellikle son 1 aydır ısınma olduğu yönünde bizim de tanıklıklarımız vardı. Ocağın bazı bölümlerinde elimizi duvarlara koyduğumuzda dahi içten içe yanma ve sıcaklığı avucumuzda hissediyorduk. Madenin bazı bölümlerine tişörtle inerdik. Ancak bazı bölümlerde atletimizi bile çıkartmak zorunda kalıyorduk.
Ahmet Metan: Yangın sık olur, söndürülürdü. Devir döneminden önce ya da sonra söndürülmeyen yangın yoktu. Biz yangına şaşırmazdık, kanıksamıştık. Ancak yeni bir tünel değil yeni bacalar yapıldı.
“ÇİZMELERİMİ ÇIKARAYIM MI? SEDYE KİRLENMESİN”
Faciadan kurtulan Murat Yalçın adlı işçi, ambulanstaki sedyeye yatırılırken, "Çizmelerimi çıkarayım mı? Sedye kirlenmesin” demişti. Yürek burkan bu ifade kısa sürede Soma faciasının sembollerinden birisi haline geldi. Sosyal medyada milyonlarca kişi bu sözü paylaştı. Murat Yalçın, bu sözüyle Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi tarafından Toplumsal Fair Play Ödülü'ne layık görüldü.
Tek derdi evine ekmek götürmek olan 301 maden işçisinin yaşamını yitirdiği Soma faciası; devam eden ceza davasıyla, maddi yardımlarıyla, sembolleşen görüntüleriyle, kamuoyunda tartışılmaya devam ediyor.


Henüz yorum yapılmamış.