Sosyal Medya

Hür Düşünce

İran-Suriye: Mezhebi ortaklık mi jeopolitik ortaklık mı?

Eğer şu anda Suriye’deki savaşın aktör ülkelerinden birisi Suriye’yi elinde tutamazsa, Suriye yakın zamanda parçalanacaktır.



Diktatörlük, Ortadoğu coğrafyasının   50 yıla yakın bir zaman diliminde en iyi bilinen özelliğine dönüşmüştür. Özellikle Suriye’deki Esad rejimi kurulduğundan beri diktatörlük kavramının kendi örnekliği ile kristalize etmiş ve bölgede İran tarafından hararetle desteklenmiştir.

Şuanda Suriye’yi  küçük bir sekülerNusayrigrupyönetmektedir. Arap Baharı süreci başladığı zaman İran rejimi ve özelde Ayetullah Hamaney devrimleri coşkuyla desteklemiş, süreç Suriye’ye geldiğinde ise eski pozisyonundan caymıştır. Nedense, Arap Baharı diğer ülkelerde başlayıp devam ettiğinde iyi, Suriye’ye gelince ise ‘Batı’nın ve siyonistlerin’ oyunu olmaya başladı. Halbuki, Suriye’deki rejim de, diğerleri gibi istibdada dayanmaktaydı ve Suriye rejimi de bu konuda yalnız değildi. Arap Baharı’nın yaşandığı diktatörlükle yönetilen bir çok Ortadoğu ülkesinde olduğu gibi Suriye’de de halk ve aydınlarının  arzusu ve çıkışı her zaman demokrasi yönünde olmuştur.

Suriye’de itirazlar başladıktan sonra İranağır ambargo altında ve Avrupa  bankalarındaki varlıkları dondurulmuş durumda olmasına rağmen Suriye rejimine her türlü; mali ve silah yardımı yapmaya başladı.Bu bağlamda, İran’nın Suriye’ye bu süreçte ne kadar maddi askeri yardım yaptığı rakamsal olarak belli değil. Lakin süreç içinde,İran her zaman Suriye’ye asker gönderdiği iddialarını yalanlamış, sadece askeri danışmanlar gönderdiğini ısrarla tekrarlamıştır. Bu söylemle İran, Suriye’de ‘barışsever’ iyi bir aktör gibi davranmaya çalışsa da  Suriye rejimine Rusya’dan da daha fazla destek vermiştir.

İran, İsrail ve ABD nüfuzunu bölgede istemediğinden dolayı, Suriye ile ilişkilerini her zaman stratejik bağlamda kurmuştur.

İran’nın Suriye rejimine bu kadar açık destek vermesinin diğer bir nedeni de Suriye’nin komşusu Lübnan’dan kaynaklanmaktadır. İran şimdi bile Suriye’yi kullanarak Lübnan’daki Hizbullah örgütüne her türlü  desteği sağlamaya devam etmektedir. İran politika yapıcılarına göre, Suriye’de Esad rejimi düşerse, İran’ın Suriye’deki nüfuz politikasının sosyal tabanı olan alevi azınlık da bir aktör olarak siyaset alanından silinecektir. Yine, İran’a göre  eğer Irak ve Suriye’de radikal sünni grupların önü kesilmezse, sonraki süreçte İran kendi içindeki bu tarz sünni örgütlenmelerle uğraşacağını tahmin etmektedir. Çünkü, bu tip radikal sünni grupların ideolojisi (IŞİD, Nusra gibi) zaten İran İslam Cumhuriyetinin kuruluş ideolojisinden çok da uzak değildir. Yani, onlar da bir nevi ‘ideoloji ihracı’ yapmaktadırlar.  Şöyle ki, bu gruplar da, İran ‘velayet-i fakih’ teorisinin (bkz. Humeyni, Velâyet-i Fakih yâ Hükûmet-i İslamî) sünni versiyonunu bölgede gerçekleştirme amacı taşıyorlar.

İran- Suriye stratejik ortaklığının nedenlerine gelince;Suriye  İran için diğer Arap ülkelerine bir çıkış kapısıdır.

İkinci nedene gelince Suriye, İsrail ve ABD’nin Ortdaoğu’daki nüfuzunun önünde bir engeldir.

Üçüncü neden, Suriye Lübnan Hizbullah’ı ile İran arasında bir köprü rolü oynamaktadır.

Kısaca tüm ulus devletler gibi İran da, diğerleri gibi Suriye’de kendi devlet çıkarlarının peşindedir. Suriye’deki bu çıkar çatışması da, Suriye halkına büyük bir zarar vermektedir.

Burada diğer bir tahminimiz, eğer ABD ve Avrupa Rusya ve İran’a uyguladığı ambargoları kaldırırsa, karşılığında Rusya ve İran da Suriye’deki bu katı tutumlarından vazgeçebilirler. Ki, son günlerde Rusya’nın Suriye’den askeri olarak çekilmesi ve İran’nın biraz daha yumuşak bir üslup kullanmaya başlaması bizim tahminimizi doğrulamaktadır.

İran,Esed rejiminin gidebileceğini de hesaba katmaktadır. Bu yüzden İran şuanda Suriye’de Esed rejiminin dışında da farklı grupları(Kürtler ve. s) desteklemektedir.

Yani, Esed  rejimi bir şekilde yıkılsa bile, İran yine ülkede nüfuzunu devam ettirmek niyetini açıkça ortaya koymaktadır.  İran-Suriye rejimi ortaklığı aslında mezhebi değil, tamamen jeopolitik bir ortaklıktır. Bunu 1980-88 İran-Irak savaşında etnik olarak Arap olan Suriye’nin bir başka Arap ülkesi Irak’a değil, İran’a verdiği destekten hatırlıyoruz.

Eğer şu anda Suriye’deki savaşın aktör ülkelerinden birisi Suriye’yi elinde tutamazsa, Suriye yakın zamanda parçalanacaktır.

Suriye konusunda en iyi senaryo, İran’ın da dahil olduğu bölge devletlerinin Suriye konusunda ortak söze gelmeleridir. Bunun da ne kadar zor bir şey olduğunu hepimiz farkındayız.

 

Düşünce Mektebi

Mohammed Rigi

Tahran Merkez Üniversitesi / Uluslararası İlişkiler Uzmanı

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.

Tasarım ve Kodlama BEYRİBEY BİLİŞİM