Yazarlar
Batılın Güçlü ve Hakim, Hakkın/Hakikatin Zayıf ve Mümkün Görünmemesi
Güç Algısının Değiştirilmesi:
“Görünüşe aldanma, kökü olmayan batıl yıkılır, kökü olan hak büyür”:Surenin nazil olduğu zaman dilimi, Müslümanların zayıflıklarını tüm boyutlarıyla hissettikleri dönemdir. Mekkenin aristokrasisinin egemenliği tüm kudreti ile devam etmektedir. Kurumları dimdik ayakta işlemeye devam ediyor. Askerleri orduları ve kendilerine göre sayıları çok fazla olan taraftarları var. Halkın büyük bölümü arkalarından gidiyor. Ekonomik olarak her şeyin değerini istedikleri gibi belirliyorlar. İktisadi hayatın ipleri tamamen onların ellerinde, inananları bir avuç suda boğabilirler. İsteseler Mekke’den sürebilirler. İsterlerse öldürebilirler. İnananların en yakın akrabaları hatta bazan müslümanların anne-babaları bile oligarşik yapının emrinde hareket ediyorlar.
Akrabaları, aileleri, dostları, arkadaşları onları terk etmekle kalmamış düşman kesilmişler. Mekke’yi onlara dar ettikleri zamanlar...
İnananların “Adalet neden tecelli etmiyor? Küfür neden zayıflamıyor? Allah onların kudretlerini yok edip, mallarını neden azaltmıyor? Allah’ın yardımı neden gelmiyor? Mekke’den çıkar ya da sürülürsek halimiz nice olur? Sayımız çoğalmaz, kudretimiz artmazsa sonumuz nasıl olur, bu davanın sonu ne olur?” gibi cevapsız soruların içerisinde kıvranıp durdukları bir dönem olsa gerek.
*. İşte bu sosyolojik koşullarda sağlam-güzel söz/ habis söz, verimli ağaç/ kötü-verimsiz ağaç ve bunların meyveleri olan kamusal alandaki sonuçların tanımlanması ve sorunsalların cevaplara dönüştürülmesi gerekmektedir ki İbrahim suresi bunu yapmaktadır.
Sure, Cahiliyenin tüm heybetine rağmen bu engelleme çabasının beyhude olduğunu, onların yapmaya çalıştığı "eğriliğin / çarpıtmanın, Allah'ın "dosdoğru yolu" karşısında tutunamayacağını ilan eder ve bunu da iki ağaç metaforu ile anlatır. Fakat bunu müşriklere değil hakikat gerçeklik algısını kaybetmiş olan müslümanlara göstermeye çalışır. Zira bu gibi sosyolojilerde inanç mücadelesi veren insanlarda bu durum, sarsıcı psikolojilerin hakim olmasına yol açar. Batılın alabildiğince güçlü, kendisinin aciz olduğu düşüncesine kapılması mücadelenin temel unsurundan mahrum kalması demektir. Vahiy, değişik örneklerle meselenin göründüğü gibi olmadığını, hakikati görmek için nasıl bakmaları gerektiğini öğreterek bu sarsıcı sorunu çözümlemektedir.
*. İbrahim suresi nazil olduğu koşullarda öncelikle psikolojik olarak inananlara şu seslenişi yapmaktadır: Ey İnananlar; Gördüğünüz o görkemli Mekke aristokrasisi / cahiliye düzeni / her şeyi seküleriz eden şu yapı, kökü ile bağları kesilmiş, içi çürük fakat dışı görkemli dev bir ağaç gibidir. Yakında devrilecek, sadece bir kütüğe dönüşecektir.
Size zayıf, güçsüz cılız görünen imanınız, bu topraklardan kolayca söküp atılabileceğinizi düşündüğünüz inancınız, yayılmazsa, Mekke olmazsa unutulacak yok olup gidecek diye kaygılandığınız davanız / İslam, size, yeni dikilmiş kökleşmemiş bir fidan gibi görünse de durum sizin gördüğünüz gibi değildir. İslam, geldiği her çağda, her dönemde yeni bir fidan gibidir. Fakat kökü ilk insanlık zamanından beri yeryüzünün topraklarındadır. Kökü sağlam, dalları siz göremeseniz de gökyüzüne doğrudur. Her türlü koşulda meyvesini vermektedir. Onun meyve vermesinin önüne hiçbir iklim / sosyoloji / kudret geçemez. Çünkü Allah, iman edenleri sapasağlam ve dosdoğru bir sözle sebat vererek hem dünya hayatında ve hem de ahirette durumlarını sağlamlaştırır. Haksızlık yapanları ise, Allah sapıklık içinde bırakır çünkü Allah dilediğini yapar.(14 / İbrahim 27)
Mekke şehir devletinin meclisi / parlamentosu Darun Nedve'de yapılan derin planlar, kurulan tuzaklar, şeytanın aklına gelmeyen hilelerin yarattığı psikolojiye düşen ve onlarla baş edemeyiz, çok güçlüler, her şeyi kontrol ediyorlar algısına kapılan inananların yenilgi halinin aşılması ve özgüven aşılanması bu gibi zamanlarda mücadelenin sürdürülebilmesi için en öncelikli yardımdır. Zira bu psikolojiye kapılmış topluluğa psikolojileri düzeltilmeden ne türden yardımlar gelirse gelsin ziyan olacaktır. İki ağaç metaforu Kur’an’ın mükemmel anlatılarından birisidir.
Bu metafor sistemler ve sistemlere ait dünya görüşleri, yaşam şekillerinin tamamına uygulanarak anlaşılması gereken bir metafordur.
*. İki Ağaç metaforunun paradigmasını oluşturan güzel / Tayyib söz, habis / kötü söz kuramı sistem murakabesi için inşa edilmesi gereken fikriyatının temellerinin oluşturulması içindir.
*. Tayyib Söz: (Güzel Söz-Tevhid) ve Habis Söz (Kötü Söz-Şirk) metaforu, Mekke’de hakim olan düzenin ve bu düzenin inşa ettiği toplumsallığın tüm unsurların yeniden yorumlanması, eleştirisinin yapılmasına yönelik olması olmasıyla beraber bu sesleniş paradigmasının tüm çağlara ve düzenlere uygulanmasının emridir de.
*. Tayyib Söz (Tevhid): Kökü sağlam bir ağaca benzetilir. Bu, Tevhid inancının sağlamlığını, mevcut sosyolojiye karşı direncini ve her mevsimde meyve vermesi gibi daima fayda üretmesini temsil eder. Bu ağaç bugün meyve vermiyor ya da çürük meyveler veriyorsa tevhid bozulmuş demektir. Bugün bu benzetmenin paradigmasına imanını koruyanlar imanın meyve vermesi için umutla mücadele etmenin psikolojisinin alt yapısını oluşturmak zorundalar.
Zira bunun önünde hiçbir engel yoktur. Habis Söz (Şirk): Şirk / Demokrasi ve diğerleri iddiaları ile görkemli görünse de köksüz oldukları çok açıktır ve iman sahih olduğunda hakikat tecelli ettiğinde söküp atılacaktır. Tıpkı: De ki; hak geldi, batıl ise yıkılıp gitti. Çünkü batıl yıkılıp gitmeye mahkumdur. (17 / İsra 81) Bu yasa gereği surede kolayca sökülüp atılabilen bir ağaca benzetilir.
*. Bu metafor nuzül zamanında Kureyş'in putperestlik inancının saçmalığını ve dayanıksızlığına işaret eder. Bugün ise çağdaş düzenler. Mevcut şirk sistemi güçlü, kudretli ve halka yaslanan yani köklü gibi duran bir gösterişe sahip olsa da fikrî derinliği olmayan, köksüz bir inanç heyulası olduğundan güçlü bir sarsıntı karşısında ayakta kalması mümkün değildir. Dolayısıyla görünüşe aldanarak ümitsizliğe düşme uyarısı / eğitimi ile meseleyi sorun olmaktan çıkararak yeniden mücadele için motivasyon oluşturulur. Eğer inanırsanız görürsünüz karşısında umutsuzluğa kapıldığınız düzen, kökü olmayan içi çürümüş, dış görünüşü heybetli bir ağaç gibidir. Yıkılması an meselesidir. Siz ise imanınız sayesinde kökü derinler tutunmuş sağlam ve her zaman ürün veren bir ağaç gibisiniz mesajı ile inananlara yeniden özgüven kazandırılmıştır.
Rasyonel güç / kudret gösterilerine karşın ise beklenen yardımın bozulan psikolojinin ardında olduğu gösterilerek yeni bir güç paradigmasına inanmanın öğretisi sunulur:Onlar tuzaklarını kurdular. Oysa tuzakları dağları yerinden oynatacak cinsten olsa bile, Allah katında o tuzağı bozacak karşılığı vardır (14 / İbrahim 46).
Zihinsel İnşa Eğitimi: Sure, düşmanın gücünü inkâr etmez itirazı bu gücün mutlaklaştırılmasınadır. Evet mevcut düzen kurucuları sahip oldukları kudret ile çok muktedir olduklarını size zannettirebilir. Eğer sen zalimlerin yaptıklarından Allah’ı habersiz sanırsan (14 / İbrahim 42) onlar, güç ve kudretlerinin dağları yerinden oynatacak kadar büyük olduğunun (İbrahim 46) anlatısına sizi inandırabilirler. Bu yüzden bu sure inananlara; düşünsel motivasyonu değiştir, zihniyetini düzelt emrini verir. Düşmanın planının derinliğine, tuzağın büyüklüğüne, dağları devirecek potansiyelini olduğunu algısından çık, çünkü o dağı yaratan, yok edecek olan Allah'ın kudretine odaklan ve tüm tuzakların üstünde tuzakları olan Allaha tevekkül et diyerek psikolojik tıkanıklığı genişletir. Müslüman, müşriklerin komplo teorilerinin oluşturduğu algıdan çıkarak "onların planı varsa Allah'ın da var" özgüveni ile pasifliğini kırar. Surenin işlevlerinden birisi budur. Diğeri ise iman sahiplerinin odak noktasını değiştirmektir. Mesela sure der ki: Vahyin rehberliğinde şimdiye kadar verilen mücadelelerin meyveleri çoktur. Hak, adalet, dürüstlük, vefa, barış, özgürlük (yalnızca Allah’a kulluk), insanlık gibi ne kadar ulvi değer varsa bunlar müslümanların güzel ahlakında bu dönemde Mekke’de bu toplumda ve her çağda görülmesi başarı değil de nedir?
Devamında sonuca odaklanma sapmasının psiko-sosyolojisini aşmayı konuşacağız.
Selam ve Dua ile
Veysel OCAK

Henüz yorum yapılmamış.