Sosyal Medya

Makale

Halimden Haber

Elimde hakikat
Karşımda dünya
Elimdekine bakıyorlar şaşkınca
Ben hepsine bakıyorum çaresizce
Halimden bir haber ver diye dua ediyorum
Bu yeni bir hal ve ben bilmiyorum

Önümde hakikat duruyor. Çıplak, ağır, sessiz… Ne onu bırakabiliyorum ne de taşıyabiliyorum. Sanki avuçlarımda ateÅŸten deÄŸil de ışıktan yapılmış bir emanet var. Bıraksam kendimi inkâr edeceÄŸim; tutsam bütün dünyaya yabancılaÅŸacağım.

Karşımda dünya duruyor. İnsanlar, alışkanlıklar, cümleler, gülüşler, telaÅŸlar… Hepsi bildikleri hayatı yaÅŸamaya devam ediyor. Elimdekine bakıyorlar; ÅŸaşırıyorlar, anlam veremiyorlar, bazen korkuyorlar, bazen acıyorlar, bazen de küçümsüyorlar. Ben ise onların yüzlerine bakıyorum. Ne öfkelenebiliyorum ne kırılabiliyorum. Sadece derin bir çaresizlik, sessizlik içinde, aramızdaki görünmez mesafeyi seyrediyorum. Aynı kelimeleri konuÅŸuyoruz ama baÅŸka âlemlerde yaşıyoruz.

İnsanın en büyük yalnızlığı, yanında kimsenin olmaması değildir. En büyük yalnızlık, gördüğünü anlatacak bir dil bulamamaktır. Bildiğini ispat edememek değil; hissettiğin hakikatin ağırlığını kimsenin omzuna koyamamaktır. İşte o zaman insan, kalabalıkların ortasında sessiz bir gurbet olur.

Bu öyle bir hâldir ki ne geri dönebilirsin ne de tam olarak ilerleyebilirsin. Eski dünya gözünden düşmüştür; yeni dünyanın yolları ise henüz sana öğretilmemiştir. Bildiklerin dağılmış, bilmediklerin seni kuşatmıştır. En zor an da budur. Hakikatin kapısından içeri girmişsindir ama evini henüz bulamamışsındır.

İşte bu yüzden dua edersin.
"Allah'ım, bana bu hâlin haberini ver. Bana ne olduÄŸunu anlat. Bana gördüğümü taşıyacak bir kalp, anlayacağımı koruyacak bir akıl, yaÅŸayacağımı ayakta tutacak bir sabır ver. Çünkü bu yeni bir hâl… Ve ben bu hâli bilmiyorum."

Belki de insanın en sahici duası budur. Bilmediğini bilmek, aczini inkâr etmemek. Hakikati sahiplenmek yerine ona sığınmak.

Çünkü bazı hakikatler önce insanın gözünü açmaz; önce onu yetim bırakır,  bütün dayanaklarını elinden alır. Sonra yavaÅŸ yavaÅŸ, o boÅŸluÄŸun içinde yeniden bir kalp, yeniden bir bakış, yeniden bir hayat inÅŸa eder.

Ve belki de hakikatin ilk bedeli, dünyayı kaybetmek değildir, kendini kaybettiğini zannetmektir. Ta ki bir gün anlarsın; kaybolan sen değildin. Kaybolan, hakikat sandığın bütün gölgelerdi. Geriye kalan ise seni senden daha iyi bilen Rabbinin elinde yeniden kurulmayı bekleyen gerçek varlığındır.

Murat SAYIMLAR

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.

Tasarım ve Kodlama BEYRİBEY BİLİŞİM