Sosyal Medya

Yazarlar

Derdin Varsa Çileye Talip Ol

Müslümanlar pençesinde kıvrandıkları bunalımdan çıkmak istiyorlarsa samimi dönüş yapıp imanlarını diriltmeleri gerekir. İlahi metoda sarılmaları şarttır.

Yapılacak iş, üzerinde halı döşenmiş asfalt bir yolda gezinti yapmak değildir.  Tersine önümüzdeki iş ve eylem, dikenlerle gözyaşları ile kanlarla ve işkencelerle dolu bir yolda katlanılacak meşakkatli yolculuktur.

Bu dinin müminleri, İslam’ı kuşatan bütün düşmanlıklara ve her adım başında pusu kurmuş engellere rağmen, bu din yeniden yeryüzüne egemen olsun ve Resulullah’ın hadisinde haber verdiği -ikinci gariplik dönemi- son bulsun diye bu meşakkatli yolculuğa düğün evine girer gibi atılmaları gerekir.

Bunu yapmak için Müslümanların sayıca çok ama sel köpüğü gibi sürü zihniyetten kurtulmaları ümmet bilincini, sosyal vahdeti kuşanmaları gerekir.

İdeal ile realiteyi şahsında birleştiren, İslam’ın ideallerini realiteye, pratiğe dönüştüren bir mümin olalım. 

Bir çileli yüz sahibi olalım.  Derdimiz olsun, davamız olsun. Allah’ın razı olduğu eylemlere kucak açalım.  Nuh’un çile gemisine talib olalım.  Musa’nın Sina’da çektiği, Resulullah’ın Hira’da çektiği çileye...

Zekeriya ikiye biçildi, Yahya’nın kafası kesildi, Meryem’in çekmediği çile kalmadı. Ama mum, mihraptaki gerçek mum sönmedi, yanmaya devam etti, alev alev yanacağı düşün haliyle ...

Batıl sarsılacak bunlar var oldukça, derdimiz bizi kamçıladıkça... Kalbimizdeki bir mihrap ışığı yandığı sürece ruhumuzun Zekeriyaları, Yahyaları, Meryemleri ve İsaları gelecek ve ölmüş olan, öleyazan ruhumuzu diriltecek. Hayat anlam bulacak.

Oluş ve diriliş ruhun canlanması ile mümkündür.

Çileli müminlerin dudaklarında zikir, gözlerinde bir ufkun aydınlığı, bereketli ellerinde mazlumların umutlarının sırrı gizlidir. Gece Zahid, gündüz Mücahid olan çile eridir.

Çileli mümin, ruhi, irfani, ahlaki zenginliklere sahiptir. İman ve fikir ittifakını Salih ameline yansıtır. 

Çileli,  dertli mümin,  kafasını ve ruhunu Rabbinin dışında  kimseye ipotek etmemiş,  fikri şahsiyetine ulaşmış,  dinini asıl kaynağından öğrenip,  icaplarını yerine getirme noktasında tavizsiz olan , ahde vefanın,  doğruluğun,  kardeşliğin,  sevmenin , fedakarlığın gerçek manada şahsında abideleştiği  , tüm ilahlaştırılan nesneleri reddederek ve insanlığın kurtuluşunun tek olan Allaha kulluktan geçtiğini her fırsatta korkusuzca ortaya koyan Allah davasını dert edinmiş,  derdi olan, çilesi olan, sevdası olan, aşkı olan, sancısı tüm nebi ve elçileri kendine gerçek model edinen en güzel örnekler onlardadır diyebilen, bir müminin,  müminlerin özlemi ve hasreti içindeyiz...

Bünyamin DOĞRUER

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.

Tasarım ve Kodlama BEYRİBEY BİLİŞİM