Sosyal Medya

Yazarlar

Yarını Bilsen Ne Yapardın?

Falcıların, astrologların, fütürologların, cinlerle irtibat kurduğunu iddia eden cinekologların ciddiye alındığı modern cahiliye döneminde insanın yarını bilme arzusuna gem vuramamasının nedeni güvenlik endişelerini köpürtenlerden haberdar olamayışıdır. Her şeyin ekonomi üzerinden değerlendirildiği bu cinnet çağında, gelecekte olması beklenenlerin yatırımlarınızı nasıl etkileyeceği konusunda merakınızı giderecek açıklamalar beklenen uzmanların yelpazesi oldukça geniştir. Bundan dolayı en ufak gürültüye karşı, o konunun uzmanlarının yönlendirmelerinin elimizde olanı kaybetme riskinden uzaklaştırabileceğine inandırıldık. Peki geleceğe dair verilen tüyolarla, bizi, çok güvenli, dokunulmaz kılacak aydınlık yarınlara ulaştıracağını sandıklarımız tarafından sürüleştirildiğimizin farkında mıyız?

“De ki: “Allah’ın dilemesi hariç, kendime herhangi bir yarar da zarar da verecek güce sahip değilim. Gaybı (bilinemeyeni) bilseydim elbette daha çok hayır yapardım ve bana hiçbir kötülük de dokunmazdı. İnanan bir toplum için yalnızca bir uyarıcı ve müjdeleyiciyim.”(Araf / 188)

İbni Abbas'ın rivayetine göre, Mekkeliler: “Ey Muham­med! Niçin Rabbin ucuz olan malları pahalılaşmadan önce sana haber vermiyor ki böylece sen o malları satın alıp kıtlık zamanın­da onlardan kâr edebilesin? Ya da niçin kıtlık olacak ülkeyi sana bildirmiyor ki sen daha kıtlık gelmezden önce oradan göç edip bolluk içindeki ülkelere gidebilesin?” dediklerine cevap olarak yukarıdaki ayetin indiği zikredilir.

Bu yönlendirmeler ya da benzer sorular gaybı merak edenin niyetini apaçık ortaya koyar. Resulullah (sav), gücünün sınırlı ve gayba dair bilgisinin azlığını bildirerek, tüm kudretin ve her şeyi kuşatan ilmin ancak Allah’a ait olduğunu, kula dair böylesi bir ilmin ve kudretin olamayacağını beyan ediyor. Bilindiği üzere Resulullah (sav), geleceğe ait bilgisi olmadığından, hanımına iftira atılmasını önleyememiş, Uhud’da okçuların tepeden ayrılacağını bilememiş, kendisinden istenen vahiy kâtiplerinin katledileceklerini anlayamadığından bu katliama dur diyememiştir. Bu örnekler çoğaltılabilir…

Ayetin diğer kısmı ise gaybı bilmenin ahlakından bahsetmektedir. Ticaret ile geçinen Resulullah (sav) “Bana ileriye dönük bir bilgi verilseydi ondan zenginlik devşirirdim.” diyeceğine “Her türlü hayırlı işin içinde yer alır ve kötülüklerden uzak dururdum.” demiştir.   Yani gaybı bilmenin ahlakı, iyiliği çoğaltmak ve zararı önlemektir. İyiliği çoğaltamayan ve zararı bertaraf edemeyen gaybı bilmiyor demektir. Resulullah da(sav) gaybı bilmediğinden ne fazladan iyiliği çoğaltabilmiş ne de yukarıda da örneklediğimiz zararları def edebilmiştir. Ayrıca bu ayetle, Resulullah’ın (sav) dindeki yeri belirlenmekte, hangi sorulara cevap verebileceği, bilgisinin alanı ve sınırı, iyilik ve kötülük alanı ile ilişkisi, gücü ile Allah’ın dilemesi arasındaki bağlantı açıklanmakta ve böylece ona ilahlık özelliklerinin yakıştırılamayacağı dersi verilmektedir.

Artık herhangi biri size ileride olacakları bildiğini iddia ediyorsa ya iyiliği çoğaltır ve kötülüğü def eder ya da tarihteki düzenbazların arasında yerini alır…

Şevket Hüner / 17 Zilhicce 1446

3 Yorum

  1. Mülayim

    Haziran 16, 2025 Pazartesi 10:19

    Sa. Abim eline yüreğine emeğine sağlık. Geleceği bilmek ne getirirdi sorusu çok su götürür. Ama mümin için Efendimizin örneklisinde elbette daha fazla kulluk demektir. Bu durumda da dünya ahiret dengesi zedelenebilirdi Allah-u e’lem. Allahın bildirdiği en büyük gelecek gerçek ölüm ve hesap değil mi? Bu kesin bilgi bizim hayat pusulamız vesselam

  2. Sabri manga

    Haziran 15, 2025 Pazar 18:00

    Kalemine ve yüreğine sağlık dostum

  3. Ercan Avcı

    Haziran 15, 2025 Pazar 17:23

    Kalemle öğreten Allaha hamdolsun. Şevket abimden de Allah razı olsun.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.

Tasarım ve Kodlama BEYRİBEY BİLİŞİM