Sosyal Medya

Yazarlar

Ben Allah'ın sünnetinde nerede istihdam ediliyorum?

Tanığı olduğumuz çağa, Yaratıcının değişmeyen sünnetinin sürekliliğini ifade eden ayetler indi, inmeye de devam edecek. ‘Asa’, dengesini bozdu. Çağın Firavunlarının büyücü başlarının, secde etmesi uzak değil…

Peki, kimler ahdine sadakat ile yola revan olanlar, her türlü tehdit, korku, yoksunluklara rağmen kimler nehirden içmeyenler? Kim/kimler yolda olanlara mutemet adamlar? En acımasız tehditler karşısında; iman edenlerin ilkleri ve Rabbin bağışlayacağına itimat eden refikler?

Kimler, ‘işte yakalandık’ diyenler? Kimler, “Asla! Allah bizimledir, mutlaka bize bir çıkış yolu gösterecektir’ diyenler? Atılacak ateşi gördükleri halde; ‘Allah’ diyenler, kimler…?

Özelde İslam iddiasında olanlar, genelde insanlık büyük bir sınanma, esaslı bir kırılım zamanına şahitlik etmektedir. Boş söz, boş işler ile kendine yazık edenlerin yanında, arafta ne yapacağını bilmeyenler ve önde gidenler…

Dünyada olup bitenleri; kimlerin gözüyle gördüğümüzü, kimlerin verdiği sesler ile dinlediğimizi tartışmaya dahi mahal yoktur. Yaygın ve korkunç büyücülerin, Er-Rakîb, El-Muktedir, El- Muntakim olan âlemlerin Rabbi Allah’ı yok sayan illüzyonlarına iman edenlerin; hamasi duyguları, yaklaşımları, dedikoduları, karşı kaşıya olunan durumun vahametinin anlaşılmasının önündeki en büyük engel perdelerdir.

Bu körleşme hikâyesi, şeytanın ölümsüzlük propagandasına tav olduğumda başladı. Mevzuyu fark ettiğimde, yaşadığım derin pişmanlıktan kurtulabilme fırsatı verildi bana. İkimiz düşman olarak indirildik bu boyuta. Binlerce yıl geldi geçti zamanın dünyaya isabet edeninde. Hiçbir kral güneşi batıdan doğduramadı ve fakat yine de o ağaca takılıp kalanlar, ölümsüzlük arayışında yakıp yıkmaktan geri durmamakta inatla kararlı, yanlarında büyücüler, etraflarında büyülere iman edenler…

Bu durumda; yerde de gökte de ilah olan, âlemlerin Rabbi Allah’ı, hamasi duygularla gereği gibi takdir etmemek tuzağına düşmeden, her; ben iman edenlerin ilkiyim mertliğinde olan insanın, dâhil ve müdahil olabilecekleri kapsamda; kaynaklarını, varlık tasavvurlarını güçlü bir tashihle, şakileleriyle mütenasip kullanma cehdine sahip olduğunda.

Her birinin, bir taş ile Calut’u yıkabilecekleri Davut olduklarına şahit olacaktır dünya.

Her birinin, en zor zamanda, bittik diyenlerin karşısında; Asla diyen Musa olduklarına, Firavunlar denizlere gark olurken; hazinelerinin, saraylarının mazlum halklara miras kılındığına şahit olacaktır dünya.

Her birinin, Allah’a yemin olsun ki, sağ elime güneşi, sol elime ayı koysanız davamdan vazgeçmem diyen Muhammed olduklarına, yalanlar üzerine bina edilen dünyalarının, yerle yeksan olduklarına şahit olacaktır dünya.

Her an, her gün ayetler inmekte yeryüzüne… Mesela Gazze!

Dünyanın gözü önünde, bir avuç yiğidin, sadece Allah dedikleri için ateşe atıldığı yer. Hangi başkentte ne olup bittiğini bilmeyen, hangi ülkenin kimlerle ne iş tuttuğundan bi haber, Gazze’ye destek olmakta ne dâhil ne de müdahil olamayan ben ve Gazze; şimdi bulunduğum yerde neye tekabül etmektedir? Gazze’yi unutmamak, unutturmamak ne ifade etmektedir? Nehirden kana kana su içerken, dilimden Gazze’yi düşürmemem nasıl bir duygunun tezahürüdür? Gazze, yeryüzünde fitne kalmayıncaya, din yalnızca Allah’ın oluncaya kadar savaşılması gereken savaşın neresine düşer?

 Gazze’ye dair üzerime yağan ayetler bana ne diyor?

Gazze’ye dair üzerimize yağdırılan yalanlar bana ne diyor?

Hâsılı kelam; bir avuç yiğitler olarak gördüğüm adamlar için tahakkuk eden de Allah’ın sünnetidir. İnsanlığa meydan okuyanların azgınlığının nasıl bir sonla sonlanacağı da Allah’ın sünnetidir.

Allah’ın sünnetinde bir değişme olmayacağı gibi bir sapma da bulamayacak hem iman edenler hem de iman etmeyenler.

Hâlihazırımda bana tekabül eden dâhil ve müdahil olabileceklerimin farkında mıyım?

Ben Allah’ın sünnetinde nerede istihdam ediliyorum?

1 Yorum

  1. GEREKSİZ...

    Şubat 13, 2025 Perşembe 15:26

    TARTIŞMA : "Her Hayırlı Amel, Salih Amel midir !?" Sorusunu sorup doyurucu cevap alma ihtiyacı hissetmediler ! Oysa ki kendilerine vaad edilen cennet için "Hayırlı Amel" değil "Salih Amel" şartı "Ve amilu-s salihât" ibaresi ile apaçık gösterilmişti ! Kelimelere önem vermedikleri için ( bir tek kelimeler değil aslında neredeyse hiçbir şeye önem vermiyorlar ); "Kimler kelimelere önem vermez" sorusunu da gündemlerine alamadılar tabiki !.. Bu zihniyeti; bir erdemmiş gibi / hayat böyle yaşanırmış gibi kabullenip , kendilerine verilen ömrü böylece heder eden topluluk yeryüzünden silinip gitmeden "Hiçbir şey iyi olmayacak !" .. Bu hal böyle devam ederken bir şeylerin iyi olacağı kanaatini taşımak; "Allahtan ümitvar olmak" değil, bilakis "Şeytanın Allah ile Aldatmasıdır ! "..

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.

Tasarım ve Kodlama BEYRİBEY BİLİŞİM