Sosyal Medya

Makale

Ramazan'ın gölgesinde infak ve aile

Diyanet İşleri Başkanlığı bu seneki Ramazan temasını infak olarak belirledi. Ramazan arefesinde gerçekleştirilen 7. Aile Şûrası'nın ana teması ise 'aileye değer, Türkiye'ye değer' şeklinde kaydedildi.

Dosya haber değeri taşıyan iki önemli detay. İki kurum iki kavramın altını çiziyor. İnfak ve aile. Aslında her ikisi birbirinden beslenen bir bütünün parçaları, asla ayrı düşünemeyiz. İnfak bizatihi inancımızın merkeze aldığı amellerden birisi. Halihazırda İslam dininin müntesipleri namaz ile birlikte evvel emirde infak amelini uygular ve uygulanması için çaba harcarlar. Kur'an-ı Kerim'de iman edenlere yönelik atıflarda en fazla vurgu yapılan amellerden birisidir infak. Akla gelebilecek her soruya cevap mahiyetinde infağın her bir ayrıntısına dikkat çekilir çeşitli ayetlerde. Belli bir zaman ile kısıtlanmasa da ne gariptir ki toplumumuzda Ramazan ayına has düşünülür infak ve öyle de davranılır. Oysa hayatın tüm günlerini içine alacak kadar geniş bir zamanı kapsıyor infak ile olan ilişkimiz. Daha doğrusu olması gereken. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın infak temasına dikkat çekmesi hayırlara vesile olacaktır kuşkusuz ancak tüm zamanlarda devam etmesi gereken bir yükümlülük olduğu da her fırsatta hatırlatılmalı diye düşünüyorum. Özetle infak Müslüman ailenin temel kodlarından birisi. Yetişmekte olan nesil gönülden, isteyerek, güler yüzle verebilmenin şuuruna işte bu aile ortamında varacaktır.

Son dönemde aileye çok fazla vurgu yapıldığını belgesellerden çizgi filmlere hatta masallara kadar görmek mümkün. Aile şûrasının Cumhurbaşkanlığı himayesine alınması, Mayıs ayı içerisinde düzenlenen aile haftası etkinlikleri bu vurguyu destekler mahiyette.

Şimdi bu girizgâhtan sonra girişte yer alan şûranın yansımalarına değinelim biraz.

Kayıtlarda yer alan bilgilere göre ilk olarak 1990'da düzenleniyor aile şûrası. Aileye özel bir bakanlığın kurulması teklifi bu şuralarda gündeme geliyor ve  2011'de bu teklif hayata geçiriliyor. Gerçekleştirilen son çalışma ile aile şûrası artık Cumhurbaşkanlığı'nın himayesinde. Şûraya sivil toplum kuruluşu temsilcileri, akademisyenler, kamu kurumu temsilcileri, yazarlar,  medya temsilcilerinden oluşan bir topluluğun katıldığı gelen haberler arasında.

Şûraya ilişkin bilgilendirme kısaca böyle. Şimdi söz konusu çalışmanın başlıkları üzerinde biraz duralım ve devam edelim istiyorum.

Şûrada yedi ayrı çalışma grubunda aile konusu masaya yatırıldı. Aile birliğinin korunması komisyonunda aileye yönelik koruyucu hizmetler ile aile birliğini tehdit eden unsurlar ve güncel riskler ele alındı.

Teknolojinin kuşaklararası dayanışmayı etkilediği gerçeğinden hareketle sosyal medya konusunda ailelerin dikkat etmelerinin altı çizildi.

Sunumlarda ayrıca aile içi iletişimin önemine, mahremiyet eğitimlerinin yaygınlaştırılması gerektiğine, yaşlıya hizmetin aileye hizmet olduğu gerçeğine dikkat çekildi.

Tüm bu başlıklar ailenin gidişatına dair ivedilikle alınması gereken tedbirleri işaret ediyor. Şûranın sadece belli bir kesime hitap etmesi değil tüm topluma ulaşacak denli kuşatıcı olması elzem. Belli bir kesim sorunları tespit ederek üzerinde kafa yoracak ve vardıkları çözüm önerilerini sunacak şüphesiz. Kastım büyük başlıkların atıldığı kocaman toplantılardan sonra maksadın hasıl olabilmesi. Zira değişen toplum yapısı ailenin temel dinamiklerini sürekli  tehdit ediyor. Popüler kültür karşısında üretmek istemeyen bir kuşakla birlikteyiz. Emek, çaba, gayret gibi kavramların hayat bulmadığı bir nesilden şikayet ediyor ebeveynler.

Bu durumla mücadele için karakter inşa eden eğitime ihtiyacımız var. Çünkü kişilik ailede inşa edilir. Adabı-muaşeret kurallarıyla ilk kez ailede tanışılır. Sıla-i rahim ebeveynden öğrenilir. Suç ve kötü alışkanlıklara karşı koruyucu kalkan ailedir.

Karakter inşa eden eğitimin adresi elbette Kur’an-ı Kerim ve Resul-ü Ekrem'in örnekliği. Kitabımız aile kavramına bir çok surenin çeşitli ayetlerinde yer veriyor. Okuduğumuz ayetlerden edindiğimiz bilgi ile bazı peygamberlerin ailelerinin onların yükünü hafifletmeye çalışırken, bazılarının ailelerinin onlar için  imtihan olduğunu biliyoruz.

Kur’an'daki olumlu aile modelinin davranış kalıplarına baktığımızda genel prensipler olarak karşımıza şöyle bir tablo çıkıyor:

Aile fertlerinin imanlı olması ve bu imanı ibadet ve salih amellerle muhafaza etmesi

Allah korkusunu her daim kalplerinde taşımaları

Anne babanın evladına saygı duyması

Evladın anne babaya saygı göstermesi ve yaşlandıklarında onları koruması

Dünyaya gelecek olan çocuğun uhrevi hedeflerle talep edilmesi

Hayırlı işlerde birlikte hareket etmek

Aile bireylerinin iffetlerini korumaları

Günahlardan birlikte tevbe etmeleri

Kötülükten birlikte uzak durmaları

Aile bireylerinin birbirlerini affetmeleri

Kalp yumuşaklığına sahip olmaları ve merhametli davranmaları

Hasılı mürşid olan kitabımızın prensiplerinden bir demet bu şekilde. Yine kitabımızın prensiplerinden birisine göre her Müslüman bir irşat görevlisi olmalı. Ancak Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde hizmet veren aile irşat ve rehberlik bürosu çalışmalarını ofisten sahaya daha fazla taşımalı sanki. Ramazan temasını infak olarak belirleyen Diyanet gençlik projelerinde başka bir yol haritası belirlemeli sanki. 8. Aile şûrası yeni başlıklar açmak yerine başka bir şey yapmalı sanki. Zira Ramazan günü elinde sigara ile dolaşan gençlerin ailesizliği her birimizin vebalidir vesselâm.

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.