Sosyal Medya

Makale

Kayıp Dost’a

Evimin balkonu ve etrafı gür ağaçlı bir parka bakar. Zaman zaman balkonda oturur çay eşliğinde kitap okur, yazarların birbirinden farklı dünyalarına yolculuk ederim.

Balkondan ağaçların yer yer sararmış yapraklarını görünce ruhumu bir hüzün sardı. Daha bundan birkaç ay önce ilkbaharla yeşile bürünen ağaçlar, insanın ruhuna coşku yaratıyordu, şimdi sonbaharla insanın ruhunda hüzün yaratıyordu.

Evrende yaşanan bu değişimi düşünürken, ‘’Bengisu Yayınları’nda’’ çıkan kıymetli dostum Mus’ab Aydın’ın ’Kayıp Dost’a’’alt başlığıyla çıkan şiir kitabını hatırladım.

Mus’ab Aydın’ın ilk şiir kitabı olan ‘’Kayıp Dost’a’’ eseri 75 şiir’den oluşuyor.

Kitap hakkındaki düşüncelerime geçmeden önce şu gerçeğin bilinmesini isterim ki, edebiyat eleştirmeni değilim. Dolaysıyla kitap hakkındaki düşüncelerim bir okurun değerlendirmesi olarak görülmelidir.

Bunu belirttikten sonra bir okur olarak dikkatimi çeken hususlardan biri, şiirlerde kullanılan dil ile muhteva arasında güzel bir uyumun olduğudur.

Dikkatimi çeken başka bir husus ise, şair fiziki dünyanın objelerinden beslenmiş ama metafiziğin o geniş ve derin manasını da unutmamış.

Her bir şiiri okuduğunuzda, şiirlerin hayatın içinde gelişip olgunlaştığını, yaşadığı dönemdeki olaylara tanıklık ettiğini görürsünüz.

kudüs ile

 

yürü dostum

azim ile kudüs ile

halep’ten arakan’a

dünya bir fersahlık yol

ne yorgunluk var

ne yılgınlık

yürü

avucunda insanlık

gözlerinde merhamet

dünya bir arşınlık

yürü dostum

dua ile kudüs ile…

Bu açıdan Mus’ab’ın şiirleri, insanın maddi ve manevi dünyası içinde bir bütün olarak insanı kavrar. Her bir şiir bir sancının, bir derdin, bir acının sonucu oluştuğunu hissedersiniz.

İnsanoğlunun tarih boyunca ürettiği kültür ve medeniyet değerleri içerisinde edebi eserlerin payı büyüktür. Mus’ab Aydın’ın şiirleri de kültür ve düşünce dünyamıza katkı yaptığını düşünüyorum.

Bir birinden farklı şiirler ‘’Kayıp Dost’a’’ adlı eserin sayfalarında sessizce soluk almaya devam ediyor. Bir okur olarak bu eser hakkındaki düşüncelerimi şimdilik noktalarken, okuma ve keşfetme tutkunlarına, esere adını veren şiiri paylaşmak isterim.

                  kayıp dosta

 

sevgili dostum

sonbahar hüzünleri ruhumu kuşattı

dost özlemi bir kor gibi düştü yüreğime

hasret kaf dağı kadar büyük

kaf dağı kadar uzak

sen anka kuşu ol da gel

 

ne olursan ol gel diyemem

seni nasıl bırakmışsam öyle gel

bırak o büyülü makamı

koltuğu, unvanı...

biz sokakların çocuklarıyız

unutma

 

üniforma timsali kıyafetleri çıkar da gel

sal yakasız gömleğini pantolonun üstüne

bedenini özgür bırak

ruhunu özgürleştir öyle gel

bana özgür gel

özgürlükle gel

 

çöz boynundaki kravatı                               

bırak bağrın açık olsun

sonbaharın serin rüzgârı

söndürsün bağrındaki yangını

bana ham olarak değil

pişmiş olarak gel

sakalınla, tespihinle gel

alnında secde izi

yüzünde sevinç

gözlerinde umutla gel

bir ezgi olsun dudaklarında

geçmişi avucuna al da gel

 

kıymetli dost

bir elinde kitap

bir elinde bilgisayar ile gel diyemem

sen elinde kitap, dilinde ayetle gel

bırak hangi bilge ne demiş

hangi âlim ne yazmış

sen yine de ayetle gel

 

biriktirdiğin hüzünleri al

uğradığın ihanetleri bırak da gel

bırak

gündüzün şerrini

gecenin hayrı ile gel

zamanın, mekânın önemi yok

yeter ki hayırla gel

modern zamanlara ait ne varsa bırak

kadim olanı al da gel

ötekileştiren

tuzaklarına yenik düşüren toplulukları bırak

bırak şehrin kirlenmiş mekânlarını

caddelerini;

fikir akımlarını, insanlarını...

göz bebeklerinde gençliğimizi

yüreğinde kardeşliğimizi al da gel

bırak şatafatı

saltanatı

cinlerin şölenini, sofrasını… 

yavan ekmeğine katık yap vefayı

öyle gel

 

dost vefadır

sevgidir

rahmettir unutma

vefasız dünyaya bir zılgıt çek

başını dik tut

vakarla gel

güzel dost

sonbaharın hüznü

gelecek kışın habercisidir

biliyorsun

ruhumuzun kopan fırtınasını

kar kış kıyameti

olduğu yerde bırak

bırak

gözlerimizde kaybolan güneşi

rüyalarımıza

serilen baharı al da gel

bırak

ayın gölgesi düşsün yüreğine

dökülen yıldızları

avucuna al da gel

ne olursan ol

gel diyemem

seni nasıl bıraktıysam öyle gel

dostun.

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.

window.dataLayer = window.dataLayer || []; function gtag(){dataLayer.push(arguments);} gtag('js', new Date()); gtag('config', 'UA-57160306-1');
window.dataLayer = window.dataLayer || []; function gtag(){dataLayer.push(arguments);} gtag('js', new Date()); gtag('config', 'UA-57160306-1');