Sosyal Medya

Makale

Medya seçim kazandırır mı?

Başbakan Erdoğan tam bu esnada Doğan grubuyla çok sert bir tartışmaya girdi. Doğan grubu yazarları Ak Parti ve Erdoğan aleyhine çok yoğun eleştiri yazıları ve haberler yayınlıyordu. Erdoğan da aynı tonda meydanlarda isim vererek onlara cevap veriyordu.

“GAZETE MANÅžETLERİNE BAKMA, MEYDANLARA BAK”

Basın danışmanı olarak tam kavganın ortasındaydım. Birçok bakan gelip benden bu kavganın bitmesi için bir şeyler yapmamı istiyordu.

‘Seçim arifesinde ülkenin en büyük medya grubu ile kavgaya girmenin nasıl bir mantığı olabilir?” diye baskı yapıyorlardı.

İşin doÄŸrusu 2009’da bile gazetelerin ve tv kanallarının büyük kısmı açıktan ya da örtülü olarak AK Parti karşıtıydı.

Biraz da çekinerek, BaÅŸbakan ErdoÄŸan’a, DoÄŸan grubuyla girilen bu kavganın seçimlere etki etmesinden endiÅŸe duyduÄŸumuzu söyledim. ‘Kavgayı bitirsek’ diyor herkes dedim.

Seçim meydanını gösterdi bana.

“Gazetelerin ne manÅŸet attığına bakma. Meydana bak. Burada millet ne diyor o önemli bizim için” dedi.

Sonra Doğan grubuyla kavgaya devam etti. O seçimlerin de en büyük kazananı oldu.

AK PARTİ MEDYAYLA MI İKTİDARA GELDİ?

Muhalefet partileri seçimlerde adil bir medya düzeni olmadığından şikayetçi. Haklı. Ama hiçbir zaman medya-iktidar ilişkilerinde adil bir düzen, dağılım olamamıştır.

AK Parti 2002 yılında iktidara geldiÄŸinde, medyada onu destekleyen iki gazete bir televizyonu vardı neredeyse. “Muhtar bile olamaz” diye manÅŸet atan Hürriyet Gazetesi o zaman tüm medyayı domine ederdi.

Sadece medya deÄŸil, sermaye, bürokrasi ve devletin derin mahfilleri de AK Parti karşıtıydı. Ayrıca bir tek ErdoÄŸan deÄŸil, onunla birlikte yola çıkan herkes karalanıyor, aleyhine dosyalar yayınlanıyor, bir anda ‘irticacı, yobaz, gerici, devlet düşmanı, terörist’ olarak damgalanıyordu (bu haberleri yapanlar, köşe yazanlar ÅŸimdi AK Parti saflarında en çalışkan neferler çok şükür!).

Basın danışmanı olduÄŸumda, ‘Atatürk düşmanı, laiklik karşıtı basın danışmanı’ diye o kadar çok yoÄŸun haber çıktı ki, gidip ErdoÄŸan’a zor durumda kalmaması için istifa edebileceÄŸimi söyledim.

“Onların derdi sen deÄŸilsin, benim. Takma kafana, iÅŸine devam et” diyerek arkamda durdu.

Merkez medya yetmezmiş gibi, onlarca web sitesi açılmış, oradan propaganda yayınları yapılıyordu ayrıca.

Tüm kampanyalara raÄŸmen ErdoÄŸan ve AK Parti iktidar oldu. Medyanın tüm gücü AK Parti’nin iktidara gelmesine engel olamadı.

İşin ilginci ÅŸudur: AK Parti iktidara geldikten sonra da medyanın aleyhte tavrı devam etti. Ocak 2015’te, medyada-iktidar iliÅŸkisi üzerine hükümete hazırladığımız raporda, gazetelerin % 63’nün iktidar karşıtı yayın yaptığını verileriyle birlikte yazmıştık.

Åžunu anlatmaya çalışıyorum. ErdoÄŸan ve AK Parti 2015 yılında bile medyanın % 60’ı tarafından eleÅŸtiriliyordu.

Bu durumda Erdoğan ve AK Parti medyaya rağmen iktidara gelmiş, medyaya rağmen iktidarda kalmıştır diyebiliriz.

Medya bir partiyi iktidar yapmaz, iktidarda da tutamaz. 7 Haziran 2015 seçimlerinde AK Parti elinde görece iyi medya gücü olmasına rağmen iktidarı kaybetti. Yine aynı medya düzenine rağmen, 1 Kasım 2015 seçimlerinde de iktidarı tekrar kazandı.

MUHALEFETİN MEDYASI OLSA SEÇİM KAZANIR MI?

Muhalefetin ÅŸu andaki durumu AK Parti’nin 2002 yılındaki durumuna benzerlik teÅŸkil etse de bunun bir mazeret olamayacağını anlaması gerekir.

Kaldı ki bugünkü dijital ve sosyal medya olanakları, konvansiyonel medyadan daha etkili. Muhalefet de bunu istediği gibi kullanabiliyor.

Muhalefet gerçekten milletin gönlüne girebilse, gerçekten milletin derdini anlayabilse, gerçekten milletle bütünleşse, değil medya, dünya alem karşı çıksa, bu millet yine onu iktidar yapar.

Siyasette bir partiyi iktidar yapan medya deÄŸil, millettir.

Muhalefetin medyası olsa, seçim mi kazanacağını zannediyor?

Siz millet ne diyor ona kulak verin bence. Bırakın medya gücünü.

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.