Makale
Olacaksan böyle siyasetçi ol
“Olacaksan Cevat Ayhan gibi siyasetçi ol…”
Bugün binlerce milletvekili aday adayını gördükçe, Sakarya’da 2015 genel seçimlerinde yaÅŸadıklarım aklıma geliyor. Çok güzel bir heyecan ve çok güzel bir tecrübeydi.
Yıllarca Ankara’da siyasetin üst noktalarında bulunmuÅŸ ve gözlemlemiÅŸtim. Ancak ilk defa siyasetin yerel kanallarına, kılcal damarlarına girip orada yaÅŸananları gördüm.
Halkla temas etmek, onlardan destek istemek, şikayetleri dinlemek ve sosyolojinin gerçeği ile yüzleşmek benim için bulunmaz bir nimet olmuştu.
SİYASET SAHADA ÖĞRENİLİR
Diyebilirim ki, aday adaylığı sürecinde geçirdiğim birkaç hafta, okullarda yıllarca öğretilen teorik siyasi bilgiden daha çok şey kattı bana.
Her zaman söylediğim gibi, sahada olmak insana büyük avantaj kazandırır.
Sanırım o tecrübeden sonra siyaseti daha iyi anlamaya, okumaya ve milletin siyasi davranışını daha iyi kavramaya baÅŸladım. Teorik ve bilimsel bakış açısının, sahada ne kadar karşılığı olduÄŸunu, yerel siyasetin nasıl da çetin olduÄŸunu ve Ankara’yı besleyen siyasi kanallarda suyun nasıl aktığını hep o günlerde öğrendim.
Sakarya göçmen ÅŸehri olduÄŸundan, halkı son derece hareketli ve aynı zamanda politiktir. Bu yüzden Sakarya’da siyaset yapmak da zordur, siyaseten ayakta kalmak da.
SİYASETİ ETKİLEYEN KİŞİLER
Åžehirde insanları, siyaseti ve kamuoyunu etkileyen kanaat önderleri vardır. Bunları ziyaret etmek, icazetini ve mümkünse desteÄŸini almak icap eder. Sakarya’nın en renkli ve en bilge kanaat önderlerinden biri Dr. Sadık Canlı idi.
Taa lise yıllarımdan beri onun efsane uzun sakallarının hikayesini, operatör doktor olarak mesleki başarılarını, bilge sözlerini, analizlerini hep duyardım. Ve nedense ona yaklaşmaya, onunla konuşmaya da çekinirdim.
Onun yanına gitmem gerekti. Odasında yuvarlak gözlüklerini düzeltip şöyle bir röntgenimi çekti. Ben heyecanla kendimi tanıtmaya başlamıştım ki, birden boğuk ama etkileyici sesiyle konuştu:
“Kemal seni tanıyorum. İzliyorum. Ne iÅŸin var Sakarya’da senin? İstanbul, Ankara varken ne arıyorsun burada? Büyük iÅŸler yapmaya talipsin de buradan çıkabilecek misin?”
Kem küm ettim, Sakarya’yı seviyorum dedim, burada büyüdüm dedim…
Uzun parmaklı elini kaldırdı, susturdu beni.
“Olacaksan Cevat Ayhan gibi siyasetçi ol o zaman” dedi…
OLACAKSAN CEVAT AYHAN GİBİ SİYASETÇİ OL
Herkesin dilinde ve gönlünde olan bir insandı Cevat Ayhan. Sakarya’da siyaset konuÅŸulduÄŸunda, siyasetteki çirkinliklerden, ayrışmalardan bahsedildiÄŸinde, “ama Cevat Ayhan öyle deÄŸildi. Herkesin derdine derman olurdu” denirdi.
Çok ziyaret etmek istedim. Desteğini almak için değil. Herkesin hakkında bu kadar güzel şeyler söylediği ve bana örnek gösterilen bu kişiyi tanımak için gitmek istedim. Ama 2010 yılından bu yana komadaydı ve konuşamıyordu.
Siyasetin içine girdikçe ve siyasetçileri tanıdıkça, gönül adamı Sadık Canlı’nın neden bana ‘olacaksan Cevat Ayhan gibi ol’ dediÄŸini anladım.
Cevat Ayhan sadece Refah Partisi’nin deÄŸil, tüm seçmenin aÄŸabeyi oldu Sakarya’da. Herkesin sorunlarına, dertlerine, çare bulurken parti ayrımı yapmadı.
Yüzünde, “bana sarılabilirsin, ben de sana sarılırım” diyen bir sevecenlik, bir sevgi ışığı vardı sanki. Ve insanları ayrıştırmadan sarılmasını bildi. Sakarya gibi zor bir yerde, herkesi kucaklamasını baÅŸardı.
Çok iyi bir eÄŸitimi ve çok iyi bir entelektüel altyapısı vardır. BildiÄŸini öğretti, hiç saklamadı. Hem bilge, hem gönül adamı hem de siyasetçi olmaz bana göre. Lakin Cevat Ayhan’da bunun olabileceÄŸini gördüm.
Sadece bizim şehrimiz için değil, ülkemiz için büyük değerdi.
BÜTÜN GÜZEL ADAMLAR GÖÇÜYOR

Henüz yorum yapılmamış.