Sosyal Medya

Makale

Mutluluk Hayata Bakışımızda

2009 Ramazanı, aylardan Eylül.

BangladeÅŸ’in Teknaf bölgesindeki Leda Mülteci kampı.

Kampta Myanmar’daki zulüm ve soykırımdan kaçan insanlar yaşıyor.

Kampta 12 binin üzerinde Arakanlı var.

Fotoğraftaki, Arakanlı genç bir anne;

Yağmur sonrası oluşan çamurlu su birikintisi içinde çamaşır yıkıyor.

Çamaşır makinası yok, sıcak su yok, deterjan yok, temiz su bile yok ama kadıncağız yine de mutlu, yine de gülümsüyor.

Oysaki daha 1-2 saat önce açlıktan ve hastalıktan ölen 3 komşusunun cenazesini gömmüştü.

Sadece bu kadın değil, neredeyse kamptaki diğer insanların tamamı gülümsüyor.

Yaşça daha büyük olanları kimi zaman hüzünlü ve derin düşüncelere dalmış görsek de konuşmaya başlayınca yüzlerindeki hüzün, yerini tatlı bir tebessüme bırakıyor.

Uzun süre zulüm görmüş, birçok yakını katledilmiş; şimdi zor şartlarda açlık, yokluk, hastalık ve sefalet içinde yaşam mücadelesi veren bu insanlar karşısında şaşkınız;

Bunlara mı acımak lazım yoksa varlık içinde yaşayan biz mutsuz insanlara mı?

Bugün müreffeh yaÅŸam süren ÅŸehirlerin caddelerinde insan yüzlerini fotoÄŸraflayın sonra bu kamplarda yaÅŸayanların yüzlerini; sonra “hangisi yokluk ve sefalet içinde?” diye sorun.

Ä°nanın, büyük çoÄŸunluk biz müreffeh yaÅŸam sürenleri gösterecektir “bunlar yokluk içinde” diye…

Modern tüketim toplumundaki bizler, sahip olamadıklarımız için üzülüyor; sahip olunca da “ya kaybedersem…” diye endiÅŸe ediyoruz.

Haliyle sahip olduklarımız pek mutluluk getirmiyor bize.

Kampta bir köşede tefekkür…

Anlıyorum ki mutluluk hayata bakışımızda

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.