Makale
Bu devrimi neden yaptınız o zaman? İran-Küba
Efsane gerilla lideri Che’nin tunç heykelinden saÄŸa dönüp, yoksulluÄŸun hüküm sürdüğü sokaklardan geçtim, bir ÅŸirkette aylık 200 TL maaÅŸla geçinmeye çalışan iki gençle konuÅŸurken sordum bu soruyu: “Bu devrimi neden yaptınız o zaman?”
Mutsuz, fakir, özgürlükleri kısıtlanmış, devlet baskısı altında ve çaresizdi bu gençler. Che anıları ve destansı devrim hikayeleri çok hoÅŸ da, Küba devrimi halkını mutlu eden bir devrim olmadı sonuçta. Solun Küba romantizmini yıkmak istemem ama gerçek öyle roman tadında deÄŸil Küba’da.
Batista diktatörünün zorbalığı, yolsuzlukları, ‘ABD uÅŸağı’ olması ve vatandaÅŸlarına zulmetmesi nedeniyle halk isyan bayrağı açmıştı. Castro da isyanın önüne geçip, liderlik etmiÅŸti. Ama ÅŸimdi Küba halkı neden mutlu deÄŸil?
Åžaşırtıcı bir ÅŸey ama Havana’nın eski sokaklarında dolaşırken, sürekli aklımda İran vardı. Çünkü dünyada son halk devrimi İran’da olmuÅŸtu. Åžah Rıza Pehlevi zorbalığı, yolsuzlukları, ‘ABD uÅŸağı’ olması ve vatandaÅŸlarına zulmetmesi nedeniyle halk isyan bayrağı açmıştı. Humeyni de isyanın önüne geçip liderlik etmiÅŸ ve Åžah devrilmiÅŸti.
Solun Küba romantizmi gibi biz İslamcıların da ‘İran romantizmi’ olmuÅŸtu bu devrimden sonra. Mutluyduk. Bizim de sahipleneceÄŸimiz bir halk devrimi vardı yani!
Devrimin 10. yılında, 1989’da İran’a gittiÄŸimde, bizim hayal ettiÄŸimiz ‘Asrı Saadet’e benzer bir hayatın olmadığını, oraya giden birçok kiÅŸi gibi ben de hemen anladım tabii. Daha dramatiÄŸi ÅŸuydu ki, İran mezhep ihraç etmek için uÄŸraşıyordu. Hayal kırıklığımız, solcuların Rusya ve Küba hüsranından daha derin olmuÅŸtu.
DAVA ARKADAŞINI HAPSEDEN LİDER
İran devriminin ilk kırılma noktası ve herkesi rüyadan uyandıran olayı, devrimin en önemli ikinci adamı ve Humeyni’den sonra İran’ın başına geçecek olan Ayetullah Muntazeri’nin “dava arkadaşı” tarafından tasfiye edilmesi oldu.
Zira Muntazeri, devrimin hiç de hayal ettikleri gibi sonuçlar doğurmadığını söyleyip, gidişatı eleştirmişti:
“Ne yazık ki iÅŸ yapmak ve devrimin deÄŸerlerini korumak yerine slogan attık. Halka deÄŸer vermek ve onu söz sahibi yapmak yerine halkın zeki ve aktif güçlerini hayal kırıklığına uÄŸrattık. Bu yüzden ÅŸimdi öyle bir noktaya geldik ki, yönetimde kalabilmek için ilk sloganlarımızın ve deÄŸerlerimizin karşısında durmak zorunda kalıyoruz.
İran hükümetinin ayakta kalması gerekçesiyle ahlaki ve İslami deÄŸerler ihlal edilemez. Söz konusu deÄŸerler, uÄŸruna devrim yaptığımız ve halka sloganlarımızla vaat ettiÄŸimiz deÄŸerlerdir. Devlet bir vasıtadır, gaye deÄŸil. DeÄŸerler gayedir” (Hakan Albayrak 01.01.2018 Karar Gazetesi).
Devrimin karizmatik ve tartışmasız lideri Humeyni bu eleÅŸtiriden sonra, 1989 yılında Muntazeri’yi istifa ettirdi ve göz hapsine aldı. İşte devrimin tılsımı ve büyüsü de yol arkadaşına yapılan bu haksızlıkla bozulmuÅŸ oldu. Humeyni aynı yıl vefat etti. Yerine bugünkü lider Hamaney geçti. Ve devrim bundan sonra, Humeyni’nin bile hayal ettiÄŸinden öteye, katı bir “dini Baas” rejimi versiyonuna savruldu.
Bugün devrimin en önemli isimleri eski cumhurbaşkanları, meclis başkanları, başbakanları göz hapsinde, siyaset yapmaları yasak. Ne adına? Devrimi ve iktidarı korumak adına!
YOZLAŞSA BİLE REJİMİ SAVUNMAK
İran’da elitist Åžah ve onun burjuvazisine isyan eden ‘devrimciler’, bugün mollalardan, devrim muhafızlarından ve Hamaney’e sadık adımlardan kurulu kendi çarpık burjuvazisini doÄŸurdu.
Åžahın yolsuzluklara boÄŸulmuÅŸ, çürümüş sistemine isyan eden ‘devrimciler’, bugün yolsuzluÄŸu kurumsal (hem de dini müessesler dahil) hale getirdi. YozlaÅŸmış rejimi savunmayı da kutsal bir göreve dönüştürdüler.
Bugün İran içinde yaşanan protestoların büyük kısmı, Reşd, Kermanşah, Dorud gibi fakir; Meşhed, Kum gibi dini sembolizmin en önemli şehirlerinde oluyor.
Trajediye bakın ki, dini bir devlet olduÄŸunu söyleyen İran’da, yüksek faizle para alıp satan finans (banker) kurumlarına para kaptıran halk ilk protestoyu baÅŸlattı.
‘İslam devletinde’ on binlerce aile devletten düşük faizle kredi alıp, yüksek faizden bu bankerlere satarak geçimini saÄŸlıyordu. Sonunda sistem iflas etti ve yüzbinlere varan insan maÄŸdur oldu. İşte protesto burada baÅŸladı, sonra rejimin diÄŸer tüm baskıcı uygulamalarına yayıldı.
ŞAHI ARATIR HALE GELMİŞ BİR DEVRİM
Şimdi o gösterilerde atılan sloganlar, bence devrimi yapanlar için ibret verici:
“Suriye’yi bırakın, derdimize çare bulun, İslam’ı basamak yaptınız bizi zelil ettiniz, Biz devrim yaptık ne büyük hata yaptık” (iramcenter.com).
Devrimden bu yana birçok protesto gösterisi oldu ama ilk kez bir gösteride şu slogan atıldı:
“Åžahı olmayan İran’da hesap kitap da olmaz. Rıza Åžah ruhun ÅŸad” (iramcenter.com).
Şah rejimini özleyecek hala gelmiş İran halkının, neden bu duruma geldiğini anlamak yerine, sertlik yanlısı Hamaney bu gösterileri düşmanlarının yaptırdığını iddia ederek, sert biçimde protestoları bastırma sinyali verdi.
Oysa kısa süre önce Cumhurbaşkanı Ruhani, halkın gösteri hakkı olduğunu, bunları dış güçlerin yönlendirmediğini söylemişti.
Rejim şimdi kendi içinde çatışacak. Bu da iyiye işaret değil.
Küba’da sorduÄŸum soruyu ÅŸimdi bir kez daha sorabilirim:
Bu devrimi neden yaptınız o zaman?
Yeni Åžafak

Henüz yorum yapılmamış.