Sosyal Medya

Makale

Kudüs sorununu başka türlü tartışmak

Kudüs duyarlılığımız tartışılmaz. Dün, bugün Kudüs konusunda eminim duyarlılığımızı arttıracak, duygularımızı kabartacak ve öfkemizi bileyecek çok yazı okumuÅŸsunuzdur. 

Ancak Kudüs’ü tartışma ÅŸeklimiz, gündeme getirme biçimimiz, soruna bakış açımız acaba farklı olabilir mi? Herkesin yoÄŸun duygusallıkla konuÅŸtuÄŸu bir ortamda, baÅŸka bir bakış açısıyla konuyu tartışmayı deneyeceÄŸim.

KUDÜS, SADECE MÜSLÜMANLARIN SORUNU MU?

Başka bir açıdan Kudüs sorununu gündeme getirme fikri, Belkıs İbrahimhakkıoğlu önderliğinde, fedakar bir kadın gurubu tarafından geçen yıl kurulan Kudüs Platformu istişare toplantısında aklıma gelmişti.

Kudüs sorununu gündemde tutan, bunun için uÄŸraÅŸanlar neredeyse bir avuç müslüman. Bunlar da ‘radikal, aşırı dinci’ diyerek dışlanmaya çalışılıyor. Müslümanların Kudüs diskuru da konuyu radikalleÅŸtirmeye, uçlara taşımaya müsait.

Oysa Kudüs’ün statüsü, tarihî ve dinî yapısı aslında üç din için de çok önemli. Yani Kudüs sorunu üç dinden insanı da ilgilendiriyor. Hristiyanların da en az müslümanlar kadar, Siyonist olmayan yahudilerin de en az hıristiyanlar kadar Kudüs sorunu vardır. Ancak bu konuda bir platform olmadığı için, Kudüs sorunu üç dinin mensuplarının ortak problemi haline gelmiyor bir türlü.

Ayrıca şunu da görmemiz lazım, tek başına müslümanların gücü bu sorunu çözmeye yetmiyor. Yüz yıldan fazladır işgal altındaki topraklarda, milyonlara varan mülteci, onbinlere varan ölümler, savaşlar olmasına rağmen sorun çözülemedi. Aksine daha çok müslümanların aleyhine ilerledi. Bu nedenle sorunun ortak paydalarını genişletmek gerek.

KUDÜS’Ü BAÅžKA AÇILARDAN DA GÜNDEME GETİRMEK

Evet üç din açısından da Kudüs kutsal bir mekandır, yani dini bir mekandır aslında. Öte yandan hiç unutmayalım ki, aynı zamanda Kudüs yaÅŸayan tarihi bir hazinedir. Eski Yahudi devletinden, Kutsal Roma’ya, İslam devletinden Osmanlı'ya kadar, birçok medeniyetin çok kıymetli tarihi eserleri de bu ÅŸehirdedir.

İsrail bu tarihi eserlerden birinin, Mescidi Aksa’nın altında baÅŸlattığı kazıyı derinleÅŸtirdi ve yaygınlaÅŸtırdı. Bu, hıristiyanlara ait Kıyamet Kilisesi gibi yapılara da zarar verecek hale geldi.

UNESCO bu konuda son derece duyarlı bir kurum. Geçen yıl, İsrail’in, Mescidi Aksa ve çevresinde egemenlik hakkı iddialarını ve yürüttüğü kazıları kınayan bir karar yayınlamıştı.

Kudüs’ü bu açıdan da tartışmaya açmak, gündeme getirmek gerekir.

KUDÜS ARAŞTIRMA MERKEZİ YOK

GeçtiÄŸimiz günlerde Kudüs Platformu üyesi AyÅŸegül Yıldırım Kara Türkiye’de bir ‘Kudüs AraÅŸtırmaları Merkezi’ bulunmadığını, platformun bu merkezi kurmak için uÄŸraÅŸtığını anlattı. Åžaşırdım. Kudüs için bu kadar duyarlı olan ülkemizde, üniversitelerimizde ya da bağımsız olarak bir bilimsel araÅŸtırma merkezinin olmaması üzücü.

EÄŸer böyle bir araÅŸtırma merkezimiz olsaydı, belki arkeolojiden sanata, inançtan mimariye, kültürden filolojiye kadar, birçok alanda bilimsel çalışmalar yapar, Kudüs’ü gündemde tutardık.

KUDÜS ZİRVESİ İÇİN ÖNEMLİ NOT

Türkiye, ABD’nin, Kudüs’ü İsrail’in baÅŸkent ilan etmesi nedeniyle İstanbul’da bir zirve düzenliyor. Sanırım bu zirve Kudüs’ün geleceÄŸi, uluslararası statüsü ve iÅŸgalden kurtulması için önemli fırsatlardan biri olacaktır.

 ABD BaÅŸkanı’nın açıklamasından sonra dünyanın birçok yerinde gösteriler, tepkiler ve olaylar olacaktır. Herkes en yoÄŸun tepkilerini, en duygusal ÅŸekilde verecektir eminim. Buna da ihtiyaç var.

Ancak bu zirvede slogan, öfke ve hamasetten ziyade uzun vadeli planlara, kurumsal yapılara, stratejilere ve güçlü birlikteliklere ihtiyacımız olduğunu unutmayalım.

Ev sahibi Cumhurbaşkanı Erdoğan olacağından, konuyu bu açılardan da gündeme getirebilir diye düşünüyorum.

kaynak: Yeni Åžafak

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.