Sosyal Medya

Makale

Dava ve siyaset (1) Dava nedir?

Bizim gibi insanların, yani ömrü hayatını “dava” dediÄŸi bir idealin peÅŸinde koÅŸarak geçirenlerin konuÅŸması, tartışması, bazı gerçekleri kabullenmesi en zor konulardan birini yazacağım. Dava ve siyaset, dava ve para, dava ve iktidar… yani dava ve güç iliÅŸkisinden bahsediyorum.

Tüm bunları soğuk kanlı bir şekilde tartışmak, yazmak ve bir sonuca ulaşmak zor olsa da denemeye karar verdim. Çok uzun süredir kafamda tartışıyordum. Sonunda sizlerle tartışmanın faydalı olacağını düşündüm. Bakalım öyle olacak mı?

EN BAŞTA TIKANDIĞIMIZ KONU: DAVA NEDİR?

Konu, en başında tıkandı benim için. 15 yaşımdan beri peÅŸinden koÅŸtuÄŸum, uÄŸruna tüm hayatımı dizayn ettiÄŸim “dava” ne demektir? Yani sosyopolitik bir sözleÅŸme mi? Bir grup ahitleÅŸmesi mi? Tarikat mı? Mezhep mi?... Nedir dava?

Åžaşırtıcı ama bunun tanımını bulamadım. Konu sanırım politik psikoloji alanına girer diye Prof. Dr. Erol Göka’yı aradım. Dava-siyaset iliÅŸkisini yazmayı düşündüğümü söyledim. Sonra “ ‘dava’ kavramını nasıl tanımlayacağız?” dedim. O da yıllarca dava peÅŸinde koÅŸan bir bilim adamı olarak, içinde bulunduÄŸu ÅŸeyi tam olarak tarif edemedi.

“Sen en iyisi ‘dava nedir’ diye ilk yazıyı yazıp, tartışmayı öyle baÅŸlat Kemalcim” dedi.

Yazı bu nedenle ikiye ayrıldı. Siyaset ve dava ilişkisini yazmadan önce, dava ne demektir, nasıl tarif etmeliyiz onu yazmak gerekli oldu.

DİNDARLAR, SOLCULAR VE MİLLİYETÇİLER İÇİN DAVA NEDİR?

“Dava”, dediÄŸimiz ve kendimizi adadığımız ÅŸeyin, aslında ne olduÄŸunu tam olarak bilinmiyoruz. Herkesin kendine göre bir “dava” tanımı geliÅŸtirdiÄŸi kesin.

Bu yüzdendir ki, her fırkanın, cemaatin, grubun, tarikatın, meşrebin, fraksiyonun kendi davaları, kendi dava liderleri, dava neferleri ve dava ilkeleri ayrı ayrı vardır.

İşin ilginci solcular, milliyetçiler ve muhafazakarlarda aşağı yukarı durum aynıdır.

Prof. Kemal Sayar’ı aradığımda ÅŸunu söyledi:

“Dava, muhafazakâr insanlar için dini ütopyadır.”

Sol geleneÄŸi ve dini akımları iyi bilen RuÅŸen Çakır’a konuyu sorduÄŸumda, ‘dava’ algısının hem sol, hem de İslamcı gruplarda aÅŸağı, yukarı aynı olduÄŸunu söyledi. Tanımlamak için de ÅŸu tabiri kullandı: “BelirlenmiÅŸ ideolojik bir hedef için gidilen yol”.

Politik psikolojiyle ilgilenen Psikolog Ayhan Bingöl, sol literatüre hakim ama aynı zamanda dini geleneği de bilen biri olarak, dava kavramını şöyle tanımlıyor:

“Dava, üretim araçlarını ve yönetim erkini ele geçirmek için yapılan materyalist mücadeleye verilen isimdir. Bu dini ya da solcu, milliyetçi ya da faÅŸist tüm ideolojiler için geçerlidir.”

Fazlasıyla Marksist bakış açısı itirazıma raÄŸmen Ayhan Bingöl, “SoÄŸuk kanlı bir ÅŸekilde, tüm dini grupların “dava” derken yaptıklarına ve yapmak istediklerine bakarsanız, söylediÄŸimin doÄŸru olduÄŸunu göreceksiniz” dedi. İddialı ve üzerinde tartışmaya deÄŸer bir tanımlama.

DAVA NEDİR?

Sanırım “dava” kavramındaki muÄŸlaklığı siz de fark ettiniz. ‘İslam davası, Turan davası, sosyalist dava, proletarya davası’ gibi tüm kesimlerdeki dava kavramları kendi içinde bile farklılık gösteriyor.

Belki de bu muğlaklık sayesinde, her ideoloji için davanın ilkleri kolayca değiştiriliyor, başka yerlere çekiliyordur. O yüzden tam tanımlanmıyor olabilir mi? Bilemiyorum

Meseleye tüm kesimler için sosyolojik bir tanımlama getireceksek, dava kelimesinin ideolojik ve politik bir kavram olduğunu kabul etmekle başlamalıyız.

O zaman şöyle bir tanımlama denemesi yapıyorum:

‘Dava, kitleler için ideolojik bir ütopyadır. Bu ütopya, dünyada gücü, öte dünyada cennete ulaÅŸmayı hedefler. Her ideoloji, bu ütopyaya giden yolu kendi referanslarıyla donatır, kitlelerini bununla motive eder.’

Bu benim tanımlamamdır ve tartışmaya açıktır. Devam ediyorum.

Bu ütopya, dini kitleler için daha manevi, daha kutsal, daha duygusaldır.

Solcular için emek-sömürü, üretim-tüketim gibi daha rasyonel ve materyalist eksenlidir.

Milliyetçiler için daha romantik, daha tarihsel ve etnik merkezlidir.

Sonuç olarak motivasyon gerekçeleri farklı da olsa, hepsi için ütopyaya ideolojik, dünyevi bir hedeftir aslında.

MUHAFAZAKARLARIN DAVASI

Benim de içinde bulunduÄŸum muhafazakar camiada, ‘dava’ kavramı daha sık kullanılıyor. Biz bu kavramı daha kutsanmış, daha manevi bir boyutta algılıyoruz. ‘İslam davası, Müslüman davası, ümmet davası’ dediÄŸimiz konuyu öyle dünyevi bir ütopya gibi hiç anlamdık. Bu yüzdendir ki, dünyaya ait her ÅŸeyin dava için araç, vesile ve sonuç itibariyle vazgeçilebilir, deÄŸersiz bir ÅŸey olduÄŸunu düşünürüz.

Prensip olarak kurduğumuz cemaatler, vakıflar, dernekler, organizasyonlar, siyasi partiler hepsi dava için birer araçtır. Hepsi davaya hizmet etmek için vardır.

Peki hamaset yapmadan, duygusal bakmadan değerlendirme yaptığımızda, bu prensipler gerçek hayatta uygulanabiliyor mu? Sanırım sorunumuz, pratiğe indiğimizde başlıyor. Benim da tartışmak istediğim şey budur. Dava ve siyaset ilişkisi ile başlayalım yarın tartışmaya. Bakalım başımıza ne gelecek?

kaynak: Yeni Åžafak

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.