Sosyal Medya

Makale

İstanbul’a kim başkan olacak?

Sorunun cevabını vereceğim. Sağlam kulislerim var. Ama önce mevcut duruma bakalım, bazı prensipleri konuşalım.

İstifa ettirilen belediye baÅŸkanları sonrası AK Parti belediyelerinde bir gerginlik var. Bazı baÅŸkanlar, ‘görevden el çektirilecek miyim?’ diye tedirgin. Gazetecilere bile bunu soruyorlar. Bence bir baÅŸkan bu duruma düşürülmemeli. 

BaÅŸkanla beraber çalışan kadrolar da aynı ÅŸekilde ciddi kaygı taşıyor. BaÅŸkan giderse onlar da görevden alınacak. İstanbul BüyükÅŸehir Belediyesi’nde ciddi kadro deÄŸiÅŸimi yaÅŸanıyor ÅŸu anda. Yakında Ankara, Bursa, Balıkesir’de de olacak. Kadroların kaygısı bu yüzden.

SEVGİDEN VE KORKUDAN ÇALIŞMANIN FARKI

Bu durumu, ‘ne iyi iÅŸte, belediyeler kendine geldi, herkes daha iyi çalışır’ diye savunanlar varsa, yanılıyor. AK Parti kadroları partisini, liderini, ÅŸehrini ve ülkesini çok sevdiÄŸi için canla, baÅŸla çalışırdı. Åžimdiye kadarki baÅŸarının sebebi de budur. Böyle giderse artık korkudan çalışacaklar. Buradan bir baÅŸarı hikayesi çıkmaz.

Belediyelerdeki sorunların ne boyutta olduÄŸunu en iyi bilen, AK Parti Genel Merkezi’ndeki yerel yönetimler baÅŸkanlığı olsa gerek. BaÅŸbakanlık ve CumhurbaÅŸkanlığı'na gelen ÅŸikayetlerin bir kopyası da buraya geliyor.

Ben ÅŸunu merak ediyorum: AK Parti’nin kendi iç mekanizmaları bugüne kadar ciddi biçimde denetim yaptı mı? Yaptıysa sonucu ne oldu?

İçiÅŸleri Bakanı Soylu, Meclis Genel Kurulu’nda açıkladı: “Yolsuzluk yapan, kanuna aykırı davranan her kim varsa, yetkimiz dahilinde, gözünün yaşına bakmayız. Bu saatten sonra muhalefet belediyeleri de iktidar belediyeleri de nasıl gözünün yaşına bakmayacağımızı görecekler”.

Bu tehdit dilinin uygun olup olmadığı ayrı bir tartışma konusu. Ancak 30 Mart seçimleri üzerinden neredeyse 3 yıl geçti. Neden şimdi müfettişler gönderiliyor, başkanlar istifa ettiriliyor? Bu soruları soran çok insan var. Buna gönül kırıklığı, kalp burukluğu ve küskünlüğünü de eklersek, belediye başkanlarının istifa sürecinin, AK Parti için ne kadar çok risk taşıdığı daha iyi anlaşılır.

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan bunu görmüş olmalı ki, istifa eden baÅŸkanların gönlünü almak, dışlamamak ve kalbi kırıkları parti içinde tutmak için talimat verdi MYK’da.

BELEDİYE BAŞKAN ADAYLARI NEYE GÖRE SEÇİLECEK?

Bundan sonraki süreç önemli.

Bir kere, istifa eden belediye başkanı yerine geçici olarak gelecek kişinin daha başarılı, daha yetenekli ve daha iyi çalışan biri olması gerekir. Seçimlere kalan süreyi çok iyi değerlendirsin, düşen oyları yükseltsin, memnuniyetsizlikleri gidersin diye. Eğer şu an için seçilen başkan daha düşük kalifikasyonda ise, bu durumda istifaların da bir anlamı olmamış demektir.

Åžimdi Türkiye’nin en önemli ÅŸehirleri için yeni baÅŸkan adayları seçilecek. Neye göre? Åžunu herkes hatırlıyordur sanırım, 30 Mart’ta Ankara ve İstanbul’da TopbaÅŸ ve Gökçek ile seçime gidilmesine karşı çıkan çok AK Partili vardı. Ancak yine de o isimler aday gösterildi.

Şimdi başkan adayları nasıl seçilecek peki? Hemen kulisler başladı bile. Kulis dediğim şudur: Herkes güçlü bir genel başkan yardımcısı ya da bakan ile temas kurmaya çalışıyor. Onun aracılığı ile Cumhurbaşkanı'na ulaşacak ve aday olacak. Klasik yol budur.

BAŞKAN ADAYLARI NEDEN ADİL BİR YARIŞA GİRMİYOR?

Ancak bu defa böyle olmaması gerekir. Kulisle, siyasilere yakınlıkla, torpille belediye baÅŸkanı olma devri bitmeli. Liyakat ve ehliyet öne çıkmalı artık. Her fırsatta söylüyorum, yazıyorum, AK Parti’nin en büyük sorunu, liyakat ve ehliyete önem vermekten vazgeçmesidir. Devlette, belediyelerde, teÅŸkilatlarda tüm arızalar buradan çıkıyor. Nedense tüm yöneticilerin dilinde ‘liyakat ve ehliyete önem vereceÄŸiz’ cümlesi var ama retorik, pratiÄŸe yansımıyor bir türlü.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı için adı geçen biriyle konuştuğumda fark ettim: Neden aday adayları adil bir yarışa girmiyorlar? İstanbulluların karşısına çıksalar, kendilerini, projelerini, vizyonlarını anlatsalar ve bu isimler arasından biri aday seçilse kötü mü olur? Mevcut ilçe belediye başkanları var, başka adaylar var, hepsi gizliden adaylık çalışması yapacağına, aleni olarak yapsalar, daha iyi olmaz mı?

Yani ben İstanbul’da yaÅŸayan biri olarak, baÅŸkan adayının seçiminde söz sahibi olmak istiyorum. Yoksa istemediÄŸim bir adayı partim gösterdi diye seçmek zorunda mıyım? Bunu AK Parti için deÄŸil sadece, tüm siyasi partiler için soruyorum. EÄŸer gerçekten demokrasi istiyorsak, en baÅŸta siyasi partilerin demokrat, ÅŸeffaf, adil kurumlar olması gerekiyor.

Sağlam kulislerim var deyince nasıl da sonuna kadar okudunuz! Biraz da ilke ve prensipleri tartışalım diye bu yola saptım. Allah affetsin!

kaynak: Yeni Åžafak

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.