Makale
Büyüklere farklı tavsiyeler
Geçen hafta ‘gençlere farklı öğütler’ (18 AÄŸustos 2017) yazımdan dolayı çok mesaj aldım. Gençler durumdan memnun. Ancak anne babalar daha çok mutlu. Çocuklarını dürte dürte yazıyı okutanlar da olmuÅŸ!
Bir grup genç ÅŸunu söyledi. ‘Evet bizim öğütlere ihtiyacımız var. Hatalarımız oluyor. DoÄŸru. Peki büyüklere söyleyecek bir sözünüz yok mu?’
Bence gençler haklı. Genç babası olarak kendi hatalarımı göz önüne getirdim. Sonra şu tavsiyeler ortaya çıktı:
…/…
-Çocuğunuzla aranızda, tıpkı babanızla sizin aranızda olduğu gibi bir kuşak farkı olduğunu bilin. Bu, sizin kuşağınızın iyi, onunkinin kötü olduğu anlamına gelmiyor. Tersi de değildir.
-ÇocuÄŸunuza ‘Süphaneke’yi ezberletmeden önce, Peygamber Efendimiz’in “Emin” sıfatını öğretin. Nasıl ‘emin’ olunacağını yaÅŸantınızla gösterin.
-Çocuğunuz sizin mahsulünüzdür. Sorun varsa, tarlaya, tohuma, suya, çapaya, gübreye de bir bakın. Suçu tek mahsulde aramayın.
-Bu kuÅŸaktaki çocukların motivasyon ÅŸekli bizim kuÅŸaktakilere benzemez. Ters motivasyon, çocukta ters tepiyor. Yani, ‘bardağın yarısı boÅŸ evladım, kör müsün?’ demeyin. ‘Bardağın yarısı dolu evladım, maÅŸallah’ deyin.
-Çocuğunuzun başardığı en küçük şeyi büyütün, başaramadığı en büyük şeyi küçük görmeye çalışın.
-ÇocuÄŸunuzun her dediÄŸine ‘evet’ demeyin, ‘hayır’ da demeyin. Neden ‘evet’ ve ‘hayır’ dediÄŸinizi iyi düşünün, çocuÄŸunuza da iyi anlatın.
-Çocuğunuz sizin arkadaşınız değildir. Siz ebeveynsiniz, onlar da çocuk. Bu ailede şakalaşma olmayacak, askeri disiplin olacak anlamına gelmez. Mesafeyi siz koruyun.
-‘18 yaşından sonra bana karışamazsın’ diyen çocuÄŸunuz varsa, ona ÅŸunu deyin: ‘Evlat bir Hollywood film repliÄŸi burada iÅŸe yaramaz. Ölünceye kadar senin babanım/annenim ve her yanlış yaptığında sana karışırım. Åžimdi go home!’
-Çocuğunuza interneti yasaklamayın. Ona, nasıl verimli kullanacağını ve neden aşırı kullanımın zararlı olduğunu, ya siz anlatın ya da uzmanına söyletin.
-Yoğun sosyal medya kullanımı çocuğunuzu cahil bırakır. Yasaklamanız da merakı arttırır. Sosyal medyanın nasıl sağlıklı kullanılacağını önce kendiniz öğrenin, sonra çocuğunuza öğretin.
-Çok küçük yaşlarda çocuk bazı kelimeleri yanlış söyler, eşyalara farklı isimler takar. Sakın onları düzeltmeye çalışmayın, gülerek alaya almayın, onu taklit etmeyin. Onları not edin, kaydedin ve büyüdüğünde ne kadar tatlı olduğunu bir kez daha yaşayın.
-ÇocuÄŸunuz kitap okumuyorsa, bilgili deÄŸilse panik yapmayın. ÇocuÄŸunuza kitap okumayı sevdirmenin yolunu bulun. Sakın, “ben her hafta bir kitap okuyordum, sen kime benzedin?” diye kafasına kitap fırlatmayın.
-Daha çocuk yaÅŸta sorumluluk almış insanlar, aynı ÅŸeyi çocuklarından bekler. “İki keçi versem, birini kaybeder, diÄŸerini kurt kapar” diye aÅŸağılamayın. Unutmayın ki sizin de babanız sizden daha erken yaÅŸta olgunlaÅŸtı. Ömür uzuyor, insanların olgunlaÅŸma yaşı da deÄŸiÅŸiyor. KuÅŸak farkı bundan oluÅŸuyor zaten.
-Çocuğunuza bir kulübe, gruba, cemaate girmesini tavsiye edin. Ancak onu kutsamamasını, diğerlerini düşmanlaştırmamasını özellikle tembih edin.
-Çocuğunuz ne kadar soru sorarsa sorsun, ne kadar merak edersen etsin, sakın bundan usanmayın. Daha fazlası için teşvik edin. Soru soran, merak eden çocuk hayatta başarılı olur.
-Din, çocuğunuzu ahlaklı yapmaz. Nasıl ahlaklı olacağını öğretir. Çocuğunuza ahlaklı olmayı yaşantınızla öğretin.
-Aşırı olan her ÅŸey çocuÄŸunuza zarar verir. Din, ideoloji, özgürlük, milliyetçilik böyledir… Bize mutedil olmak yakışır.
-ÇocuÄŸunuza ne kadar önemli olduÄŸunu sık sık hissettirin. ‘Arpası fazla gelen at kudurur’ diye onu sevdiÄŸinizi, önemsediÄŸinizi söylemekten vazgeçmeyin.
-‘Ben eskiden şöyle yaÅŸardım, böyle yapardım’ diye sürekli kendinizden örnekler verip durmayın. Çocuk içinden, ‘öff yine baÅŸladı’ diyordur bilin.
-ÇocuÄŸunuzun sorunu nasıl çözeceÄŸinizi yine çocuktan akıl alarak yapın. “Evladım bu sene yine çok zayıf getirdin. Bu sorunu nasıl çözelim söyle bana” deyin, çocuk da ÅŸaşıracaktır.
-Çocuğunuzun çok başarılı, çok yetenekli olmasını, iyi yerlere gelmesini istiyorsunuz eminim. Ancak çocuğun da bir kapasitesi olduğunu, bunu aşmasının da mümkün olmadığını unutmayın.
-Çocuğa doğayı, gezmeyi, sporu, tarihi, coğrafyayı, matematiği, felsefeyi, sanatı sevdirin. Bunları severse ve yaparsa sizi geçer diye anlamsız kuruntulara düşmeyin.
-Kırk yaşından sonra muhakkak bir çocuk yapın. Diğer çocuklarınız büyüyüp evden gittiğinde, hayatınızda verdiğiniz en doğru kararın bu olduğunu anlayacaksınız.
Bunların hepsini sen yapıyor musun diye soranlar var biliyorum. Hayır. Uğraşıyorum. Gidiş yolunda puan verirdi eskiden lise hocalarımız.

Henüz yorum yapılmamış.