Sosyal Medya

Makale

Bölücü Konuşmalar

Musa (as), kavminin buzağıya tapındığını öğrenir öğrenmez öfkeli ve üzüntülü bir şekilde Tur dağından geri gelir. Ve önce kardeşini yakalayıp “Ey Hârun, yoldan çıktıklarını gördüğün zaman sana ne engel oldu? Niye beni izleyerek onlara karşı koymadın? Yoksa emrime karşı mı geldin?” der.[1]  Bu soruya Hârun (as)’un verdiği şu cevap bir hayli dikkat çekicidir:

“Ey anamın oğlu! Saçımı sakalımı, yolma! Ben, senin ‘İsrailoğullarının arasına ayrılık soktun, sözümü tutmadın!’ demenden korktum…”[2]

Sâmirî’nin yaptığı buzağı heykeline tapmaları karşısında Hârun (as), onları bu yoldan döndürmek için elinden geleni yapar. Fakat halkı birbirine düşürüp aralarında ayrılık çıkaracak bir teşebbüste bulunmaz. Puta tapmak gibi ağır bir suç işlemelerine rağmen toplumun bölünmesine yol açacak söz ve eylemlerden uzak durur. Musa (as)’nın dönüşünü bekler. Bu gerçekten kayda değer bir hassasiyettir.

Toplumda söz sahibi kişilerin konuşup yazarken toplumu geren, ümmeti bölen sözlerden uzaklaşmaları, aynı duyarlılığı göstermeleri bir zarurettir. Grup, cemaat, mezhep, ırk üzerinden yapılan her saldırı, bu anlamda bölücü bir nitelik taşıyacağından mahkûm edilmelidir.

Yanlış veya eksik düşünceler, bugün hemen her toplumda vardır. Ancak konunun uzmanları arasında tartışılması gereken meseleleri, halkın içinde gündeme getirerek ümmeti bölüp parçalamaya, tarafların birbirlerine buğz etmesine yol açmak, doğru değildir. Bu yaklaşım, insanın yanlış gördüğü hususları dile getirmesine engel teşkil etmez. Ama kullanılan üsluba dikkat edilmesi gereğini hatırlatır.

Müslümanların bir arada bulunmasına ve güçlenmesine ihtiyaç vardır. Bir araya gelmek için yüzyıllara baliğ soru ve sorunların bir çırpıda çözülmesini beklemek safdillik olur. O hâlde haksızlıklara karşı tek vücut olarak durabilmenin yegâne yolu Hârun (as)’un hassasiyetini gözetmektir.

 

[1] Tâhâ suresi, 92, 93. ayetler.

[2] Tâhâ suresi, 94. ayet.

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.