Sosyal Medya

Makale

Ramazan, Teravih ve Çocuk

Allah Resulü'nün "her hak sahibine hakkını verin" uyarısı bir kez daha güncellendi ve bu kez Diyanet İşleri Başkanlığı'nın Ramazan ayı temasına ilham oldu. Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, 1438. Ramazan ayı temasını 'hak' kavramı olarak açıklarken ’Üzerinde Her Canın Hakkı Var' vurgusunu yaptı.

İsfahani'ye göre asıl manası 'mutabakat ve muvafakat' olan hak kavramı, Kur'an-ı Kerim'de çoğunlukla batılın zıddı olarak iki yüz kırk yedi yerde geçer. Kavramın ayrıca yine değişik ayetlerde doğru haber, doğru yol, aslına uygun bilgi, adalet gibi çeşitli anlamlarda kullanıldığı da görülür. Sünnet-i Seniye'nin söz konusu kavrama ilişkin ölçüsünü ise yazının girişinde yer alan Hz. Peygamberin ifadesinde bulmak mümkün. Kul hakları bağlamında "başkasına ve topluma zarar vermeme" kaydını düşen Fıkıh ilmi de son derece net ve anlaşılır bir hak anlayışını işaret eder.

Hak kavramının kavramsal çerçevesine kısacık bakıştan sonra yeniden ’Üzerinde Her Canın Hakkı Var' temasına dönüp bu yazıyı, her can içinden rabbin bağışı nazlı çiçekler ifadesiyle taçlandıracağımız çocuklara hasretmek istiyorum. Zira yine bir Ramazan ikliminde yine binlerce camide teravih namazları kılınırken önem arz ediyor çocuklar. Ramazan, teravih ve çocuk üçlemesi kulağa hoş geliyor değil mi? Peki 'Çocuk Dostu Camiler'e ne demeli? Görev süresi boyunca ezber bozan açıklamaları ve takdir edilecek projeleri ile dikkat çeken Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, çocukların camilerde daha fazla vakit geçirmesinin de öncüsü oldu. Görmez'in 'Çocuk Dostu Camiler' başlıklı proje kapsamında yetişkinlere yönelik "çocukların hafızasında kötü iz bırakacak şekilde müdahale edecekseniz teravih namazınızı evinizde kılınız" şeklindeki sözleri konuyu takip edenlerin malumu. Açıklamada yer alan 'kötü iz bırakan müdahale' ifadesi ise bir hayli manidar ve mühim.

Mesela çocukken bir Ramazan gecesi gittiği camide bir teyzenin ya da amcanın kendisine yönelik sevecen yaklaşımın bırakacağı iz ile hoyrat tavrın tesirinin nasıl tezahür edeceğini zaman gösterecektir. Siz önemsediğiniz ilkeler gereği evlatlarınızı her şeyi yaratan ve yarattıklarını, özellikle de çocukları çok seven bir Allah tasavvuru ile büyütmeye çalışırsınız fakat yavrunuz, bir Ramazan gecesi cami atmosferinde henüz tanışmadığı 'günah' kavramı ile afallayabilir. "Öyle durma günah, konuşma günah, koşma günah vs." diye devam eden cümlelerin açtığı tahribat bir hak ihlali değilse nedir peki? Umre ya da hac vesilesi ile Mekke ve Medine'yi ziyaret edenler, namaz kılınırken çocuklardan koro halinde yükselen cıvıltıları duymuştur muhakkak. Sonra çocuklarıyla tavaf eden aileleri de görmüş olmalı. Hasılı peygamber geleneğine yüreğini açmış olanlar için hak mevzusu pek mühim ve onların hayatının merkezinde saf hakikat var zaten.

Namaz kıldırdığında ağlayan bir çocuk sesi duyduğunda kıraatıni kısaltan ve secdeye eğildiğinde omuzuna çıkan torununu yere indiren kızı Fatıma'ya bıraksaydın da oynasaydı diyen bir peygamberin ümmeti isek eğer çocuk canları üzmeyelim, incitmeyelim lütfen. Allah camilerimizden çocuk cıvıltılarını eksik etmesin.

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.

window.dataLayer = window.dataLayer || []; function gtag(){dataLayer.push(arguments);} gtag('js', new Date()); gtag('config', 'UA-57160306-1');
window.dataLayer = window.dataLayer || []; function gtag(){dataLayer.push(arguments);} gtag('js', new Date()); gtag('config', 'UA-57160306-1');