Sosyal Medya

Makale

İslamcılık tam olarak nedir? Tasfiye mi ediliyor?

1800'lü yılların sonuydu. Osmanlı her yerde toprak kaybediyordu. İngilizler Kıbrıs'ı, Mısır'ı, Ruslar Kafkasya'yı talan ederken, Fransızlar Cezayir'i Tunus'u işgal etmişti. Balkanlar kaynıyor, İmparatorluğun bir çok toprağında içten içe bir ateş harlanıyor ve koca devlet parçalara ayrılıyordu.

Sadece Osmanlı devlet idarecileri değil, aydınlar, münevverler, din adamları da bu parçalanmaya, tarihlerinin en büyük saldırılarına karşı, ülkelerini savunmak için uğraşıyorlardı.

İşgale karşı direnen milletler

Osmanlı tebaası, işgal edilen her toprakta bir direniş başlatıyordu. Ellerinde bayraklar, Tevhit sancakları, işgalcilere karşı sokaklara dökülüyor, vuruşuyor, şehit oluyordu. Osmanlı'nın Kuzey Afrika ve Kafkasya bölgesindeki milletleri, tam olarak vatan savunmasındaydı.

Halk sokakta direnirken, aydınlar ve münevverler ise bu direniÅŸi nasıl güçlendireceklerini, hayatta nasıl kalacaklarını tartışıyordu. Devlet idaresinden, yönetim sistemine, diplomasiden dini anlayışa, mezhep taassubundan fıkıh kurallarına kadar, her konuda reform, yenilik ve deÄŸiÅŸim için fikirler üretiyorlardı. Kafalarının tam ortasında iki ÅŸey vardı: Vatan savunması ve özgürlük.

'İslamcı' kelimesiniilk kim kullandı?

İşgaller ve karşı direniÅŸ büyük bir tartışma yaratmıştı. İşte tam bu esnada, Avrupa ve Rusya, iÅŸgal ettikleri topraklarda kendilerine karşı direnen insanların aleyhine bir propaganda baÅŸlattı. Bu direniÅŸ hareketini “Pan-İslamizm”, direnenleri de “Pan-İslamist” (İslamcı) olarak tanımladı ve 'terörist' gibi gösterdi.

Kavram Arapça, Farsça, Türkçe dillerinde yer almıyordu. Yabancı bir kelimeydi ve direnişçileri Müslüman kitleden kopartıp yabancılaÅŸtırmayı amaçlıyordu. İşgallere karşı direnen, reform isteyen, yenilik isteyen, batının sömürgesine itiraz eden herkesi o tarihten sonra “Pan-İslamist, İslamcı” olarak mahkum etmeye baÅŸladılar. Buna Abdülhamit de dahil edildi.

Aslında kavram, 1873-78 yıllarında, Franz von Werner (Alman/Asker ) ile Arminius Vambery (Alman Yahudisi/Bilim adamı) tarafından yaratılmış ve daha sonra Gabriel Charmes (Fransız Gazeteci) tarafından yaygınlaştırılmıştı. Bu propagandayı İngitere ve Rusya ayrıca tahrik edip, büyütmüştü (Prof. Kemal H. Karpat-İslam'ın Siyasallaşması sf. 27).

İslamcılığı en iyi tarif eden aydın

Ancak kavram hiçbir zaman Müslüman aydınlar tarafından kabul edilmemiÅŸ ve tanımlama reddedilmiÅŸtir. O dönmede 'İslamcılık nedir?' konusunda yapılmış en etkileyici tanımlama, 1907 yılında, İngiltere'de yaÅŸayan Hindistan kökenli, Behçet Vehbi Bey tarafından yapılmıştır. Avrupa'nın “Müslüman tehlikesi” diye korku yaratmak için bu kavramı ürettiÄŸini söyleyen Vehbi Bey, İslamcılığı şöyle tarif etmiÅŸtir:

“Müslüman milletlerin en aydınlanmış sınıfları, sadece ahlaki ve entelektüel bir amaçla... ortak bir ideal, yani ilerleme ve orak bir özlem, yani özgürlük arayışı içinde yapılmış üstü örtülü bir sözleÅŸmedir. Amacı, bu üç yüz milyon insanoÄŸlunu cehalet içinde tutan, aÅŸağılayan ve ahlaki ve fikri yeteneklerini özgürce geliÅŸtirmesine engel teÅŸkil eden ÅŸartların boyunduruÄŸundan kurtarmaktır. İster papa, ister halife olsun, saldırgana karşı mücadele eden İslami vicdanın uyanışıdır” (age s. 26).

Bana göre İslamcılığı, yenilik hareketlerini ve 'dava'yı en iyi açıklayan tarif budur

15 Temmuz'da da aynısını yaptılar

15 Temmuz gecesi, eline bayrağı, sancağı alıp sokaklara dökülen köylü, işçi, esnaf, akademisyen, iÅŸ adamı, aydın... yani vatan sever milletin fotoÄŸrafının altına “İslamcılar, aşırı dinciler sokaklara döküldü” haberi yapan Batı basını, tam olarak yüz yıl önce atlarının izinden gitmiÅŸtir. Bu ayrıştırma, karalama ve ötekileÅŸtirme çabasına, içerideki iÅŸbirlikçi hainler de destek vermiÅŸtir.

O gün Tunus, Kafkasya, Cezayir'de vatan savunması yapanlar nasıl ki sadece 'Müslüman' ismini kullanıyorlardı ise, 15 Temmuz'da direnen ve şehit olanlar da sadece 'Müslüman' kavramını kullanıyorlardı.

Hepsinin kafasında iki şey vardı: vatan savunması ve özgürlük.

İslamcılar dışlanıp, tasfiye mi ediliyor?

Şimdi 'İslamcılık' kavramını kullanarak bir hareketi kötülemek, mahkum etmek ve tasfiye etmek için uğraşan bir kesim var. Kavram batıya ait, tanımlama batıya ait, suçlama Batıya ait ama dışlanan ve tasfiye edilmek istenenler bu ülkenin vatan sever evlatları.

Daha da ÅŸaşırtıcı olanı, bu çabayı en çok gösterenler, Batı hayranlığı ile bilinen insanlar deÄŸil, kendilerine “Reisçi” diyen, sözüm ona AK Parti'yi savunan, yeni yetme bir ekip. Bu isimler o kadar ileri gitti ki, Ak Parti'ye yakın gazete ve televizyonlarda FETÖ'cülerle, İslamcıları yan yana zikretme cüretini bile gösterdiler.

Ankara bürokrasisindeki son dönem atamalar, yöneticilerin de bu rüzgardan etkilenmiÅŸ olabileceÄŸi şüphesini arttırıyor. Bu da kafalardaki soru iÅŸaretini çoÄŸaltıyor. “İslamcılık, siyasal İslamcılık, Cihadist, IŞİDÇİ, radikal İslamcı” gibi tüm kavramlar, aslında “Pan-İslamizm” kavramının türevleridir ve hepsi büyük Müslüman topluluÄŸunu bölmek için kullanılır. Oysa bizim, “Müslüman” isminden baÅŸka hiçbir tanımlamaya ve sıfata ihtiyacımız yoktur. Bunun tersi tüm çabalar, da iyi niyetli deÄŸildir.

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.