Sosyal Medya

Makale

Direnen Türkiye, koşulları değiştirdi

Darbe giriÅŸiminin zamanlaması, genel olarak iç geliÅŸmelere dayandırıldı. Ancak madem ki bu giriÅŸimin bir dış desteÄŸi var, o zaman darbe giriÅŸimi ile bölgesel geliÅŸmeler arasında bir baÄŸ olmalı. Darbe giriÅŸiminden ABD’nin bazı sektörlerinin haberi olduÄŸu, hatta desteklediÄŸi yolunda ciddi karineler bulunuyorsa, meseleyi sadece Türkiye’nin içiyle açıklamak tatmin edici olmuyor. Zira ABD, Türkiye’nin iç düzeniyle, ancak bölgesel stratejiler nedeniyle ilgilenir.

Darbe giriÅŸimi öncesi, Türkiye’nin Suriye sorununa müdahil olması yönünde son derece yoÄŸun bir baskı vardı. Bu baskı, önce rejimin devrilmesi üzerinden oldu, ÖSO kurularak Türkiye’nin doÄŸrudan yeni rejimde belirleyici olabileceÄŸi kanaati yaygınlaÅŸtırıldı. Ne yazık ki, o dönemdeki “Arap baharı” havasının etkisiyle Türkiye bu projeyi son derece yüksek sesle desteklediÄŸini ilan etti. Ancak meseleyi karmaşık hale getiren DAEÅž, projenin deÄŸiÅŸtirilmesinde büyük rol oynadı.

ÖSO, Esad rejimiyle mücadeleyi amaçladı. Ancak rejim, DAEÅž’le savaşıyor ve PYD de rejime destek veriyordu; Türkiye’nin desteklediÄŸi ÖSO ise, DAEÅž’le savaÅŸan Esad ve PYD’ye karşı pozisyon aldı. Bu karmaşık durum karşısında Anti-DAEÅž koalisyonu hızla planı terk etti.

Müdahaleye zorlanma

İlk plan terk edildi, ancak Türkiye’nin Suriye’ye çekilme stratejisinden vaz geçilmedi. Yeni öneri, Türkiye’nin silahlı Kürt hareketlerini de yanına alarak DAEÅž’le mücadele etmesi yönündeydi. Ancak önce PKK bu planı kabul etmedi; ardından Türkiye bunu “kullanılma” olarak gördü.

Bu süreçte Türkiye’nin en dikkat ettiÄŸi oyuncunun Rusya olduÄŸu da bir gerçekti. Bunun üzerine bir kaza yaÅŸandı ve Türkiye’nin Rusya’yı gözetme ihtiyacı ortadan kalktı. Yani Türkiye bir biçimde Suriye’ye girecek ve bunu Rusya’ya raÄŸmen yapacak sanıldı. Türkiye, buna da direndi. İşte söz konusu direncin bedeli, darbe giriÅŸimi oldu.

Türkiye’nin hazır Rusya ile de arası bozukken DAEÅž’le mücadele koalisyonunun alandaki müfrezesi olacak, bu arada muhtemelen Rusya ile karşı karşıya gelecek, PYD’nin “Demokles’in kılıcı”  rolü nedeniyle girdiÄŸi yerden geri de çıkamayacaktı. Böylece DAEÅž’le mücadele ederken bir yandan Rusya’nın etkisini kıracak, bir yandan Esad rejiminin elinin güçlenmesine dolaylı olarak neden olacak, öte yandan Kürt kantonlarının güçlenmesine yol açacak, ancak bir biçimde DAEÅž’i de zarara uÄŸratacaktı.

Muhtemelen tüm bunlardan periÅŸan olmuÅŸ Türkiye’yi daha sonra gelip kurtaracaklar çıkacaktı.

Müdahaleye onay verme

Darbenin püskürtülmesi sonrasında koÅŸullar kısa sürede deÄŸiÅŸti. Suriye müdahalesi öncesinde, Türkiye yeniden ÖSO’nun oyuncu olmasını önerdi, Kürt koridorunun gerçekleÅŸmemesi sözü aldı, tüm operasyonların ABD-Rusya uzlaşısına dayandığını ifÅŸa edeceÄŸini beyan etti ve muhtemelen güvenli bölgeyi de kabul ettirdi. Karşılığında ise DAEÅž’in püskürtülmesi ile Esad rejiminin  bir süre daha “iktidarda” kalmasına razı oldu. 

Aslında yaÅŸananlar ABD’nin “Rusya ile mi, Rusya’ya raÄŸmen mi?” anlamına gelen iki temel paradigmadan hangisini seçeceÄŸine bir türlü karar verememesinden kaynaklandı. Bugün verilen karar “Rusya ile birlikte” gibi gözüküyor. Ancak bu, tüm ABD siyasetçilerinin ve bazı müttefiklerinin görüşünü yansıtmıyor. EÄŸer PYD Türkiye’yi baÅŸarısız gösterecek iÅŸler yapmazsa, ABD’de “Rusya ile birlikte” cephesinin kazandığını anlayabilir ve bu sürece umutla bakabiliriz. Ancak unutmayalım, tersi de mümkün; PKK-PYD oyun dışına itilmeye razı olmayabilir; ABD dışı müttefiklere daha fazla yanaÅŸabilir ve bu da Türkiye için oldukça riskli olur.

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.