Sosyal Medya

Makale

Darbe niçin yapılır?

Darbe elbette iktidar olmak için yapılır.

Ama iktidar olmaktan maksat nedir? İnsan niçin iktidar olmak ister?

Sanırım iki temel başlık altında toplanabilir iktidar olma hevesinin kaynağı:

1. Yönetemiyorsun, sen çekil, ben yöneteceğim,

2. Bu düzenin değişmesi lazım, sen yapamazsın, sen çekil ben yapacağım.

İlki, ilkesel olarak kişisel ihtirasın tatmini zımnında müracaat edilen bir girişimdir. Ancak bu girişim kendini meşru gösterme adına bazı üst amaçlar öne sürebilir. Devirmek istediği iktidar karşısında onun kurulu düzenin yasalarını ihlal ettiğini, kendisi geldiğinde kurulu düzeni yerli yerine oturtacağını, yasa ihlaline gerek kalmadan da yönetimin mümkün olduğunu ileri sürer ve bu gerekçeyle darbe fiilini meşru kılmak ister.

İkincisindeyse köklü değişiklikler, dahası dönüşümler öngörülür.

Birinci kümedeki gerekçe genelde bizim tarihimiz boyunca gerçekleştirilen darbelerde söz konusu olmuştur. Özellikle 1960'tan bu yana gerçekleştirilen hükümet darbeleri kişisel ihtiraslara dayandırılabilir. Anayasa değişiklikleri kökten bir değişimi, dönüşümü öngörmekten çok, dostlar alışverişte görsün kabilinden kurulu düzenin iyileştirilmesine (ıslah) yönelik hareketlerdir.

İkinci kategoride yer alan darbeler ise kurulu düzeni kökten değiştirmeye yönelik ciddi atılımlar olarak telakki edilebilir. Bu itibarla bu nitelikteki girişimler hükümet darbesinden daha fazla bir anlam taşır. Bu nedenle de ihtilal (devrim) veya inkılap (dönüşüm) adıyla anılmak istenir. Örneğin Humeyni'nin 1979'da İran'da gerçekleştirdiği devrim bu nitelikte sayılabilir. Ne var ki, bu devrim, amacına uygun bir yöntemle gerçekleştirilmedi. Üst bir amaç, kendi özüne uymayan bir yöntemle –faşist yöntemle- uygulamaya konulmak istendi. Bu nedenle de uzun ömürlü olmadı. İnsani taban hazır olmadan hareket sonuçlandırıldığından, hareket, son tahlilde gerçek bir dönüşüm (inkılap) düzlemine çekilemedi.

Marksist telakki tarzında ihtilal veya inkılap gelecekte zaten olması “mukadder” sayılan bir evre'nin daha çabuklaştırılması ve öne çekilmesi maksadına yönelik olarak gerçekleştirilmek istenir. Marksçılara göre ilerde devletsiz bir toplum kurulacaktır. Bu toplumda sınıf farklılıkları olmayacaktır. Halen proletaryanın egemenliğini gerçekleştirmek gerekmektedir. Dünyanın bütün proleterleri birleşmek suretiyle işbu müstakbel toplum düzenini gerçekleştirmeye yardımcı olmalıdır. Rusya'da, Çin'de, başka yerlerde gerçekleştirilen sosyalist devrimler kendilerini böyle tanımlamak istiyor.

Ne var ki, sosyalist –veya isteyenler için komünist diyelim- devrimlerin niteliği de temelde faşizan olandan farklı değil. Amaç farklı olsa bile, yöntem (devrimi gerçekleştirme yöntemi) aynı… Yani insani düzlemdeki hazırlık ikmal edilmeden “devrim” gerçekleştirilmek istendiğinden, son tahlilde, devrim darbe niteliğinde kalıyor. Veya ömürsüz kalıyor. Halen yeryüzünde adının hakkını veren hiçbir sosyalist devrim yürürlükte değil…

İnsani taban hazır olmadan gerçekleştirilen devrimler ise meşruiyetten yoksun kaldığı gibi, ömürsüz de oluyor…

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.