Sosyal Medya

Makale

Büyük paradigma değişimi başladı

Daha soğukkanlı analizler yapmaya başladık. Şehitlerin, gazilerin, yaşadığımız travmanın üzüntüsünü, şokunu artık üzerimizden atıyoruz. Vaktimiz ve lüksümüz yok. Bir çok şeyi aynı anda yapmak zorundayız.

 

Türkiye için büyük bir paradigma değişimi, büyük bir mücadele, köklü bir sistem değişimi 15 Temmuz gecesi başladı.

 

Gündüz çalışıp, gece demokrasi nöbeti tutup, her dakika gelişmeleri takip edip, sürekli aklımızda fikirleri çarpıştırıp, diri kalmak zorundayız.

 

Zihinlerimiz bir gecede açıldı. Şapkalarımız önümüzde, iç muhasebe, özeleştiri ve gerçekleri anlama çabası maksimum düzeye çıkıyor.

 

Bir millet kendi kaderini, geleceğini, güvenliğini, bağımsızlığını, özgürlüğünü kendi eliyle nasıl sağlayacağını gösterdi bize: 'Tankın altına yatarım, elimle durdururum, uçağın üstüne atlarım, kurşunları göğsümde söndürürüm ama vatanı kimseye vermem.' Dediğini yaptı ve başarılı oldu. Kahraman bir milletin reel politiği ve stratejisi böyle olur.

 

Sıra geride kalanlarda. Her alanda paradigmalar iflas etti, yıkıldı, planlar, stratejiler söndü, bir gecede anlamsızlaştı. Yenisi kuruluyor.

 

Türkiye'nin pakt değişimi olur mu?

 

'Atlantik Paktı, Yeni Roma' ya da ErdoÄŸan'ın “üst akıl” dediÄŸi uluslararası güçler, ErdoÄŸan'ın, bir pakt deÄŸiÅŸimine gideceÄŸini, Batı'dan uzaklaşıp, Asya-Pasifik paktına katılacağını yayıp, durdu. ErdoÄŸan'ın 'Åžangay BeÅŸli'sine girebiliriz' sözünü de buna delil olarak gösterdiler.

 

Oysa gerçeÄŸin öyle olmadığını onlar da biliyor. ErdoÄŸan, pakt deÄŸiÅŸtirmek istediÄŸi için deÄŸil, Atlantik Paktı'nın her dediÄŸini yapmadığı ve kendi yol haritası olduÄŸu için hedefe kondu.OrtadoÄŸu'nun yeni dizaynında, Türkiye üçüncü bir alternatif olarak boy gösterdiÄŸi için ezmek istediler. 'Tersine Arap kışı' da Türkiye'nin yükseliÅŸini, OrtadoÄŸu'nun kendi kaderine el koymasını engellemek içindi. Son kale Türkiye kalmıştı. Tüm hücumlar bu kaleyi düşürmek için.

 

Türkiye içinde yer alacağı paktı deÄŸiÅŸtirmeyi hiçbir zaman düşünmedi ama bir köle gibi her denileni yapmaya da itiraz etti. Åžimdi paktlar arası bir denge, kendi güvenliÄŸi ve dış saldırılara karşı bir strateji çizmek istiyor. ErdoÄŸan-Putin görüşmesi bunun tartışılacağı bir buluÅŸma olacak.

 

ABD ile eskisi gibi asla olamayız.

 

Bakmayın siz, 'iade prosedürü var, delil lazım, komisyon kurarız' demelerine. Bal gibi de ABD örtülü devleti, global oyuncuları bu darbenin içinde. BaÅŸarısız olmanın ÅŸokunu yaşıyorlar, zaman kazanmanın, yeni oyunlar kurmanın peÅŸindeler sadece.

 

Katil Gülen, sadece Türkiye'de deÄŸil, 160 ülkede kullandıkları bir İsviçre çakısı gibi. Ayrıca, 'ya her ÅŸeyi anlatırsa' diye kaygılılar. Asla vermeyecekler, baÅŸka ülkeye de göndermeyecekler. Saf olmayalım. Yunanistan'a bile baskı yaptılar, '8 askeri vermeyin' diye. Onlar da 1 ay uzattılar mahkemeyi.

 

Büyük bir hata yaptı ABD. Türkiye gibi güçlü ve jeopolitik konumu hayati olan bir ülkede darbe yapmaya kalktı bu devirde. Tüm dengeleri, tüm iliÅŸkileri, tüm paradigmaları berbat edeceÄŸini bilerek yaptı. Ya darbeyle yönetimi ele geçirecekti ya da kaos çıkartıp felç edecek bizi. Asla vazgeçmeyecekler. Sakın unutmayalım.

 

Resmi açıklamaları hep dostmuÅŸ gibi, “sulh” istermiÅŸ gibi olacak ama örtülü operasyonları sürecek. Onlar da biliyor, ErdoÄŸan bu yalanlara asla inanmayacak.

 

Bu nedenle birinci dönüşüm ABD ilişki paradigmasının değişiminde olacak.

 

Reel politik durumumuz orada, ABD ile baş edemeyiz, açıktan cephe alamayız. Onu dengeleyecek stratejilere ihtiyacımız var.

 

Rusya/Asya paradigmasında değişim

 

'Atlantik Paktı'ndan çıkıp, Rusya/Asya eksenine kayacağımızı iddia ederek gerdiler oramı. Åžimdi anlıyoruz ki, Rus uçağını düşürenler FETÖ çetesinden ve Atlantik Paktı'nın elemanları. Niyetleri, Rusya ile aramızı bozup, o pakta kaymamızı engellemek deÄŸil sadece, daha çok kaos, kriz ve kargaÅŸa ile darbeye zemin hazırlamak. ErdoÄŸan-Putin görüşmesinde masada olacak konulardan biri, bu uçak meselesi olacaktır.

 

Türkiye, artık bir müttefik gibi davranmayan, ABD ve Avrupa güçlerine karşı denge arayışında olacak. Bunu nasıl yapacağını tartışıyor.

 

Rusya/Asya hattına radikal bir geçiÅŸ, Türkiye'nin geleneksel jeopolitik durumuna, sosyopolitik kodlarına uygun deÄŸil. Ancak Rusya/Asya hattıyla düşman olmak, tüm yumurtaları Atlantik canavarının sepetine koymak da reel politik olarak akıllıca deÄŸil. Bir evlilik olmasa da, bir niÅŸan, bir güçlü partnerlik yolunu arayacaktır. Hem ekonomik olarak, hem siyasi, hem de askeri olarak paradigmada deÄŸiÅŸim muhakkak olacaktır.

 

İç siyaset, ideolojiler ve cemaatler

 

Bir gecede hepimiz uyandık. Çocuklarımız bir gecede büyüdü. Tüm ideolojik saplantılar, bakış açıları, kamplar bir gecede dağıldı. Vatan aşkı, diğer tüm duyguları ve fikirleri söktü, attı.İslamcılar, ülkücüler, solcular, liberaller, Kürtçüler, Aleviler birden kabusa uyanır gibi uyandı. 'Vatan yoksa hiçbirimiz yokuz' dediler. Birleştiler, tankları birlikte durdular.

 

AK Parti, MHP, CHP Cumhurbaşkanı'nın etrafında birleşti. Cumhurbaşkanı da onları kucakladı, tüm davalarından, kızgınlıklarından vazgeçti.

 

Artık ideolojilerin insanı nasıl kör ettiğini, nasıl robotlaştırdığını tepemize bombalar yağarken anladık.

 

Cemaatler, dini gruplar, örgütler, partiler, vakıflar, dernekler; şapkaları önlerinde, düşünüyorlar. Ya biz de böyle körleşmiş, büyülenmiş, hipnoz edilmişsek?

 

Türkiye'de paradigmaların büyük değişimi başladı. Her alanda, ama her alanda bunu yaşayacağız. En önemlisi bugün YAŞ toplantısında askerin konumunda oluyor.

 

Musibetten bir hayır doğması, böyle bir şey olsa gerek.

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.