Sosyal Medya

Makale

Terörün insan kaynakları: Okullar, belediyeler, dernekler...

Diyarbakır'da, çocuÄŸu daha 10 yaşındayken zorla alınıp, PKK terör örgütüne götürülen bir annenin hikayesini dinledim. Anne, elindeki avucundaki her ÅŸeyi satıp çocuÄŸunu bulmanın peÅŸine düşer. Bir kaç yıl sonra izini Kobani'de bulur. Örgütün askeri yapılmıştır. ÇocuÄŸu gizliden yalvarır, 'anne beni kurtar' diye. Anne tüm çabasına, yalvarmasına ve göz yaÅŸlarına raÄŸmen çocuÄŸunu alamaz. Zorla gönderirler Kobani'den. Bir daha da yavrusundan haber alamaz. Diyarbakır'a döner ve aklını oynatır.

Sur, Cizre, Hakkari, Şırnak... Köylerde, mezralarda bu hikayelerden yüzlercesi yaşandı. Çocukları zorla dağa götürülen ailelerin hikayesi ve sızısı hala devam ediyor.

Örgüte insan kazandırma merkezleri

Ancak şimdi belediyeler, dernekler, eğitim merkezleri aracılığı ile örgüte insan kaynağı devşirme işi kitlesel yapılıyor.

Sadece Diyarbakır'da, BüyükÅŸehir ve ilçe belediyelerinin açtığı 20'den fazla gençlik merkezi var. Buradaki yaz kurslarında sadece iki ayda 52 bin kiÅŸiye eÄŸitim verildi. Müzik, spor, el iÅŸi, meslek edindirme kursları adı altında verilen bu eÄŸitimlerin bir kısmı ideolojik.

HDP'ye ait 3 büyükşehir, 8 il, 68 ilçe ve 23 belde belediyesinde yapılan bu tür çalışmaları düşünürseniz, Diyarbakır'daki 52 bin sayısı, çok büyük rakamlara ulaşır. Bu insanların büyük çoğunluğu genç ve eğitimsiz. Gençlik Spor Bakanlığı'na bağlı, Türkiye'deki tüm gençlik merkezlerinde eğitim verilen insan sayısı sadece 56 bin.

Mahallelerde örgüte ait tandır fırın

HDP ve PKK bu kursların haricinde, mahallelerde ekmek pişirmek için tandır fırınları açıyor. Bu tandırlara vatandaşlar gelip ücretsiz olarak ekmeklerini pişirebiliyor. Mahallelerde ayrıca örgüt evleri var. Bu evlerde gençlere üniversiteye hazırlık derslerinden tutun, mahallenin tüm sorunlarıyla ilgileniyorlar. Bu esnada yapılan propagandaları siz düşünün.

Okullar en büyük sorun kaynağı

Güvenlik yetkililerinin ve duyarlı sivil toplum örgütlerinin en çok dikkat çektiÄŸi konu, ortaokul ve liselerdeki durum. Maalesef okulların çoÄŸunda müdürler ve öğretmenler PKK sempatizanı. Sendikalar ise artık PKK militanı gibi çalışıyor. Okullara farklı düşüncede öğretmenlerin gelmesi bir ÅŸekilde engelleniyor. Gelenler ise baskı altına alınarak oradan ayrılması saÄŸlanıyor. Bu okullarda, üniversiteye giriÅŸ sınavlarında neler yaÅŸandığını anlatmayayım.

Sosyal bilim derslerinin çoÄŸu, “TC'nin Kürtlere yaptığı zulmü” anlatmakla geçiyor. Genç dimaÄŸların öğretmenlerinden etkilenmesi çok kolay. Bu çocukların bir kısmı okul bitince, ya PKK'ya katılıyor, ya ÅŸehirde ya da üniversitelerde militan oluyor.

İdeolojilerin robot militanı yapılan gençler

Mahallelerde, belediyelerde, okullarda ve üniversitelerde kurulan sistemle, örgüt insan kaynağı bulmakta artık zorlanmıyor maalesef. Ã–zellikle gençleri etkilemek için her ÅŸey planlanıyor. Müzik, oyun, geziler, kamplar, ÅŸenlikler hepsi gençleri kandırmak için.

En acı olanı da bu gençlere aşılanan ideoloji. Dindar, mütedeyyin ve yerli aile yapısına sahip olan çocuklara, PKK'nın seküler, komünizmden bozma ırkçı kör ideolojisi aşılanıyor. Ailesine, ülkesine, dinine ve kültürüne yabancılaÅŸan ve kinle doldurulan bu çocuk, bir robot militana dönüşüyor. Vur deyince vuruyorlar, öl deyince ölüyorlar. Bunların kaç tanesinin Kobani, Cezire ve Haseke'de silahlı eÄŸitimden geçirildiÄŸi bilinmiyor ama Sur'da çatışanların bir kısmı bu gençlerdi.

Tüm terör örgütlerinin yöntemleri aşağı yukarı aynı. El Kaide, IŞİD, DHKP-C ve Paralel Örgüt de hep çocukken insan devşiriyor. Buna karşın çok köklü ve uzun vadeli planlar yapmak şart. Umuyorum mastır planda bu konuya dikkat edilir. Ancak bunu sadece devletten beklemek yanlış. Sivil örgütlerin, vakıfların, derneklerin de bu konuya acil eğilmesi gerekir.

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.