Makale
‘Mülteci jeopolitiği’... Haksızlığa başkaldırıyı anlamak
Başından beri itiraz ettiÄŸim bir konu var: Mülteciler meselesi ana ekseninden kaçırılarak tartışılan bir konudur. Bu sorun, dünyadaki gelir paylaşımı ve örtülü sömürü sisteminin bir sonucudur. Mülteci meselesi, bir hukuki terim, bir sınır güvenliÄŸi, bir göç dalgası tartışması deÄŸildir. Daha derin, daha kompleks ve daha jeopolitik bir sorundur.
Dünya üzerinde mülteci konumuna düÅŸen milletlerin, aynı zamanda dünyadaki en fakir ve sorunlu ülkeler olduÄŸunu görmek istemiyorlar. Güvenlik, saÄŸlık, eÄŸitim, barınma ve beslenme sorunları yaÅŸayan milletlerin yapacağı ilk doÄŸal refleks bunları karşılayabileceÄŸi bir ortam bulmaktır.
Sorun masraflar değil, gelir paylaşımıdır
Avrupa, 'mülteci mi, göçmen mi' diye meseleyi kavramsal olarak tartışacak lüksü yaÅŸarken, bugün Slovenya, Danimarka, Yunanistan, İtalya, Türkiye, Bulgaristan sınırlarında on binlerce mülteci, bu kavramı deÄŸil, nasıl hayatta kalırız onu tartışıyor.
Bizim mülteci sorununu ele alma biçimimiz daha derin ve daha geniÅŸ perspektiften olmak zorunda. Mesele büyük bir sorunu, büyük bir problemi iÅŸaret ediyor. Dünyadaki en zengin üç ailenin gelirinin, yüzden fazla ülkenin geliriyle eÅŸit olduÄŸu bir sistemde, tartışılacak konu, mültecilerin masraflarının paylaşılması olamaz.
Tartışmanın ağırlık noktasını kaybederseniz, çözümün anahtarını da kaybedersiniz. Avrupa'nın, Amerika'nın ve Rusya'nın acımasız çıkar politikasını tartışamıyoruz. Neden? Yani, neden on binlerce kilometre ötede olan ülkeler gelip, OrtadoÄŸu'da, Afrika'da, Asya'da milletlerin kaderlerini deÄŸiÅŸtirecek müdahale yetkisini kendisine bulabiliyor?
Fransız uçakları Libya'yı bombalarken, İngiliz, ABD uçakları Irak'ı, Afganistan'ı bombalarken, bunun ne kadar normal olduÄŸunu düÅŸündü herkes. Bugün de Rus uçakları Suriye'yi bombalıyor, o yüzden kimse sesini çıkaramıyor iÅŸte. O uçaklardan atılan bombalar Libya'yı, Irak'ı, Suriye'yi fiili olarak böldü ve ÅŸimdi en büyük mülteci akını bu ülkelerden Avrupa'ya akıyor.
Neden bunu tartışamıyoruz? O kadar içselleÅŸtirilmiÅŸ ve normalleÅŸtirilmiÅŸ bir adaletsizlik ki, kimse bunun aslında dünya düzenini alt üst eden bir aç gözlü çıkar politikası olduÄŸunu göremiyor artık.
Çalınmış ekmeÄŸini almaya giden mülteciler
O mülteciler Avrupa'ya neden gidiyor biliyor musunuz? Haklarını geri almak için. Kaçırılmış ekmeklerini geri almak için. SömürülmüÅŸ, parçalanmış ve tüketilmiÅŸ haklarını geri almak için oraya gidiyorlar. OrtadoÄŸu'da, Afrika'da doÄŸmuÅŸ bir çocuÄŸun hakkı olan yer atlı ve yer üstü zenginliÄŸinin hesabını sormak için yollara düÅŸtüler aslında.
Batı, OrtadoÄŸu ve Afrika'nın fakirliÄŸi üzerine kurmuÅŸ lüks yaÅŸamını. Batı, DoÄŸu'nun ışığını, Mezopotamya'nın zenginliÄŸini, Bereketli Hilal'in topraklarını her zaman bir aç kurt gibi gözlemiÅŸtir. Åžimdi zayıflamış milletlerin elinden ekmeÄŸini, yemeÄŸini alıp kendi medeniyetinin zenginliÄŸi arttırıyor.
Mülteciler iÅŸte elinden çalınıp, Avrupa'ya götürülen o ekmeklerinin peÅŸindeler. Geri istiyorlar çalınan nimetlerini, rızıklarını. Çocuklarının nasibini, çalanlardan geri almak için oraya gidiyorlar. Tabii ki Türkiye'de durmayacaklar, onların ekmeÄŸini çalan biz deÄŸiliz çünkü.
Ahlaksız teklif: Bariyer politikası
Åžimdi Türkiye'ye “bariyer vazifesi” vermeye kalkıyorlar. Sınırlarımıza bariyer kuralım, mültecileri Avrupa'ya doÄŸru bırakmayalım, burada bakalım, burada kalmalarını saÄŸlayalım... sonra? Åžu kadar para vererek bu bariyerlerin kurulmasını ve masrafları karşılayalım diyorlar. Ahlaksız bir teklif tam olarak buna denir. Sorunun ana kaynağını göstermemek, meselenin odak noktasını kaçırmak, gizlemek, adaletsiz gelir dağılımı sistemini tartışmamak için bu ucuz politikaları üretiyorlar.
Türkiye mülteci meselesini esastan görüÅŸmeye açmak zorunda. Mülteci olan insanların haklarını, hukuklarını ve çocuklarının geleceÄŸini korumak adına bunu yapmak zorundayız. Dünyanın en çok silah satan 5 ülkesinin, aynı zamanda BM 5 Daimi Temsilcisi olduÄŸu bir dünya düzeninde savaÅŸların durması mümkün deÄŸil. SavaÅŸların durmadığı bir dünyada mülteci sorunun, terör sorunun bitmesi de mümkün deÄŸil.
Haksızlığa karşı bir başkaldırı
Dünya gelir dağılımındaki adaletsizlik ortadan kalkmadıkça mülteci sorunun çözülmesi mümkün deÄŸildir. On binlerce kilometre öteden gelip, bizim yaÅŸadığımız toprakları bombalama hakkını kendinde gören ülkeler olduÄŸu sürece, bu sorunun çözülmesi imkansızdır.
Yeni bir retorik ve yeni bir politika ile mülteci meselesini tartışmak gerek. Arık 'Mülteci jeopolitiÄŸi' haline gelmiÅŸ bu mesele, basit bir barınma, masraf, sınır güvenliÄŸi, pasaport meselesi deÄŸildir.
Mülteci sorunu, hakları gasp edilmiÅŸ, elinden ekmeÄŸi çalınmış, çocuklarının geleceÄŸi karartılmış insanların büyük baÅŸkaldırısıdır.
Alıntı - Yenişafak

Henüz yorum yapılmamış.