Makale
Şimdi tam zamanı: Çözüm süreci, bir arada yaşama, medya
Çocuktum, mahallemizde basketbol oynayan bir Özcan aÄŸabeyimiz vardı, Allah rahmet etsin. Uzun boyunu hayranlıkla seyrederdik, o da bize yukarıda ne oluyor onu anlatırdı, ÅŸakadan. Bir gün ÅŸöyle bir soru sordum: “Basketbolda uzun boylu olmak mı, hızlı olmak mı daha önemli”. O da, ikisi de deÄŸil, asıl 'timing' hayati bir öneme sahiptir basketbolda” dedi. Lise öÄŸrencisiydik, aklımdan hiç çıkmadı. İletiÅŸim ve siyasetle ilgilendikçe, 'zamanlama'nın burada da hayati önem taşıdığını gördüm ve rahmetli Özcan aÄŸabeyi hep hatırladım.
Üç Mesele
İsmet Özel'in kitabı kadar ağır konular içermese de, bizim de üç meselemiz var. Bunları uzun zamandır çözemiyoruz. Åžuanki büyük kriz ortamının, bu üç meselemizi çözmek için ideal olduÄŸunu düÅŸünüyorum. Ben krizlerin büyük fırsatları ortaya çıkardığına, sancıların yeni doÄŸumları müjdelediÄŸine inanırım. Zamanlamanın da siyaset ve iletiÅŸimde sihirli deÄŸnek olduÄŸuna çok ÅŸahit oldum.
Åžu sıra, bu sihirli deÄŸneÄŸi kullanmamın tam zamanı. Zira gördüÄŸünüz gibi bir haftada her ÅŸeyi tersine çevirdiler. Åžehirlerimizde bomalar patladı, siviller öldürüldü, güvenlik görevlileri ÅŸehit edildi, terör sokaklara indi, ayaklanma, isyan çaÄŸrıları yapıldı... Sınır ötesi operasyonlar, askeri sevkiyatlar, olaÄŸan üstü toplantılar, bilgilendirme brifingleri... Ne kadar hızlı geriye doÄŸru gittik. Medyada savaÅŸ dili, nefret dili, öfke dili, katilleri aklama çabaları, insanları mahkum etme çabaları... Birden mahalle basınına döndü her yer.
Kürtler, Türkler yani hepimiz kandırıldık
Seçimden önce demokrat olanlar, seçimden sonra demokrasiyi unuttu, ateÅŸkesi bozdu. Suruç'tan, askerlerin ÅŸehit edilmesinden sonra militanlığa geri döndüler. Siyaseti; mühimmat taşıma mekanizması, 'serhildan' ilan etme aracı, kamuoyu oluÅŸturma kürsüsü olarak gördüler. Aslında zihin olarak hiç daÄŸdan inmemiÅŸlerdi, aslında hiç Çözüm Süreci'ne inanmamışlardı, aslında niyetleri hiç deÄŸiÅŸmemiÅŸti. Kürtleri kandırdılar, Türkleri kandırdılar, çocuklarını daÄŸa çıkardıkları anaları, babaları kandırdılar. 'Türkiye'nin partisi olacağız' diye kamuoyunu kandırdılar.
SavaÅŸ istemeyen, ÅŸiddete karşı çıkan bir Türkiye partisi böyle mi konuÅŸur, böyle mi mesaj verir, böyle mi davranır,?
Kürtlerin silahlanmasını isteyen Kandil'e karşı çıkacağına, lafı dolaÅŸtırıp destek oldular. Yeniden savaÅŸ ilan eden KCK'ya “dur” demediler. Biz zannettik ki, çaresizlikten 'dur' diyemediler, siyasetin gücü henüz silaha galip gelemedi partileri içinde, o yüzden diyemediler.Hayır, onlar hiçbir zaman demokrasiye inanmadılar, militarizmi bir siyaset ve tehdit aracı olarak kullanmaktan vazgeçmediler. Askerlerin ÅŸehit olmasına üzülmediler, 32 kandırılmış gencin öldürülmesini siyasetin malzemesi yaptılar, acıları sömürdüler. Hayır, kandırıldık, inanın kandırıldık.
Çözüm sürecinin, Kürt kardeÅŸlerimize gitmenin tam zamanı
Åžimdi Çözüm Süreci'ni hayata geçirmenin tam zamanı. Åžimdi kandırılmış Kürt kardeÅŸlerimize gitmenin tam zamanı. Onlara gidelim, yeniden oturalım, konuÅŸalım. Seçimlerde neden incindiklerini, neden kırıldıklarını soralım. HelalleÅŸelim, kucaklaÅŸalım. Onları tehdit eden, korkutan, yaralayan ne varsa öÄŸrenelim, gereÄŸini yapalım. Çözüm Süreci'ni davul çalararak, dünya aleme ilan ederek, yeniden hızlandıralım.
Bu ülkede ÅŸiddeti ve ırkçılığı reddeden bir Kürdün mutlu yaÅŸaması için ne gerekiyorsa yapmak siyasetin boynunun borcudur. Genellemelerden kaçmadan sorun çözülmez. Kürtlerin az bir kısmı bölücüdür, ırkçıdır, ÅŸiddet yanlısıdır. Türkiye'nin Kürtleri birlikten yanadır, ırkçılığa, bölünmeye, teröre karşıdır. Åžimdi bu insanlarla yeniden sofraya oturtalım, barış yemekleri, kardeÅŸlik yemekleri yiyelim, kendi çözümümüzü kendimiz bulalım.
Nasıl ki batılı ülkeleri devreden çıkardık, Kürt sorununda muhteÅŸem reformlar yaptık, yol kat ettiysek, ÅŸimdi ÅŸiddet yanlısı, ırkçı partileri aradan çıkartarak Çözüm Süreci'nde daha hızlı yol alabiliriz. Çözüm sürecinden vazgeçemeyiz, Kürt kardeÅŸlerimizi dışlayamayız, yeniden çocuklarımızın ölmesine izin veremeyiz. Siyasette daha çok Kürtlere yer açılmalı, daha çok ÅŸiddeti reddedenlerin sesi duyulmalı medyada. Åžimdi tam zamanı, çözüm için hareke geçmeliyiz.
Birlikte yaşamak zorundayız
Bir sorum var: Bu ülkede, Kürtler, Türkler, Araplar ve diÄŸer etnik azınlıklar bir arada yaÅŸamak zorunda mı? Bu ülkede laikler, dindarlar, ateistler, demokratlar, liberaller, solcular, ülkücüler bir arada yaÅŸamak zorunda mı? Bu ülkede Hristiyanlar, Müslümanlar, Yahudiler, Süryaniler, Sünniler, Åžiiler, Aleviler bir arada yaÅŸamak zorunda mı?
Evet, hepimiz bir arada yaşamak zorundayız.
Sayımız da öyle az deÄŸil, 77 Milyon. O zaman bir arada yaÅŸamanın yolunu bulmak zorundayız, baÅŸka hiçbir çaresi yok. Bu ülkeden, yukarıda saydıklarımı tutup kolunda atamayacağımıza göre, birlikte yaÅŸamak için ortak bir yol bulmak zorundayız. Åžimdi tam zamanı, ÅŸiddet ve terörün ülkeyi bir haftada periÅŸan ettiÄŸini gören, ÅŸiddet, terör ve illegal yapıları reddeden herkesle oturup konuÅŸmalıyız.
Ben CumhurbaÅŸkanımızın, BaÅŸbakanımızın kırgın liberaller, kızgın solcular, öfkeli ülkücüler, umutsuz demokratlar, küskün Beyaz Türkler... kim bu ülkede bir arada yaÅŸamak istiyorsa, oturup hepsiyle konuÅŸmasından yanayım. Onların kızgın sorularını cevaplamalılar, onların kaygılarını ve endiÅŸelerini dinlemeliler, gidermeliler, onlara kendi doÄŸrularını anlatmalılar. Tek ÅŸart aramalılar, ÅŸiddet, terör ve illegal yapıları reddetmek. Åžimdi tam zamanı, ülkeyi terör sarmalına, kaosa sürükleyenlere inat, birlikte yaÅŸama arzusu ilan etmeli.
Medya, inadına dürüst medya zamanı
Basın tarihinin en büyük savrulmalarını yaşıyoruz son 3 yılda. Akıl almaz bir seviyesizlik, akıl almaz bir sığlık hakim medyada. Silah kullanan, devlete kumpas kuran, sivil insanları öldüren terör örgütlerini bile masum göstermek için uÄŸraÅŸan, kendisine “merkez” diyen bir medyaya ÅŸahit olduk. KöÅŸe yazarları çıldırmış gibi, her gün hakaret ve küfürle düÅŸüncelerini açıkladığını iddia ediyor. Öfke ve nefret, medyayı her türlü kirlik ittifakı yapmaya, her türlü kara haberi, yalan haberi, iftira haberini yapmaya itti.
Åžimdi inadına dürüst ve ahlaklı medya için çalışma vakti. Åžimdi yalan haber yapanı, iftira atanı, kumpas kuranı dışlama zamanı. Kim, hangi çevreden olursa olsun, bu mesleÄŸe seviye kaybettiren, iftira atan, hakaret eden, yalan haber yapan herkesten uzak durma vaktidir. Namusuyla, edebiyle, adabıyla, aklıyla bu mesleÄŸi yapan gazetecileri, muhalif de olsa, hükümeti, AK Parti'yi eleÅŸtirse de diÄŸerlerinden ayırmak gerekir. Genellemeler sorunu çözmemize engel oluyor.CumhurbaÅŸkanımızın, BaÅŸbakanımızın fikir namusu olan, edep ve adap sahibi, dürüst tüm muhalif gazetecilerle oturup konuÅŸmasından, sorularını cevaplamasından yanayım.
Muhalif gazeteci olmak yanlış deÄŸildir, müfteri ve yalancı gazeteci olmak yanlıştır. Åžimdi saygın, dürüst, omurgalı medyanın tam zamanıdır.
Rahmetli Özcan aÄŸabeyin dediÄŸi gibi, zamanlama maçı kazandıran sihirli konudur. EÄŸer terör ve barış arasında bir mücadelemiz varsa, zamanlamayı kaçırmamalıyız. Bir de bizim kavgamızın bir ahlakı olduÄŸunu hiç unutmamalıyız.

Henüz yorum yapılmamış.