Makale
Batılı kavramlarla Doğulu sorunlar çözmek
Türkiye’nin DoÄŸu ile Batı arasında köprü olmasının avantajları sık sık dile getirilir ama dezavantajlarını pek konuÅŸmayız. Tanzimat döneminden beri iki medeniyet kültürü arasında gidip gelen zihinlerimiz, bize çok sorun yaÅŸattı aslında. O sorunlar, kuÅŸaktan kuÅŸaÄŸa aktarılarak bugüne kadar geldi. Bugün kimse derinlere inmek istemiyor ama tartıştığımız ve bir türlü çözemediÄŸimiz sorunların temeli bu zihin karışıklığından kaynaklanıyor.
Fransızların başımıza bela ettiği kavramlar
Her toplumun olduÄŸu gibi, bizim de sorunlarımız var ama ne gariptir ki bu sorunları bize ait olmayan kavramları kullanarak çözmeye çalışıyoruz. DoÄŸal olarak da çözemiyoruz. Osmanlı modernleÅŸmesinden beri içinden çıkamadığımız kavramlar aslında Fransız devriminin dünyanın başına bela ettiÄŸi kavramlardır: Milliyetçilik, eÅŸitlik, özgürlük, bireysellik... İttihat Terakki bu kavramları, Hürriyet, Uhuvvet (kardeÅŸlik), Müsavat (eÅŸitlik) diye çevirerek 1908 Devriminin sloganı haline getirdi. O günden beri aydınlarımızın kafası karışık, fikir adamlarımız kısır, sorunlarımız da çözümsüz.
Özgürlük: İç Güvenlik Yasası
Bugün Meclis’te kavgalara neden olan İç Güvenlik Yasası özgürlük kavramı yüzünden tıkandı. Özgürlük-Güvenlik paradoksunun nedeni kavramların bir türlü yerli yerine oturmamasıdır. Avrupa’nın/Fransızların özgürlük kavramıyla bizim özgürlük anlayışımız arasında fark olduÄŸu için, güvenlik sınırını bir türlü çizemiyoruz. Bize göre baÅŸkalarını rahatsız eden her davranış özgürlük olarak tanımlanamazken, Batılılara göre yeri geldiÄŸinde cam çerçeve kırmak bile protesto hakkı olabiliyor.
Yine Batının bireysellik anlayışı, neredeyse iç içe yaÅŸayan bizim toplumumuza uygun olmadığı için kamusal alan sınırları karışıyor. O zaman Avrupalı gibi düÅŸünen bireyin özgürlük anlayışı, benim gibi doÄŸulu birinin güvenlik sınırını tehdit edince kargaÅŸa da baÅŸlıyor.
Bizim gibi Müslüman toplumların bireysellik, özgürlük, bir arada yaÅŸama, güvenlik ve kamusal alan anlayışları Batılı kavramlarla tanımlanamaz ve kalıplaÅŸtırılamaz. Sıkıntı burada aslında.
Milliyetçilik: Çözüm süreci
Osmanlı tarihinin en sıkıntılı dönemi Fransızların dünyanın başına bela ettiÄŸi Milliyetçilik kavramından sonra olmuÅŸtur. Balkan halklarının neredeyse tamamı ‘ayrı bir milletiz’ diye isyan etmiÅŸ ve imparatorluktan kopmuÅŸtur. Türk milliyetçiliÄŸi de bu isyanlara tepki olarak, neredeyse zorlamayla o dönemde doÄŸmuÅŸtur.
Bugün çözüm sürecinin tıkanmasına neden olan kavramlardan biri iÅŸte bu milliyetçilik kavramıdır. Türk ve Kürt milliyetçiliÄŸi yüz yıl önce olduÄŸu gibi yine çözemediÄŸimiz bir sarmalın içine sokuyor bizi. Oysa ki ne Osmanlı’da ne de İslam dininde etnik kökene dayalı milliyetçilik (kavmiyetçilik) olmamış ve hep dışlanmıştır. Ancak bugün ‘Ne Mutlu Türküm’ diyene karşı, ‘mutsuzum’ diyen Kürtler var.
EÅŸitlik: Özgecan Cinayeti
Özgecan cinayetindeki iki tartışma konusuna dikkat. Bir, idam cezası tartışması. İdam yeniden gelsin diyenlere karşı hemen Avrupa BirliÄŸi normları ve kavramları dayatılıyor. Bizim dinimiz ve kültürümüz cana kıymanın bedelini canla ödetecek bir hukuk geliÅŸtirmiÅŸ. “Kısas” dediÄŸimiz hukuk kavramının neden kötü olduÄŸu düÅŸünülüyor, çünkü Avrupa hümanizmine uymuyor. Oysa ki biz Kısasta hayat vardır deriz.
İki, Ankara’da bir kadın cinayeti davasında sanığa uygulanan iyi hal uygulamasına insanlar siyan etti. Neden vahÅŸice öldürülen bir kadın cinayeti sanığına iyi hal uygulaması yapıldı diye isyan ediyorlar. Sebebi basit, “eÅŸitlik” ilkesi yüzünden. Hukuk mahkemede iyi hal gösteren caniye de masum da eÅŸit davranır.
Aslında kadına karşı ÅŸiddet, tecavüz, cinayet tartışmalarında bilinç altında bir isyan var: Herkese eÅŸit davranmak adalet deÄŸildir. Yine Fransızların ortaya attığı, hukuk ve sosyal yapımızı periÅŸan eden eÅŸitlik kavramına karşı bilinç altında isyan var ama ortaya çıkmaya cesaret edemiyor.
Adalet: Bizim kavramımız
Bizim ana kavramımız ‘Adalet’tir. Bu kavramı yukarıda saydığımız kavramların yerine kullanınca ve gerçekten de adaletin hakkını verince sorunlar çözülmeye baÅŸlar.
Herkese eÅŸit davranmak deÄŸil, herkese adil davranmak.
Herkes için özgürlük deÄŸil, herkes için adalet.
Bireyin özgürlüÄŸü deÄŸil, ortak yaÅŸamın adaleti.
Milliyetçi ayrımcılık deÄŸil, herkes için adil yönetim.
YENİŞAFAK

Henüz yorum yapılmamış.