Sosyal Medya

Makale

Kanı kanla yumak ne demek?

Kan, kanla yıkanmaz derler.

Bir şeyi yıkamak o şeye bulaşmış olan kiri ondan arındırma işidir.

Dolayısıyla bir şeye kan bulaşmışsa, kan bulaşığını kanla arındırmak imkân dışı kalır.

Kan için veya kan bulaşmış nesne için durum böyle: kan bulaşmış nesneyi arındırmanın yolu onu suyla buluşturmaktan geçmeli...

Peki, şiddet şiddeti doğurur deyişini nasıl açıklamalı?

Kan, kan ile yunmaz derken; bu deyişin altında şu anlamın bulunduğu gerçeğini öne çıkarmamız gerektiğini göz ardı etmemeliyiz: bir kere kan dökülmüşse, dökülen kanın cezasını kan dökmekle vermeyi düşünmememiz gerektiği öğütleniyor.

Şimdi burada işlerin çatallaştığını görüyoruz. Demek ki, kan kanla yunmaz sözü karşımıza iki farklı düzlemde çıkıyor. İlki, doğrudan yumak (yıkamak) sözcüğüyle bağlantılı... Üstümüze, kumaşımıza kan bulaşmışsa o kan bulaşığını kanla yuyarak gideremeyiz.

Ancak kan dökmekten veya kan dökülmekten murat, yaralama, öldürme gibi bir fiili karşılıyorsa, bu durumda ne olacak? Yaralama ve öldürme fiilleri kasıtla işlenmişse ve o fiillere ceza vermek gerekiyorsa, ceza da kısas uygulamak suretiyle yerine getiriliyorsa, kanı kanla yumak kaçınılmaz olarak karşımıza çıkacaktır.

Ancak dökülen kanın kanla yunması, suç işlenmesi halinde yasal süreçten geçmek suretiyle yerine getirildiğinde hukukî olur. Aksi takdirde, yani olay kan davası biçiminde gelişirse, işte tam da bu noktada kanın kanla yunmayacağına ilişkin fehvanın isabetli olduğu yere gelmiş oluruz.

Ama benim derdim, kanın kanlı yunması ya da yunmaması olayı değil. Kan dökmenin suç işleme kastıyla, başka bir deyişle şiddet içerikli olması durumunda sonucun ne olacağı keyfiyeti...

Çağımız, şiddetin nerdeyse olağan sayıldığı bir dönemeçten geçiyor.

Kanı kanla yumak salık verilmiyor; ama şiddet şiddeti doğurur, sözünü nereye koymalı?

Elbette şiddete şiddetle karşılık vermeyi salık vermiyoruz. Ama şiddet kullananlar, şiddetle karşılık göreceğini akılda tutmalıdır.

Şiddete şiddetle karşılık vermek insanın doğal, yani hayvanca yanıyla ilgilidir. Şiddete şiddetle karşılık vermek, öfkesine yenilmeyi tazammun eder. Allah Resulü, öfke anında yürüyorsanız durun, duruyorsanız oturun, oturuyorsanız yatın tavsiyesinde bulunuyor. Konum değiştirmeyi öneriyor. Aksi takdirde insanın hayvanca yanının galip geleceğini, yani şiddete yöneleceğini ima ediyor.

20. yüzyılın temel özelliği şiddet fiiliyle resmediliyor... Yalnızca Büyük savaşları amaçlamıyorum; mevzii savaşlar da öyle... Terör örgütleri, çağımızda olduğu kadar hiçbir dönemde böylesine siyasanın enstrümanı haline getirilmemiştir. Kan kanla yunmuyor, fakat şiddet şiddetle ifna ediliyor.

Gene de genellemeden kaçınmamız gerektiğini hesaba katmalıyız. Nitekim bu ülkede uzun yıllar şiddet uygulayan bir örgüt, meselesini barış yoluyla çözümlemenin imkân dâhilinde bulunduğunu görmeye başlıyor. Peki, bunca kan dökülmesine ne demeli? Onun vebali kime sorulmalı? Bu sorunun cevabı da verilecektir bir gün, verilmelidir.

YENİŞAFAK

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.