Sosyal Medya

Makale

Filistin-İsrail barış sürüncemesi

Dünyanın bir gözü Ukrayna diÄŸer gözü Suriye’deyken Filistin sorunu bir süreliÄŸine dikkatlerden uzaklaÅŸmıştı. Hatırlanacağı gibi İsrail, barışa konu olan maddelerde uzlaÅŸmanın mümkün olamayacağı gerekçesiyle görüÅŸmeleri dondurmuÅŸtu. Bununla birlikte, bazı geliÅŸmeler yaÅŸanmış olmalı ki, hem Filistin hem de İsrail tarafından atılan yeni adımlar söz konusu.

Tabi bu adımların mutlaka hayırlı sonuçlar yaratması gerekmiyor.

İlk önemli geliÅŸme Filistin tarafında yaÅŸandı. Biri Hamas’la diÄŸeri Mahmud Abbas’la temsil olan iki Filistin, sonunda bir protokol imzalayarak bir araya geldi. Bu birlikteliÄŸin ömrü konusunu bir yana bırakırsak, Filistin’in bir bütün olarak davranma kararının son derece olumlu bir geliÅŸmeye karşılık geldiÄŸini belirtmek gerekir. Zira sadece Abbas’ın yürüttüÄŸü görüÅŸmeler bir biçimde sonuca ulaÅŸsa, yol haritasının Hamas tarafından kabul edileceÄŸine dair hiçbir garanti söz konusu deÄŸil. Üstelik Filistin’in bir kısmı ile imzalanacak anlaÅŸmaların diÄŸer kısmını bir yandan dışlayacağı, ancak öte yandan da “baÅŸka bir Filistin” devleti ilan edilmensin yolunu açacağına kuÅŸku bulunmuyor. Öteki Filistin’in yani Gazze’nin oyun dışında tutulması ise, burada yaÅŸayanların daha radikal davranmasını teÅŸvik eder.

Tanıma- tanınma

Bu durumda İsrail açısından bir çıkmaz söz konusu, zira müzakere edecek olanların yarısını, Abbas’ı resmi olarak tanıyor; diÄŸer yarısını, Hamas’ı tanımadığı gibi terör örgütü olarak görüyor. İsrail’in Hamas’ı resmi muhatap olarak kabul etmeme nedeni ise, Hamas’ın İsrail’in bölgedeki varlığını reddetmesi. Kabaca, Hamas İsrail’in bölgeyi tamamen terk etmesi tezi üzerine inÅŸa olmuÅŸ bir kuruluÅŸ.

Ancak bugün gelinen nokta farklı, Filistinliler arası imzalanan protokol sonrasında yapılan açıklamada Hamas’ın İsrail devletinin varlığını tanıdığı, ancak Yahudi devleti olarak tanımadığı ifade edildi. 

İsrail devleti-Yahudi devleti ayırımı yapılması birçok bakımdan önemli. Öncelikle Yahudi yurdu olarak tasarımlanan bölgelerin reddedilmesi söz konusu, ki buna Kudüs de dahil. Ayrıca Yahudileri fena kızdıracak bir açıklama olduÄŸuna kuÅŸku yok. Kim bilir belki Filistin’in bir İslam devleti olarak kurulması söz konusu olamayacaksa İsrail’in de Yahudi devleti olmaması gerektiÄŸine yapılan bir vurgu söz konusudur. Ancak neresinden bakılırsa bakılsın, bu durum çarpışarak geri çekilmek anlamına gelir. Zira bir ilk olarak İsrail devletinin tanınması söz konusu ve bu da müzakerelerdeki ön koÅŸullardan birinin kalkması anlamına geliyor.

Uzlaşarak- ayrı ayrı

Bu geliÅŸme, muhtemelen İsrail’i yeni önkoÅŸullar bulmaya zorlayacaktır. Ancak daha önemlisi, Filistinlileri tahrik edecek uygulamaların devreye sokulma ihtimali, ki buna yönelik bazı göster de var. 1993’de ilan edilen Oslo AnlaÅŸması ile, Batı Åžeria A, B ve C bölgelerine bölünmüÅŸ, “A bölgesi”, güvenlik ve idari bakımdan Filistin’e yönetimine, “B bölgesi” güvenlik konusunda İsrail’e, idari bakımından Filistin’e, “C Bölgesi” ise güvenlik ve idare bakımından İsrail’e baÄŸlı kabul edilmiÅŸti. Bir barış antlaÅŸması olmadığından, bu ayırımlar yaÅŸama geçememiÅŸti; ancak İsrail “ C Bölgesi”nin kendilerine katılabileceÄŸini duyurdu. Bu arada Hamas’la iÅŸbirliÄŸi yapan Abbas’ı cezalandırmak için bu adımın atılacağı da ilan edildi.

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.