Dünya
Kerry: Suriye'de dönüşüm gerekli
SMDK Başkanı Halid Hoca ile görüşen ABD Dışişleri Bakanı Kerry, "Suriyede ülkeyi birlik haline getirecek bir hükümete doğru dönüşüm gerekli" dedi. Hoca ise 'güvenli bölge' konusunda ABD'nin desteğini isteyeceğiz" diye konuştu.
ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, "Esed rejiminden, tüm kesimleri kapsayan, Suriye’deki bu müthiş hasarı toparlayabilecek ve ülkeyi birlik haline getirecek bir hükümete doğru dönüşüm gerekli" dedi.
Kerry, bakanlıkta, Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Başkanı Halid Hoca ile görüştü.
Görüşme öncesinde açıklamada bulunan Kerry, Suriye’de sahadaki durumun 'sürdürülemez ve felaket içinde' olduğunu belirterek, bunun Suriye halkının yanı sıra Türkiye, Lübnan ve Ürdün gibi çevre ülkeleri de büyük oranda etkilediğini kaydetti.
Esed rejiminin kendi halkına karşı sorumluluklarını yitirdiğini vurgulayan Kerry, "Bu nedenle Esed rejiminden, tüm kesimleri kapsayan, Suriye’deki bu müthiş hasarı toparlayabilecek, ülkeyi birlik haline getirecek ve meşru gelecek sağlayacak bir hükümete doğru dönüşüm gerekli. Problemin diğer bir yönü de Esed’in kendi çıkarları için ülkeyi tahrip etmekle meşgul olması ve ülkeye teröristleri çekmesi. Bu nedenle Esed, ülkenin uzun vadeli geleceğinin bir parçası olabilme noktasındaki tüm meşruiyetini kaybetti" diye konuştu.
"Kurtarılmış bölgelerde güvenli alanlar"
SMDK Başkanı Halid Hoca da Kerry ile Suriye’deki askeri ve siyasi düzeylerdeki son gelişmeleri ele alacaklarını belirterek, "Kurtarılmış bölgelerde güvenli alanlar kurulması noktasında ABD’nin desteğini isteyeceğiz" dedi.
Esed’in meşruiyetinin bulunmadığını ve Suriye’nin geleceğinin parçası olamayacağını ifade eden Hoca, “Bu nedenle Esed tutuklanmalı ve Suriye halkına karşı işlediği suçlardan yargı önüne çıkarılmalı” diye konuştu.
"Esed terörle mücadelede ortak olamaz"
Öte yandan, ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Marie Harf da günlük basın toplantısında konuyla ilgili soru üzerine, Kerry ile Hoca’nın ABD’nin Suriyelilere yardımlarının artırılmasının yollarını konuştuklarını ve Kerry’nin Suriye’de siyasi dönüşüme dair ABD’nin taahhütlerini teyit ettiğini söyledi.
Harf, Hoca'nın gündeme getirdiği güvenli bölgelere dair soruları ise yanıtsız bıraktı.
Tahran’da bir araya gelen Suriye Savunma Bakanı ile İranlı liderlerin, Suriye’de terörle mücadele için çabalarını artırmada mutabık kaldığına yönelik haberlerin sorulması üzerine Harf, Esed rejiminin terörizmle mücadelede partner olamayacağını, çünkü terörün gelişmesini sağladığını ve zaman zaman “bazı adımlar attığı yönünde şovlar" yapsa da terörle mücadelede başarısız olduğunu ifade etti.
Harf, "Suriye’de terörizm Esed rejimi nedeniyle gelişiyor" dedi.
ABD 'güvenli bölgeye' mesafeli
Suriye'de beşinci yılına giren iç savaş sonucunda yaklaşık 220 bin kişi öldü, 11 milyon kişi yerinden oldu ve nüfusun yarısı ülkenin içinde ve dışında sığınmacı durumuna düştü. Suriyeli sığınmacıların kaldığı ülkelerin başında Türkiye, Lübnan, Ürdün ve Irak geliyor.
ABD, Suriye'de kimyasal silah kullanılmasının kırmızı çizgi olduğunu açıklamıştı. Ancak kimyasal saldırıların düzenlenmesine karşın tepkisiz kalmıştı.
IŞİD Irak ve Suriye'de varlığını güçlendirince ABD harekete geçmeye karar verdi ve 'IŞİD ile mücadele' başlığı altında 60 ülkeden oluşan bir koalisyon oluşturuldu.
Türkiye koalisyonda yer almak için en başından beri Suriye'de güvenli bölge ilan edilmesini ve Suriyeli muhaliflerin eğitilmesi konusundaki taleplerini korumuştu. Ancak Beyaz Saray'dan yetkililer, ABD'nin güvenli bölge konusunda mesafesini koruduğunu gösteren mesajlar vermişti. ABD bu yönde hiç bir somut adım atmadı.
22 Nisan'da ise ABD’de bazı Demokrat ve Cumhuriyetçi senatörler, Obama’ya gönderdikleri mektupta Suriye’de daha önce Türkiye'nin önerdiği ‘güvenli bölgeler' oluşturulmasını istedi.
Senatörler, ayrıca Obama yönetiminden, özellikle güvenli bölgelerin oluşturulması ile ilgili Suriye’deki insani duruma yönelik çalışmalarını kongreye güncel olarak bilgilendirilmesini talep etti.
ABD ile Türkiye Suriyeli muhaliflere yönelik eğit-donat programında 20 Şubat’ta anlaşmıştı. İki ülkenin arasında imzalanan anlaşma kapsamında Türkiye'den yılda 1500-2000 kişi eğitilecek. Ürdün ve Suudi Arabistan ile birlikte yılda toplam 5000 kişi eğitim alacak. Böylece üç ülkede, üç yılda toplam 15 bin kişi eğitilmiş olacak.
Kaynak: Al Jazeera ve AA

Henüz yorum yapılmamış.