Sosyal Medya

Güncel

Çözüm bekleyen sorunlar masada

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu Tahran’a bir ziyaret gerçekleştiriyor. İki ülke arasında çözülmeyi bekleyen meseleler var. En güncel mesele gümrük ve TIR krizi.



Türkiye ve İran arasında uzun süredir çözülmeyi bekleyen kritik meseleler var. Suriye iç savaşı, Irak’ta IŞİD ilerleyişinin ardından devam eden kaos ve enerji konuları bunların başlıcaları.

Türkiye ve İran arasındaki en güncel kriz ise, gümrük geçişlerindeki fiyatlar konusunda karşılıklı restleşmeyle başlayan ‘TIR krizi’ oldu.

İran yönetimi uzun yıllarca Türk TIR’larından fiyat farkı adı altında para tahsilatı yaparken, Türkiye bunun mütekabiliyet ilkesine uymadığını ve Türk taşıtlarından bu ücretin alınmaması gerektiğini İran tarafına iletti.

Ancak İran tarafının buna ikna olmayınca 10 Ekim itibariyle Türkiye de mütekabiliyet çerçevesinde İran tırlarından fiyat farkı almaya başladı.

Bu durum 1Aralık’a kadar sürerken, 1 Aralıkta İran, Türk tırlarının yakıt depolarının mühürlenmesi sürecini başlattı ve sınır kapısında uzun kuyruklar meydana geldi.

Daha sonra iki tarafın da fiyat farkı uygulamasına tekrar dönmesi ve mühürleme uygulamasının durdurulmasıyla TIR kuyrukları azaldı ancak sorun tam anlamıyla çözüme kavuşturulamadı.

Suriye gerilimi

Türkiye ve İran arasındaki tarihi rekabet ve çekişme, özellikle Suriye’de iç savaşın başlamasının ardından yüksek dozda gerilime dönüştü.

Ankara, Suriye'de yaklaşık dört yıldır devam eden iç savaşta 200 binden fazla insanın ölümünden sorumlu tuttuğu Beşşar Esed'in gitmesi gerektiğini savunuyor ve Suriye muhalefetini destekliyor.

Esed'in bölgedeki en büyük destekçisi olan İran ise, rejime maddi ve askeri destek sağlıyor.

Esed rejimini devam eden iç savaşa rağmen ayakta tutan en önemli unsurlardan biri Tahran yönetimi.

Tahran, Rusya'nın da desteğiyle bölgedeki asıl tehdidin IŞİD olduğu tezini ve asıl mücadelenin IŞİD'e karşı verilmesini savunarak, Esed'in koltuğunu koruyacağı bir inisiyatifin hayata geçmesi için çaba sarf ediyor.

Türkiye ise IŞİD'in bir 'sonuç' olduğunu, bölgeye istikrar gelmesi için, sorunun 'sebebi' olan Esed'e karşı mücadele verilmesi gerektiğini, aksi takdirde IŞİD gitse bile yerini başka unsurların alacağını vurguluyor.

Türkiye, Suriye'de iç savaşın ortaya çıkardığı olumsuz sonuçlardan en fazla etkilenen ülkelerden biri. İç savaştan kaçan yaklaşık 1.6 milyon sığınmacı Türkiye'de ağırlanıyor.

Son dönemde İran, Rusya’nın da desteğiyle Beşşar Esed rejimine meşruiyet sağlayacak yeni bir planı yürürlüğe sokmaya çalışıyor. Bu hedefle Şam-Moskova-Tahran arasında yoğun bir trafik göze çarpıyor.

İran’ın çabaları, BM Suriye Özel Temsilcisi Staffan De Mistura’nın Halep başta olmak üzere belli bölgelerde çatışmaların dondurulmasını (freeze zones) öngören ve Suriye muhalefetinin ‘kendilerini bitirme planı’ olarak gördüğü inisiyatif etrafında şekilleniyor.

Irak’ta görüş ayrılığı

IŞİD’in 10 Haziran’da Musul’u ele geçirmesi ve ülkede patlak veren kaos sonrasında Türkiye ve İran’ın Irak meselesine bakışları birbirlerinden farklı.

Türkiye Bağdat yönetiminin, Maliki döneminde izlenen mezhepçi ve dışlayıcı politikaların izlerini silmesini ve Sünnilere yönelik baskıların sonlandırılmasını istiyor.

İran’ın, Suriye’de olduğu gibi Irak’taki ‘reçetesi’ de yalnızca IŞİD ile mücadele. İran Irak’ta güvenlik odaklı bir çözümü savunurken Türkiye Sünnileri kapsayıcı politikalar izlenmeden çözülmeyeceği görüşünde.

Tahran, Irak Başbakanı Hayder İbadi ile Maliki dönemindeki işbirliğini sürdürüyor. Ankara da, ılımlı mesajlar veren İbadi hükümetine çözüm için adımlar atılması konusunda kredi verilmesinden yana.

Ancak iki ülkenin Irak vizyonları ve beklentileriyle ilgili derin farklılıklar bir süre daha ortadan kalkacağa benzemiyor.

Doğalgaz açmazı

İki ülke arasında uzun süredir çözülemeyen bir diğer sorun da, Türkiye’nin Rusya’dan sonra en büyük ikinci gaz tedarikçisi olan İran’dan doğalgazı yüksek fiyata alması.

İran’dan yılda ortalama 10 milyar metreküp doğalgaz alan Türkiye ile İran arasındaki görüşmelerde fiyat indirimi konusunda anlaşma sağlanamadı, Türkiye pazarlıkların sonuçsuz kalmasının ardından İran gazı ile ilgili anlaşmayı Uluslararası Tahkim Heyeti’ne taşıdı.

Al Jazeera’ya bilgi veren kaynaklara göre İran’ın doğalgaz satışında en büyük müşterisi olan Türkiye 1000 metreküp doğalgaz için Tahran’a  492 dolar ödüyor.

Tahkim heyetinin önündeki bir diğer dosya ise Türkiye’nin “eksik teslimat” nedeniyle açtığı dava. İran yaklaşık 18 yıldır yürürlükteki anlaşma kapsamında bazı teknik sıkıntıları gerekçe göstererek anlaşmada yer alan miktardaki doğalgazı Türkiye’ye teslim etmiyor.

İki ülke arasında İran gazının Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşınmasına yönelik temaslar da yapılıyor.

Ekonomisi büyük oranda petrol ithalatına bağlı olan ve zaten yaptırımlar ve Suriye savaşı nedeniyle büyük ekonomik sıkıntı çeken İran, petrol fiyatlarındaki keskin düşüş nedeniyle bu sıkıntıyı daha yoğun bir şekilde hissediyor.

Bu yüzden doğalgazı Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşınması İran’ın için her zamankinden daha da kritik öneme sahip.

Batı ile nükleer müzakereleri sürdüren İran yaptırımların tamamen kaldırılmasıyla yeniden ticari ilişkiler geliştirmek istiyor ve bunun gerçekleşmesi için Türkiye kilit ülke konumunda.

Enerji Bakanı Taner Yıldız konuyla ilgili şubat ayında yaptığı açıklamada İran gazının Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşınması projesine sıcak baktıklarını söylemişti.

Ukrayna krizi ile birlikte Rus doğalgazına bağımlılıktan kurtulmanın yolunu arayan Avrupa İran gazını, en hızlı çözüm seçeneklerinden biri olarak görüyor.

İran Petrol Bakanı Yardımcısı Ali Majedi, gazı Avrupa’ya taşımak için en uygun maliyetli seçenek olarak, Azerbaycan doğalgazını Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşıması planlanan Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı (TANAP) projesini göstermişti.

Farklı konularda sorunlar yaşamalarına rağmen, iki sınır komşusu arasında kayda değer bir ekonomik ilişki var. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi, iki ülke arasında şu anda 14 milyar dolar olan dış ticaret hacminin 2-3 yıl içinde 35 milyar dolara ulaşacağını söylerken, İran ile yaşanan gümrük sorunlarının bu ülke ile ticareti etkilemeyeceğini vurguladı.

Çavuşoğlu’nun ziyaretinde siyasi ve ekonomik tüm konuların masaya gelmesi beklenirken, Suriye, Irak meselesi ve enerji konusundaki problemlerin, özellikle de bölgede istikrarsızlığın sürdüğü bir ortamda kısa vadede çözülmesi beklenmiyor.

Kaynak: Al Jazeera

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.

Tasarım ve Kodlama BEYRİBEY BİLİŞİM