Dünya
Mazhar Bağlı: Türkiye, Batılı ülkelerin kurşun askeri olmayacak!
TRT Türk ekranlarında yayınlanan Manşettende Betül Soysal Bozdoğanın sorularını yanıtlayan Ak Parti MKYK Üyesi Prof. Dr. Mazhar Bağlı, Türkiyenin IŞİDle mücadele konusunda nasıl bir yol izleyeceğini anlattı.
“Türkiye IŞİD’le ön safta mücadele etsin diyenlerin hiçbiri terörle mücadele konusunda bize destek olmadı” diyen Bağlı, Batılı ülkelerin Türkiye’ye kendi istekleri doğrultusunda yön vermek istemelerini eleştirdi.
Atı’nın IŞİD’le mücadele konusunda çeşitli stratejiler ortaya koyduğunu ve Türkiye’yi bu sürece kendi istekleri doğrultusunda dâhil etmek istediğini belirten Bağlı, “Bu ülke, Batının ortaya koymuş olduğu stratejilerin öncü aktörü, kurşun askeri olmayacaktır” dedi.
Türkiye’nin tarih boyunca etnik ya da mezhepsel hiçbir ayrım yapmaksızın sığınmacılar için güvenli bir liman olduğunu ifade eden Bağlı, Türkiye’nin, Batının projelerinin uygulama yeri olmadığının altını çizdi.
BM İLKELİ OLMALI!
Betül Soysal Bozdoğan (B.S.B): Müslüman kimliğiyle demokrasiyle bağdaşan ve siyaseti çözüm olarak gören insanların önünün kesilmesinin IŞİD’i doğurduğunu açık. BM’nin bu aktörlere sırtını dönmesini Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın BM eleştirileri üzerinden nasıl okursunuz?
Prof. Dr. Mazhar bağlı(M.B): BM, gittiği yerlere barış değil katliam, huzur değil yıkım, ekonomik refah değil çökme götürdüğünü herkes görüyor. Bu konular sadece güvenlik konseptiyle açıklanamaz. Olayların bir de sosyolojik boyutu var. Biz bunu çok iyi biliyoruz. Türkiye, uzun bir süre terörle mücadele etmiş ve bu konuda deneyime sahip ve terörün çözümünün nereden geçtiğini biliyor. Dolayısıyla Türkiye’nin BM ve uluslar arası kamuoyuyla ilgili isteği şey, yapılacakların bir ilke etrafında gerçekleşmesidir.
TÜRKİYE, BATININ PROJELERİNİ UYGULAYAN BİR AKTÖR OLMAYACAK
B.S.B: Başbakan Davutoğlu yaptığı açıklamada, “Operasyon bölgeye huzur ve istikrar getirecekse destek veririz, eleştirilecek yönlerinin eleştiririz” dedi. Terörle mücadele konusunda bundan sonraki süreçler neler olacak?
M.B: Biz herhangi bir terör örgütünün, şiddetin, illegalitenin sosyolojik bir dönüşüm yapmasına izin vermek istemiyoruz. Bu bizim vazgeçilmezimizdir. IŞİD gibi yapılanmaların bölgenin tek hâkimi gibi ortaya çıkmasına müsaade edemeyiz. Türkiye, batının ortaya koymuş olduğu stratejilerin öncü aktörü, kurşun askeri olmayacaktır, bunu herkes böyle bilsin.
Türkiye terörle mücadele ederken bu ülkelerin hiçbiri bize destek olmadı. Bugün “Türkiye IŞİD’le ön safta mücadele etsin” diyenlerin hiçbiri terörle mücadele konusunda bize destek olmadı. Aksine gidip terör örgütünün sırtını sıvazladılar.
Biz batı bloğunun istediği plan ve projeleri uygulayan bir aktör, bir konu mankeni olmayız. Ama bölge halkına karşı herhangi bir şiddeti de tasvip etmeyiz.
Türkiye tarih boyunca bölgedeki tüm halklar için güvenli bir liman oldu. 5 yüz yıl önce İspanyadaki Yahudiler katliama maruz kaldıklarında ülkemize geldiler. Kırım’da 150 yıl önce katliam olduğunda, Balkanlarda, Irak’ta Saddam katliam yaptığında da sığınmacılar ülkemize geldiler. Türkiye sığınmacılar için güvenli bir liman olma özelliği batı çıkarları hevesine kapılarak, Türkiye’yi Batının projelerinin uygulanma yeri haline getirerek bozmayız. Bunu kimse aklından geçirmesin. Ama terörle mücadele konusunda Türkiye’nin tavrı çok açıktır.
BATI’NIN İSLAMA OLUMSUZ YAKLAŞIMI KASITLI!
B.S.B: IŞİD, İslamofobiyi artırdı. Yapılan bir araştırmaya göre Amerika’nın yüzde 62’si İslami aşırılığın artışından kaygı duymaya başlamış. Bu süreci nasıl değerlendiriyorsunuz?
M.B: Batı, bu konuda sicili bozuk bir geçmişe sahip. Batı, İslam’ın temel mesajına değil uygulamalarına bakıyor. Var olan kötü örnekler üzerinden İslam’a yaklaşırsanız bu doğru ve ahlaki olmaz.
Batı, bunu cehaletinden değil kasıtlı olarak yapıyor. Rakip olarak gördüğü bir İslam’ı ötekileştirmek ve düşman haline getirmenin kendisine yarar sağlayacağını düşünüyor. Bu doğru bir okuma değildir. Bunun sosyolojik sonuçları vahim olacaktır.
B.S.B: Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın BM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşma manifesto niteliğindeydi. Erdoğan’ın konuşmasını ve ‘Dünya beşten büyüktür’ söylemini nasıl değerlendirirsiniz?
M.B: BM’nin, bugüne kadar kuruluş felsefesine göre adımlar attığını söylememiz mümkün değil. 1945’lerde kurulan BM, dünyaya barışı, huzuru, refahı, kalkınmayı sağlamak amacıyla kuruldu. BM, Afganistan, Irak, Pakistan başta olmak üzere pek çok yerde faaliyet gösteriyor ama buralarda arzu edilen barışı sağlayabildiğinden söz edebilmek mümkün değil.
Erdoğan’ın eleştirisi çok dikkat çekiciydi. BM’de daha önce Erdoğan gibi eleştiri yapanlar olmuştu ama Türkiye bu sistemin bir parçası olarak içeriden biri olarak eleştiri yapmıştır.
BU TUTUMU ALKIŞLIYORUM
B.S.B: Erdoğan, düzenlenen yemekte Sisi ile aynı masaya oturmadı. Bu tavrı nasıl değerlendirirsiniz?
M.B: IŞİD, terör ve kanlı eylemlerde bulunduğu için dünya bu örgütle mücadele ediyor.
Mısır’da Müslüman Kardeşler siyaset kanalıyla meşru olarak iktidara geldi ve cumhurbaşkanını seçti. O cumhurbaşkanı iktidardayken darbeyle devrildi. Erdoğan, seçilmiş bir iktidarın darbeyle devrilmesi konusunda da net bir tavır sergiledi. Erdoğan’ın bu tavrı çok haklı çünkü darbecilere karşı tavır koymazsak başka darbeciler için meşru bir zemin oluşur. Cumhurbaşkanımızın Sisi ile özel bir husumeti yok.
Sisi, Mısır’da darbe yapmıştır. Erdoğan’ın, onunla aynı masaya oturmaması alkışlanılacak bir davranıştır.
YİRMİDÖRTHABER

Henüz yorum yapılmamış.